« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

BAŞBUĞ TÜRKEŞ BELGESELİ

14 Nis 2018

SONRAKİ YAZI

KORKU

01 Oca 2018

Yusuf Yılmaz ARAÇ

21 Şub

2018

İMZA GÜNÜ

21 Şubat 2018

Bursa’da Elma Bahçesi için düzenlenen toplantıda Metin Kaplan ağabeyimin elinden plaket almak nasip oldu. Ülkücülüğün en muhkem kalesi gazi bahadırın iltifatkâr sözlerine muhatap olduk. Ülkücülük namına en büyük şeref ve makamdır. Heyecandan huzurda teşekkür etmek akla gelmemiş. İltifatı Nurullah Kaplan kardeşimle pay etti. O şüphesiz daha fazlasını hak ediyor. Mahcubiyeti de paylaşarak yine omuz vermiş oldu.İftihar ettim onları çok önceleri tanıdığım için, aynı sitede köşe yazarlığı yaptığımız için. Ve dahi oradaki karakter abideleriyle hâlâ aynı ortak kanaatleri taşıdığımız için şükrettim.

Akrebin kıskacında yoğrulmuş bir neslin, akıbet akrepler tarafından birbirine hasım edildiği bir dönemde; dostluk, kardeşlik, ülküdaşlık adına güzel işler yapılması ümit vericidir. Kan, gözyaşı, ateş çemberinden yüzakıyla geçmiş bir camia bugün imtihanların en çetiniyle karşı karşıya bırakılmıştır. Türk Milliyetçiliği, siyasi ihtiraslar uğruna varlık gayesinin tam aksi yöne döndürülerek Türklük düşmanlarına hizmet etmeye zorlanmaktadır. Bu hain oyunları bozmak büyük dava adamlarına düşer. Davaya samimiyetle bağlı ülkücüler, siyasilerin hayret verici şuursuz davranışlarını üzüntüyle izlemekte, dirayetli çıkışlar beklemektedir. Dava adamı zannedilenlerin bir kısmı haksızlık karşısında susarak, hakkı haykırmayarak, nefsine yenik düşerek zulme ortak olmaktadır. Kalabalıklar anlatılana inanır, gösterilene kanar. Aklını kullanmak zahmetine girmeyen sıradan insanlar, televizyon hiç yalan söyler mi, büyüklerimizin elbet bir bildiği vardır diyerek, akıllarına yatmadığı halde mesnetsiz hikâyelere inanmaya meyleder. Vicdanlarını temize çıkarmak için sadakatten, çizgiden dem vurur, yüz kızartıcı maskaralıkları bile sineye çekmek zorunda kalırlar. Bu dengesizlik sonucu oluşan buhranla ve siyasi emel sahiplerinin de tahrikiyle daha da ileri giderek küstah ve edepsiz tavırlara da cüret ederler. Kağnı gölgesini kendi gölgesi sananlar, en nihayet sert kayaya çarpınca da boylarının ölçüsünü alıp pusarlar. Hak er veya geç elbet galebe çalar.

Başbuğumuz Alparslan Türkeş de bu kısır tartışmaların içine çekilmektedir. Mirasının parti mi, ocak mı, amblem mi, fikir mi ve sair mi olduğu sorgulanmaktadır. Yaşasaydı şöyle davranırdı, böyle yapardı gibi öngörülerde bulunulmaktadır. Seksen yıllık ömrünün her ânı şerefli bir mücadeleyle geçmiş haysiyet abidesi liderimizin, süfli siyasi hesaplara dayanak gösterilmesi iftiraların en adicesidir. Başbuğumuz elbette birçok miras bırakmıştır. Onun bize en büyük mirası adam gibi adam olmaktır. Haysiyetli olmaktır. Vakur olmaktır. Akıllı olmaktır. Türk Milletinin düşmanlarıyla mücadele etmektir. Milliyetçi Türkiye’yi, Turan’ı kurmaktır. Haysiyetli olmak sadece ülkücülüğün değil insan olmanın da gereğidir. Bunun ilk şartı düşmana boyun eğmemektir. Düşmana uşaklık etmemektir. Düşmanı dost, dostu düşman bellememektir. Makam, mevki, ikbal uğruna değerlerini peşkeş çekmemektir.

Seyyid AhmedArvasi Hocamız otuz üç sene evvel ziyaretimizde şöyle demişti: “Memlekette yüz aydın olsa yeter. Hatta yüz bile fazla, her şehirde bir aydın olsa yine yeter...”

Allah’a hamd olsun, Bursa’da hem aydın, hem dava adamı kahraman insanları gördük. Lûtfettiler, davet ettiler. Uzaktan yakından dostlarımız iştirak etti. Hasbihal ettik, hasret giderdik. Arkadaşlarımıza Allah selamet versin. Türkiye Kamu- Sen Bursa İl Temsilcisi Selçuk Türkoğlu’na zulümle mücadelesinde güç kuvvet versin. Namertlerin şerrinden muhafaza eylesin. Metin Kaplan ağabeyimizin kalemini keskin, vücudunu salim kılsın. Allah başımızdan eksik etmesin, bizim ömrümüzden alsın, ona eklesin. Tek, ülkücülüğün şirazesi kaybolmasın. Ki, Türk milleti ebediyete akıp giden nice yüzyıllarda var olsun, Türk devleti güçlü olsun.

Yazarın tüm yazılarını okumak için tıklayınız.

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Adnan MENDERES, 17 Eylül 1961’de idam edildi ya âdet olmuştur; her 17 Eylül’de siyasî zevât, ya bir “Demokrasi Şehidi Adnan Menderes” nutku atarlar ya da beyanatı verirler, eli kalem tutanlar ise bir “Demokrasi Şehidi Adnan Menderes” yazısı yazarlar… Bu 17 Eylül’de de aynısı oldu.

Efendi BARUTCU

18 Eyl 2018

Yusuf Yılmaz ARAÇ

12 Eyl 2018

Nurullah KAPLAN

22 Haz 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 39,92 M - Bugün : 37489