« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

İrfan Çetiner

24 Ağu 2015

SONRAKİ YAZI

HELÂL OLSUN!

11 Ara 2014

M. Metin KAPLAN

12 Oca

2015

PARİS’TE NE OLDU? BUNDAN SONRA NE OLABİLİR?

12 Ocak 2015

Konunun tam ve doğru olarak anlaşılabilmesi için evvelâ şunu belirtmeliyim: ‘İnsanlık’ ve dolayısıyla ‘millî/ulusal devlet’ düşmanı olan ‘Küresel sermaye’, ‘düşman’sız yapamaz/duramaz! Hep bir düşmana ihtiyaç duyar… Çünkü ‘küresel sermaye’; önce ‘hedef/hedefleri’ni belirler, sonra bu hedef/hedeflere ulaşmasına engel olabilecek ‘güçleri’; ülke/ülkeleri veya teşkilât/teşkilâtları ya da dünya görüşü/dünya görüşlerini belirler, yoksa da bunları ‘yaratır/oluşturur’ ve ‘düşman’ ilân eder… Stratejisini de taktiklerini de hep bu musavver/hayalî ‘düşman/düşmanlar’ üzerine yapar!.

Önce I. Dünya Savaşı’ndan sonra ‘Yahudi’yi düşman ilân etti. Yahudi’yi Avrupa’dan sürmek/sürdürmek suretiyle 1948’de İsrail’i kurduktan/kurdurduktan ve II. Dünya Savaşı’ndan sonra düşman bu defa ‘komünizm/Doğu Bloku’ yapıldı… 1990-1991’de Sovyetler Birliği/Doğu Bloku dağıldıktan/dağıtıldıktan sonra da (Samuel Huntington, 1993 yılında ‘Medeniyetler Çatışması’ diye bir makale yazarak), ‘küresel sermaye’nin komünizm sonrası düşmanının ‘İslâmiyet’ olduğunu ilân etti!

Dünya’da olan-biten her şeyi bu çerçevede okumak mümkün ve dahi doğrudur! Gerisi hep ‘uykudan önce masal’larıdır!

‘Paris olayı’ nedir?

Paris’te yaptığı yayınlarla Peygamberlere (Hz. İsa ve Hz Muhammed’e) ve dinlere (Hristiyanlığa ve İslâmiyet’e) hakaretler yağdıran, Charlie Hebdo başlıklı bir dergi’ye silâhlı ve bombalı bir saldırı düzenlenmiş ve 12 kişi katledilmiştir… Bu, hangi din açısından bakılırsa bakılsın enazından cinayettir ve hatta önceden plânlanarak işlendiği için suikasttır! Terördür! Kabul edilemez! Mutlaka ve muhakkak şiddet ve nefretle tel’in edilmelidir… Amaçları ne olursa olsun, yaptıranlara lânet olsun! Gayeleri ne olursa olsun, yapanlara lânet olsun!

Niçin? Lânet olsun, çünkü İsâmiyet Allah’ın dinidir. Peygamber Efendimiz tarafından tebliğ edilmiştir. Mâlum, Efendimiz ‘yaşayan Kur’ân’ olarak da bilinir… Yaptığı ya da yapmadığı veya yapmayın dediği, söylediği ya da söylemediği veya söylemeyin dediği her şey ve hayatının tamamı ve her anı Kur’ân’a harfiyen uygun geçmiştir… Ve Peygamberimiz, olmadık zulüm ve işkencelere maruz kaldığı halde bir kere bile suikast emri vermemiştir! Suikast işlenmesine müsaade anlamına gelebilecek en ufak bir imada dahi bulunmamıştır!

İsteseydi; hakkında, İslâmiyet aleyhindeki faaliyetleri, Kendisi’ne ve ashabına yaptığı zulüm ve haksızlıklar sebebiyle pek çok âyet nâzil olmuş (bk. el-En‘âm: 108; el-Hicr: 90; el-Alak: 9-18) olan Ebu Cehil’i, öldürtemez miydi? Bu emri yerine getirmek için hangi sahabe kendini seve seve fedâ etmezdi? Ama Peygamber Efendimiz, asla böyle bir yola tevessül etmemiş, edilmesine müsaade etmemiştir. Öyleyse biz, kim oluyoruz ki Peygamberimizin uygulamadığı ve uygulanmasına asla izin vermediği bir terör metodunu –sözde- İslâm adına uyguluyoruz? Bu, -hâşâ- ‘biz, Kur’ân’ı ve İslâmiyet’i, Peygamber Efendimiz’den daha iyi biliyoruz, daha doğru uyguluyoruz’ anlamına gelmez mi? O halde bu durumda İslâmiyet ne hüküm verir? İşte bunun için; suikastı yaptıranlara da yapanlara da lânet olsun, diyorum!

Paris’te ne olmuştur? Ya da ‘Paris olayı’nın gerçeği nedir?

7 Aralık 1941’de Pearl Harbor da ne olmuşsa…

11 Eylül 2001’de New York’ta ne olmuşsa…

7 Ocak 20015’de Paris’te de o olmuştur! Nitekim dünya medyası ‘olay’ı ‘Fransa’nın 9/11’ diye duyurmuştur!

Peki…

Pearl Harbor’da ne olmuştu?

Japon’ya Deniz Kuvvetleri, II. Dünya Savaşı devam ederken, 7 Aralık 1941 sabahı Hawaii’deki Oahu adasında bulunan ABD Pasifik Filosu ve Pearl Harbor askerî üslerine karşı saldırı düzenlemişti.

Japonya açısından bu saldırının amacı, Büyük Okyanus'ta kuvvetle muhtemel olan bir Amerikan askerî müdahalesini önlemekti… Saldırı sonucunda 12 Amerikan savaş gemisini ciddi şekilde hasara uğramış veya batmış ve 188 savaş uçağı imha edilmiş ve 2.403 Amerikan askeri ile 68 sivil öldürülmüştü.

Japonların asıl hedefleri Büyük Okyanus’ta üstlenmiş üç Amerikan uçak gemisi ile denizlatıları yok etmekti. Fakat Pasifik Filosu'nun uçak gemileri, üssün önemli tankerleri, denizaltılar ve fabrika gemileri gibi unsurları zarar görmekten kurtulmuştu.

11 Eylül 2001’de New York’ta ne olmuştu?

ABD Hükümeti’nin resmî açıklamalarına göre ‘olaylar’ şöyle gelişmişti: 11 Eylül 2001 Salı günü ABD’de dört yolcu uçağının ikisi New York'taki Dünya Ticaret Merkezi gökdelenlerine, bir diğeri Washington D.C.'de Pentagon’a çarpmış. Sonuncu uçak ise yolcular ve uçağı kaçıranlar arasındaki mücadeleden sonra 150 mil uzakta, Pensilvanya kırsalında düşmüştü.

‘Olaylar’da 19 hava korsanı ile uçaklarda ve binalarda bulunan 2,974 kişi hayatını kaybetmiş, kayıp durumda olan 24 kişinin ise öldüğü kabul edilmişti!
Peki, Pearl Harbor’un neticesi ne olmuştu? Ya da Japonya bu ‘saldırı’dan ne kazanmıştı?

Hiçbir şey kazanmadığı gibi aksine başta istiklâli/bağımsızlığı olmak üzere her şeyini kaybetmişti!

Şöyle ki… ABD yönetimi, II. Dünya Savaşı’na katılmak istiyor ve fakat ABD kamuoyu bunu, şiddetle reddettiği için bu arzusunu gerçekleştiremiyordu… Pearl Harbor saldırısı, Savaş’a katılmaya karşı olan kesimleri etkisiz hale getirdi. Hatta bütün Amerikalıları Japonlara karşı birleştirdi… ABD rahat bir nefes aldı… ABD Kongresi, ‘saldırı’dan birgün sonra, -lütfen dikkat, birgün sonra- 8 Aralık 1941'de sadece bir muhalif oya karşılık, Japonya'ya savaş ilân etti.

Ve Japonya açısından Savaş, ABD’nin Hiroşima ve sonrasında Nagazaki’ye ‘atom bombaları’ atarak yüzbinlerce Japon’un ölümüyle sonuçlandı… Japonya’nın bu ‘saldırısı’ olmasaydı, belki ABD ‘Savaş’a katılamayacak ve belki de ‘Savaş’ın sonucu farklı olabilecekti…

Ya, ‘9/11 saldırıları’nın sonucu ne olmuştu?

İlk olarak, 11 Eylül saldırıları, başta ABD olmak üzere batılı bütün devletlerde Müslümanlar'a karşı işlenen nefret suçlarında büyük artış olmasına sebep oldu. İkinci olarak, 11 Eylül saldırılarını gerekçe gösteren ABD Başkanı George W. Bush, ‘Terörizmle Savaş Kampanyası’ başlattı… NATO'nun 5. Maddesini yürürlüğe koydu... NATO'nun 5. maddesi şöyledir: "Üye ülkelerden birine yapılan tecavüz, tamamına yapılmış kabul edilir." 5. Madde çerçevesinde gelişen bu ‘Kampanya' ile ABD’ye, başta İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya ve Türkiye olmak üzere tüm NATO ülkeri destek olmaya başladılar. Gerek Irak’ta gerekse Afganistan’da olan-biten her şey herkesin mâlumudur!

Bitti mi? Bitmedi! Güya ‘terörizmi besleyen bataklıkları kurutmak’ amacıyla, fakat aslında Fas'ın Atlantik kıyılarından, Pakistan'ın kuzeyindeki Karakurum yaylalarına, Kuzeyde Türkiye'nin Karadeniz kıyılarından, Güneyde Aden ve Yemen'e kadar uzanan bölgede, Müslüman ülkelerin pazarlarının açılmasını gaye edinen ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ başlatıldı.

Yetti mi? Yetmedi! ‘Arap Baharı’ adı altında; Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Bahreyn, Cezayir, Ürdün ve Yemen'de büyük çapta; Moritanya, Suudi Arabistan, Umman, Irak, Lübnan ve Fas'ta küçük çapta olmak üzere tüm Arap Dünyasında başgösteren mitingler, protestolar, halk ayaklanmaları ve silahlı çatışmalar başlatıldı. İslâm Dünyası hallaç pamuğu gibi atıldı!

Pekiyi, 7 Ocak 2015 Paris olayı’nın sonucu ne olur?

7 Aralık 1941 ‘Pearl Harbor saldırısı’ndan sonra ne olmuşsa…

11 Eylül 2001 ‘New York saldırıları’ndan sonra ne olmuşsa…

7 Ocak 20015 Paris saldırısı’dan sonra da o olur!

“İslâm Dünyası ve Müslümanlar, bu eylem sebebiyle zarar mı görür?”

Bunu, zaten gizlemiyorlar, açık açık da söylüyorlar: Avrupa Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Francois Godement, Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nin internet sitesinde; “BU AŞIRILIKÇILARIN NE SÖYLEMEK İSTEDİĞİ ORTADA. SAVAŞ İSTİYORLAR VE BUNU İLÂN EDİYORLAR. Bir orta yol yok ve en zorlu savaşlardan biri, İslâm’da reform için çaba göstermek olacaktır, çünkü gerçek şu ki, İSLÂM BARBARLIĞIN YETİŞTİĞİ TOPRAK OLARAK KULLANILMAKTADIR.”

“Ne yani, 7 Ocak Paris saldırısı’ da bir komplo mu?”

Neden olmasın?

Delil mi istiyorsunuz? Alın size delil değil, deliller!

- CİA, Japonya’nın Pearl Harbor saldırısını haber almış ve fakat ABD saldırıyı engellememişti! ‘Saldırı’dan yıllarca sonra; ABD istihbaratının (CİA) ‘saldırı’yı önceden haber aldığını, fakat üç uçak gemisi ile denizaltılarını limandan uzaklaştırmaktan başka hiçbir tedbir almadığını ve ABD yönetiminin, ‘küresel sermaye’nin istediği üzere sırf savaşa katılabilmek uğruna ‘bu saldırı’dan haberi yokmuş gibi davrandığı ortaya çıktı!

- Dünya Ticaret Merkezi kulelerine çarpan UÇAKTAKİ ‘TERÖRİSTLER’DEN BİRİNİN PASAPORTU UÇAĞIN KULEYE ÇARPMASINDAN SONRA AŞAĞIYA FIRLAMIŞ ve bölgedeki bir polis tarafından bulunmuştu. Teröristlerin havaalanına gelirken kullandıkları ve havaalanının otoparkına bıraktıkları araçta, uçak kullanım kılavuzu bulunmuştu.

- PARİS SALDIRISI’NI GERÇEKLEŞTİREN ‘TERÖRİSTLER’ İSE GASP ETTİKLERİ OTOMOBİLDE ‘PASAPORTLARINI’ UNUTMUŞLAR(!).

Yahu, bu teröristler ne kadar da geri zekâlılar… Bu zekâ seviyeleri ile ‘bu saldırıları’ nasıl başarıyorlar, acaba? BİRİ PASAPORTUNU GÖKDELENE ÇARPAN UÇAKTAN DÜŞÜRÜR(!) VE POLİS BULUR, DİĞERLERİ GASP ETTİKLERİ OTOMOBİLDE UNUTURLAR(!) VE POLİS SALDIRGANLARI BÖYLECE BELİRLER... Ne dersiniz, otomobile bir de ikametgâh adreslerini bıraksaydılar(!), Paris Polisi’nin işi daha da kolay olmaz mıydı?

Allah, sonumuzu hayr eylesin!

M. Metin KAPLAN

Yazarın tüm yazılarını okumak için tıklayınız.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

08 Nis 2019

1968 yılının muhtemelen Nisan ayıydı. Kahramanmaraş Lisesi ikinci sınıf öğrencisiydim. Parasız yatılı okuyordum. Cuma günü birkaç arkadaşlarımızla bazı ihtiyaçlarımızı almak için çarşıya çıkmıştık.

Nurullah KAPLAN

06 Mar 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

02 Mar 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 48,58 M - Bugün : 28789