« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

SERVET SOMUNCUOĞLU

19 Ağu 2013

SONRAKİ YAZI

KISACA

06 Ağu 2013

M. Metin KAPLAN

13 Ağu

2013

ALIN SİZE AÇILIM! (4)

13 Ağustos 2013

YORUMSUZ YEDİ HABER:

BİR.
PKK'ya katılımda ciddi artış
Siirt Valisi Ahmet Aydın, gazetecilerle yaptığı toplantıda, Siirt’te bu yıl örgüte katılım oranının ciddi oranda arttığını belirtti.
Siirt Valisi Ahmet Aydın, il dışından gelen gazetecilerle yaptığı toplantıda önemli açıklamada bulundu.
Örgüte katılımın ciddi bir noktaya ulaştığını belirten Vali Aydın, “Resmi rakamlara göre Siirt’ten son 6 ayda örgüte 35 ile 40 arasında kişi katıldı, resmi olmayan rakamlara göre ise bu sayı 100 dolayındadır. Pervari'de bir baba örgüte 2 oğlunu kaptırıyor, ısrarla çocukları istemesine rağmen örgüt bunu kabul etmiyor. Örgüt, çözüm süreci kapsamında dağa giden gençleri bırakacağını söylüyor, ama buna ne kadar güveneceğiz bilmiyoruz. Bunu göreceğiz." dedi.
Vali Aydın sözlerine şöyle devam etti: "Örgüt çözüm sürecinin barışla noktalanması konusunda samimiyse bu konuda elini taşın altına koymalı ve bu gençleri salıvermelidir. Neden bu kadar bekleniyor, bu çocukları neden bekletiyorlar? Haziran’da olaylar bitecek ve tamamıyla silahsızlanmanın ötesinde sınır dışına çıkılacağını ilan etti. Haziran geldi, şimdi Eylül diyorlar. Ama biz her şeye rağmen iyi niyetimizi koruyoruz. Halk artık bu tür olaylardan bıktı, süreç çok iyi değerlendirilmelidir.”
Siirt Valisi Aydın, bir de anısını anlattı. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile eski arkadaş olduklarını söyleyen Aydın, “2004 yılında Diyarbakır’da vali yardımcılığı görevinde iken üniversiteden arkadaşım olan Osman Baydemir beni tebrik ziyaretine geldi. Ben de iadeyi ziyarette bulundum. Hatta ben ona gittim o bana geldi, bu diyalogun çok faydasını gördüm. O dönem çok hassastı, olayların çıkmaması için elimizden gelen tüm gayretleri sarf ettik, hatta ortada çok büyük bir risk olmasına rağmen büyük bir kalabalığın içire girerek toplumu sakinleştirmeye çalıştık. Atanmış ile seçilmiş beraber işi götürmesi gerekir. Siirt’te bu noktada hiçbir sıkıntı yok.” şeklinde konuştu.

İKİ.
Kandil'den öyle bir tehdit geldi ki...
PKK, Suriye'deki YPG için Türkiye'yi alenen tehdit etti. KCK'dan gelen açıklamada 'Kürtlerin sabrı taşıyor' denilerek 'Elini çek Türkiye' mesajı verildi.
İNTERNETHABER (ÖZEL İÇERİK) - Suriye'deki PYD'nin hamisi olan Kandil, Türkiye'yi açık açık tehdit etti.
Başbakan Erdoğan'ın 'sabrımız taşıyor' açıklasına KCK eşbaşkanları 'Asıl bizim sabrımız taşıyor' diyerek mesaj yolladı.
Türkiye'nin Suriye'deki PKK'nın uzantısı YPG ile ÖSO arasındaki çatışmalarda alenen taraf olduğunu iddia eden Kandil yönetimi, "Suriye'de halk hareketlerini destekliyorum diyen Türkiye, Kürtlerin ayağa kalkışını durdurmak için her yola başvurdu. Bir taraftan Kürtlerin birliğini önlemeye çalışırken, diğer taraftan beslediği ve donattığı İslam maskeli çeteleri Kürtlere saldırttı"iddiasında bulundu.
Kandil açıklamasının devamı ise tehditlerle dolu. İşte o açıklamadan bölümler;
ASIL KÜRTLERİN SABRI TAŞIYOR
Erdoğan “sabrımız taşıyor” diyor, Bülent Arınç “fiili durumları kabul etmeyiz” diyerek tehdit ediyor. Tehdit bir politika haline getirilmiş ve bu konuda da basın harekete geçirilmiştir.
Türkiye tehdit ediyor diye Rojava Kürtleri özgür ve demokratik yaşamlarından mı vazgeçecekler?
Eğer bir tahammülsüzlük ve sabır taşma varsa tüm Kürtlerin sabrı taşıyor; “Bu Türkiye'nin yaptığı nedir? Kürtler nerede bir hak kazanmak istiyorsa kaşı çıkıyor” diyorlar. Kürtlerin Türkiye algısı şimdi budur.
KARDEŞİM DEDİĞİ KÜRT'Ü KABUL ETMİYOR
Her biri bir başka ülkeden gelen ve Suriyeli olmayan İslam maskeli çeteleri destekliyor, ama kendi topraklarında özgür yaşamak isteyen Kürtlere ise düşmanlık yapıyor. El Kaide’ye bağlı olduğu söylenen bu çetelerin komşuluğundan rahatsız olmuyor, ama kardeşim dediği Kürt’ü komşu olarak kabul etmiyor.
Kürt’e hiçbir şey gitmesin diye ambargo uyguluyor, ama bu çetelere her türlü imkanı sağlıyor. Şu ana kadarki tutumuyla tam savaşın içine girmiştir. Türkiye şimdi Kürtlere karşı yürütülen savaşın tarafı olmuştur; hem de Kürt karşıtı tarafta yer almaktadır.
SURİYE KÜRTLERİNİN YANINDAYIZ
Türkiye'nin bu politikasına sadece Rojava Kürtleri değil, tüm Kürtler karşı çıkmaktadır. Biz de Hareket olarak Türkiye'nin bu politikasının karşısında olduğumuzu vurguluyor ve Rojava Kürtlerinin yanında olduğumuzu herkesin bilmesini istiyoruz.
ROJAVA HALKI KÜRTLERİN NAMUSUDUR
Rojava Kürtleri Türkiye ile ilişki içinde olmak istediklerini defalarca açıkladı. Buna Türkiye'nin tehdit ve şantajla karşılık vermesine tabii ki Rojava halkı da boyun eğmeyecektir. Bugün tüm saldırganlara gösterdikleri kutsal direnişi Türkiye'nin saldırılarına karşı da gösterecektir.
Kürt halkının herhangi bir saldırıya sessiz kalacağını sananlar yanılırlar. Çünkü Rojava halkı Kürtlerin onurudur, namusudur.
TÜRKİYE'YE ELİNİ ÇEK DİYORUZ
Türkiye son günlerdeki kampanyayla Rojava devrimine düşmanlığını açıkça göstermiştir. Bu, özünde Kürtlerin hak ve özgürlük kazanmalarına gösterilen düşmanlıktır. Bu nedenle Türkiye'ye “Rojava halkının üstünden elini çek” diyoruz. Türkiye Rojava ve Suriye ile ilgilenecekse başta Kürtler olmak üzere oradaki demokrasi güçlerini desteklemelidir.
Bu direniş tüm Kürtlerin onuru olmaktadır. Tüm Kürtler de onurlarına ve namuslarına mutlaka sahip çıkacaklardır.”



ÜÇ.
Silopi'de Emniyet'e bombalı saldırı
Şırnak'ın Silopi ilçesi Emniyet Amirliğine el bombalı saldırı düzenledi. Emniyet binası el bombanın atılması sonucu meydana gelen patlamada emniyet amiri A.Y. ağır yaralandı.
Şırnak'ın Silopi ilçesi Emniyet Amirliğine el bombalı saldırı düzenledi. Emniyet binası el bombanın atılması sonucu meydana gelen patlamada emniyet amiri A.Y. ağır yaralandı.
Alınan bilgiye göre, Şırnak Merkez, Silopi ve Cizre ilçelerinde Suriye'nin kuzeyine yerleşen terör örgütü PKK'nın kolu PYD için kutlama yapan gruplar daha sonra bazı kurumlara saldırdı. Silopi İlçe Emniyet Amirliği binasına ise 23.30 sularında bir el bombası atıldı. Saldırı sonucu binada nöbetçi olan emniyet amiri A.Y. ağır yaralandı.
Silopi Devlet Hastanesi'nde ilk müdahalesi yapılan A.Y. Cizre Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Emniyet amiri A.Y.'nin durumunın ağır olduğu öğrenildi.
Bu arada Şırnak merkezinde bulunan Ömer Kabak Meydanı'nda bir araya gelen yüzü kapalı bazı kişilerin eylemi devam ediyor.


DÖRT.
PKK 15 Ekim'e kadar süre verdi!
Çözüm süreci ile ilgili Abdullah Öcalan'ın hükümete 15 Ekim'e kadar süre verdiği iddia edildi.
PKK'nın üst düzey yöneticilerinden Sabri Ok, Abdullah Öcalan'ın, "hükümetin 15 Ekim'e kadar adım atmaması halinde ateşkesin bozulacağını" söylediğini açıkladı.
Ok, Deutsche Welle İngilizce servisince yayımlanan mülakatında, çözüm sürecinin halen ikinci aşamasında olması gerekirken, bu yönde elde tutulur bir hareketi görmediklerini belirterek, bekledikleri adımların ne olduğu konusunda Akil insanların raporlarına gönderme yaptı, "Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması, ana dilde eğitim ve yüzde 10’luk seçim barajının kaldırılmasını" sıraladı.
Sabri Ok, Ankara’nın ayrıca “Kürt topraklarında askeri varlığını arttırdığını ve barajları inşa etmesini sürdürdüğünü” de söylediği mülakat sırasında “KCK ne kadar daha beklemeye hazır?” sorusuna, “Sabrımızın bir sınırı var ve az zamanı var. Biz üzerinde mutabık kalınan her adımı atmış bulunuyoruz. Ancak sürecin sonu gelmezse, bu bizden kaynaklanmayacak” karşılığını verdi.
LİDERİMİZİN SAĞLIĞI KIRILGAN
"Liderimiz Ankara 15 Ekim’e kadar adım atmazsa ateşkes bozulacağını söyledi” diyen Ok, (İngilizce metinde bu cümle şöyle geçiyor: Our leader has recently said that if no step is taken by Ankara by October 15, the ceasefire will be broken) neden az zaman kaldığını söylediğini anlatırken, "Çünkü liderimizin sağlığı kırılgan ve defalarca bağımsız bir sağlık komisyonun kendisini ziyaret etmesini talep etti” dedi ve "bu konuda çok hassas” olduklarını ekledi.
"SON GRUP 56 GÜN YÜRÜDÜ"
"Şimdiye kadar kaç savaşçı çekildi?” sorusunu yanıtlarken “Biz meseleye sayı olarak bakmıyoruz” diyen Ok, bir karar aldıklarını ve bu kararı yerine getirdiklerini belirterek “Son grup, birkaç gün önce 56 gün yürüdükten sonra Dersim’den geldi. Her tabur, bu dağlara varıncaya dek sürekli insansız hava araçlarınca izlendi" dedi. Ok, Türkiye’den çekilen PKK’lıların Suriye’ye geçtiği iddialarının anımsatılması üzerine de “Tüm savaşçılar Kandil Dağları’nda” dedi.
Suriye’deki Kürtlerin “ne muhalefet ne de rejimin yanında yer aldığı”na dikkat çekilerek bu “üçüncü yolun gerçekçi olup olmadığı” yönündeki sorunun karşısında, “Biz bu üçüncü çizgiyi ütopik gibi değil, bir gerçek olarak görüyoruz. Bu mücadele çizgisinin de gözde görülür sonuçları var” yanıtını veren Ok, Kürtlerin topraklarının da “kendi kendini yönetme hakkının olduğunu” söyledikten sonra şöyle devam etti:
“Son günlerde Ankara’nın desteklediği İslamcı gruplar ile yoğun çatışmalar oldu çünkü Türkiye, Suriye’de herhangi bir Kürt oluşumu istemiyor. Bizim halkımız, Aleviler, Ermeniler vesaire, topluluklar arasında kardeşlik ve El Nusra gibi gruplardan kurtulmak için yemin etmiş durumda. Türkiye, Suriyeli Kürtleri düşman bir komşu olarak görmemelidir.”
"GEZİ GÖSTERİLERİ TÜRK VE KÜRT HALKLARINI BULUŞTURAN KÖPRÜ"
Ok, Gezi Parkı eylemlerine ilişkin olarak ise gösterilerin çevreci bir eylem olarak başladığını ve “Kürt milletvekillerinin öncülük ettiği”ni belirterek, “İlk kıvılcım, AKP politikalarına karşı olan tüm sektörleri biraya getirdi. Ankara’nın o kadar büyük bir şiddetle yanıt vermesi gerekmezdi, çünkü insanların bir şeyi reddettiklerini demokratik yollardan gösterme hakkı var. Bu gösterileri Türk ve Kürt halklarını buluşturan bir köprü olarak görüyoruz. Korkusuzca bir şey istenmediğini dile getirmek, sağlıklı bir adet, çünkü şimdiye kadar böyle bir şey duyulmamıştı. Ben de, protestoların demokratik ve barışçıl yoldan sürmesi gerektiğine güçlü biçimde inanıyorum" dedi.




BEŞ.
KAMER GENǒİN İSYANI
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Pülümür Vadisi’nin her iki yakasındaki tepelere asılan PKK paçavralarının olduğu bölgede gazetecilere açıklamalarda bulundu. Genç, bez parçalarının uzun zamandır bölgede bulunduğunu, hiç kimsenin sökemediğini iddia etti. Hükümetin, Suriye sınırı içindeki PYD paçavrasını indirdiğine dikkat çeken Kamer Genç, “Peki buradaki bez parçalarını neden indiremiyorlar. Tunceli Valisi, Jandarma Komutanı ve askeri birliklerin haberi var ve ses çıkarmıyorlar. Çünkü ses çıkarmama talimatını Başbakan Tayyip Erdoğan veriyor. Bu ülkenin toprakları içinde başka güçlerin sembollerinin dalgalanması, bu ülkenin egemenliğinin sona ermesini gösterdiği için bu durumu kabul etmek mümkün değil” dedi.



ALTI.
Türk Silahlı Kuvvetlerinden yapılan bir açıklamada Suriye sınırında çıkan çatışmada 18 askerimizin yaralandığı bildirildi.
Türkiye-Suriye Sınırında, 2'nci Hudut Alay Komutanlığı Oğulpınar Hudut Karakolu sorumluluk sahasında, gece saat 2.00'da hudut hattında görev yapan güvenlik güçleri tarafından, hudut taşları arasında saptanan 2500-3000 kişilik kaçakçı grubuyla çıkan arbedede 18 asker yaralandı.
Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, kaçakçı grubuna önce hudut hattına yaklaşmamaları konusunda Türkçe ve Arapça ikazlarda bulunuldu. Uyarıya uymayan kaçakçı grubu, farklı noktalardan hudut hattına yaklaşmaya devam ederken devriye yolunda görev yapan araçlara sınırın Suriye tarafından, daha geride görev yapan araç ve personele ise, sınırın Türkiye tarafındaki Kuşaklı Köyünden bir diğer kaçakçı grubu tarafından yoğun taş atılarak saldırıda bulunuldu.
Bunun üzerine güvenlik güçleri havaya uyarı ateşi açtı. Göz yaşartıcı gaz bombasıyla müdahalede bulunularak grubun dağılması sağlandı. Bu arada dokuz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yakalandı ve 3 motosiklet ele geçirildi.
Bölgeye gönderilen 300 kişilik ihtiyat kuvveti saat 5.30 sularında Kuşaklı Köyüne girmeye başlarken bu sırada köylüler tarafından birliğin girişini engellemek maksadıyla mazot bidonları yakıldı ve askerler taşlandı. Zırhlı araçlar ise molotof kokteyli atılarak yakılmaya çalışıldı. Sabah saat 7.00 sularında köydeki bazı evlerden pompalı av tüfekleriyle askerlerin üzerine ateş açılırken, açılan ateş sonrası 18 asker kol ve bacaklarından, yüz ve boyun civarından saçma ile vurularak hafif yaralandı. Yaralan askerler bölgedeki hastanelerde tedavi altına alındı.


YEDİ.
PKK'lılar 'Apo şovu' ile bakın neyi kutladılar!
Şırnak'ın Beytüşşebap İlçesi yakınlarındaki Kato Dağı'na çıkan binlerce kişi, PKK'nın 15 Ağustos 1984 tarihinde yaptığı ilk silahlı eylemin yıldönümünü kutladı. Geceyi dağda geçiren göstericiler tepelere yaktıkları ateşle 'Apo' yazarak sabaha kadar kutlama yaptı.
Beytüşşebap İlçesi yakınlarındaki Kato Dağı'na çıkan binlerce kişi, PKK'nın, 1984 yılının 15 Ağustos'unda Siirt'in Eruh ve Hakkari'nin Şemdinli İlçeleri'nde yaptığı ilk silahlı eylemin 29'uncu yıldönümünü kutladı. 30 yıllık süreçte şiddetli çatışmalara sahne olan Kato Dağı'na 3 gün önce çıkan Beytüşşebaplılar, Marünüs Bölgesi'nde dün akşam, Koma Kato Müzik Grubu'nun verdiği konserle sabah saatlerine kadar eğlendi.
DEV ÖCALAN POSTERİ ATEŞTEN 'APO' YAZISI
Renkli yöresel kıyafetler giyen kadın ve erkeklerin oluşturduğu kalabalık gruplar, havaya ateş açarak kutlamaya başladı. Kutlamaların yapıldığı alana, Abdullah Öcalan'ın posteri, terör örgütü PKK'yı sembol eden bayraklar ve çatışmalarda yaşamını yitiren PKK'lıların fotoğrafları asılırken, çevredeki tepelere yakılan ateşlerle 'APO' yazıldığı görüldü. Kürtçe olarak sık sık 'Şehitler ölmez', 'PKK halktır, halk burada' sloganları atan kalabalık gruplar, Kürtçe müzik eşliğinde uzun süre halay çekti. Havai fişek gösterilerinin yapıldığı kutlamalar sabah saatlerine kadar sürdü.

Yazarın tüm yazılarını okumak için tıklayınız.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

22 Nis 2019

1975 senesi başlarında mecliste temsil edilen sağ partiler ile Milliyetçi Cephe hükümeti kurulması gündeme gelmişti. Türkeş Bey bu konuyu önce partinin merkez yetkili organlarıyla, sonra il başkanlarıyla istişare etti.

Nurullah KAPLAN

06 Mar 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

02 Mar 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 48,73 M - Bugün : 46939