« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

ER KİŞİ

02 Mar 2019

SONRAKİ YAZI

DÜŞEN YAPRAK

13 Şub 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

15 Şub

2019

YİĞİT OZAN

15 Şubat 2019

Hiçbir muktedirin, müstebitin ve müstekbirin susturmaya gücünün yetmediği hakkın gür sesi yiğit ozan ilahi hükme uyarak uçmağa vardı. Sadece ülkücülerin değil bütün Türklüğün matem günüdür. Yakışanı; hareketin şimdi iktidarda olması ve Ozan Arif’in vefatı dolayısıyla milli yas ilan edilmesiydi. Helalleşmeye hazırlanan onbinlerce ülküdaşının yanı sıra milyonlarca insan da Samsun’a akın etmeliydi. Olmadı, kırk türlü sebep sayılabilirse de gerçekte bir tek sebebi var. O sebebe de sebep isimli türkü armağan olsun.

Türk’ün kaderi; kimi tutsak edildiği Çin zindanlarında fiziki işkence görür, kimi de öz yurdunda soysuzların kalleşliklerine maruz kalır. Hastalıkla pençeleşirken kahpeliklerle de yılmadan mücadele eden büyük ozan Türklüğün burçlarında Dede Korkutlar gibi ebediyen parlayacak ve nesillere ışık tutacaktır. Nitekim kendisi de öyle söylüyor. “Ozan diye tanır tanıyan beni, Benim işim uyandırmak milleti, Söylediğim bu destanın kıymeti, Bugün bilinmezse yarın bilinir...”

Bilen bugün de biliyor kıymetini koca ozan. ‘Ölmez bu hareket, ölmez bu dava’ destanını duyunca gönlü titremeyen, gözü yaşarmayan ülkücü var mıdır. Oniki eylülün kara günlerinde bir tek senin sesin vardı ümit veren. Ağızlarına çalınan bir parmak bal uğruna dilleriyle ağu saçanlar türese de hamdolsun sağduyu sahipleri az değil. Yıllardır dimdik duruşunla gönülleri fethettin. Milletin farklı kesimleri yeni yeni anlıyor değerini. Eğilip bükülmedin, sözü esirgemeden dosdoğru söyledin. Daima hakikati haykırdın. Zalime zalim dedin. Namerde namert dedin. Alçağa alçak, deyyusa deyyus dedin. Cihadın efdali zalim sultana karşı hakikati söylemektir hadis-i şerifi mucibince ülkücü mücahitlere serdar oldun. Ülkücü şehitlere ağıtlar yaktın, ağladın, bizleri de ağlattın. Başbuğa tıpkı bizim gibi can-ı gönülden Başbuğum dedin. ‘Kadir Mevlam Başbuğumu sakla sen, Çilesini bu Arif’e ekle sen, Arif’in ömrünü ona ekle sen’ diye niyazda bulundun. Başbuğun değerini biraz olsun idrak edebildiysek sizlerin sayesindedir. Siz perçinlediniz sevgimizi, hürmetimizi. Adını anmaz olmuşlardı, korkar, kaçar olmuşlardı Türkeş isminden. Seveni pek çoktu tabii ki, ama bu kadar yürekten söyleyeni yoktu. Onun önemini bir toprağın Metin Kaplan dile getirirdi ilim, akıl ve mantığın ışığında, bir de sen gönlünün ışığıyla. Ülkücülerin kahir ekseriyeti Türk düşmanlarının tuzaklarına çekilemediyse sizlerin kazandırdığı şuur sayesindedir. Yaşadığımız zilletten kurtulmak bozkurt duruşundan taviz vermeyen Başbuğ sevdalısı ülkücü kadrolarla mümkün olacaktır. Hiç zor değil de, nasip, kısmet, yazgı meselesi.

Evet, Başbuğ çağlarının emaneti koca Ozan Arif hepimizin ağabeyi, dostu, arkadaşı idi. Şöyle bir yoklayınca yolu kesişen herkesin anlatmaya değer üç beş cümlesi çıkacaktır. Tabi olmayı ve tabi kılmayı seven hiyerarşik yapılarda temayüz etmiş şahsiyetlerle eşit şartlarda, sağlıklı ve uzun soluklu samimi münasebet tesis etmek zordur. Ya sahip olduğu bazı vasıflardan dolayı kendini farklı görür, aşılması biraz tek yönlü çaba isteyen ve bu zahmete girmeyenlerde kapanması müşkül bir mesafe koyarak bunu karşısındakine hissettirir. Ya da kendinden menkul değerlerle sahiden üsttedir ve muhatabı bunu hisseder. İlk taifeye bigâne kalarak sıkıntı yaşamamak mümkündür. Zor olan sizin değer atfettiklerinizle sağlıklı iletişim kurmaktır. Bu; dikkat, rikkat, emek, nezaket ve saygı isteyen uzun soluklu bir mesai gerektirir. Arif ağabeyin en bariz hususiyetlerinden biri, mesafe ayarına ihtiyaç duyulmaksızın dostluk tesis edilebilmesi idi. Çünkü samimi ve mütevazı idi. Kısacası ülkücüydü işte. Yatılı okullarda okumuş, kavgalar etmiş, başı derde girmiş, çile çekmiş, herkes gibi bir ülkücü. Hem aramızdan biri, hem bayraklaşan bir isim. Mekânı cennet olsun.

Yazarın tüm yazılarını okumak için tıklayınız.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

19 Mar 2019

100. Yıl Üniversitesi’ndeki Toplantı Aynı gün öğleden sonra üniversitedeki toplantımızda Rektör Prof. Dr. Peyami Battal bey, açılış konuşmasını yaptı.

Nurullah KAPLAN

06 Mar 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

02 Mar 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 47,58 M - Bugün : 24092