« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

23 Ara

2013

Misillemeyi beklerken...

Ruşen Çakır 01 Ocak 1970

Dün, AKP hükümetinin çok kırılgan bir görüntü verdiğini, gafil avlanmışa benzediğini, bununla birlikte çok sert tepki gösterirse de şaşırmamamız gerektiğini söylemiştik. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın dünkü basın toplantısından misillemenin yakın olduğunu çıkarabiliriz. Her ne kadar o “cemaati hedef almayın“ dediyse de hedefte Gülen hareketinin olacağı kesindir.

7 Şubat dersleri

Ne var ki hükümetin işi hayli zor. Çünkü inisiyatif Başbakan Erdoğan’ın tabiriyle “karşı taraf“ta. Zira 7 Şubat 2012 tarihli MİT krizinden epey ders çıkarmışa benziyorlar. O gün özel yetkili savcı, hükümetin siyasi bir kararını, PKK ile Oslo’da görüşülmesini suç sayıp MİT yetkililerini sorgulamak ve muhtemelen tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk etmek istemişti. Hükümetin olaya müdahalesinin ardından savcı Sadrettin Sarıkaya’ya cemaatin yayın organları dışında pek sahip çıkan olmamıştı.

Hükümetin çaresizliği

Bu sefer AKP tabanı dâhil genel kamuoyunun son derece hassas olduğu yolsuzluk iddiaları soruşturuluyor. Hükümetin, güçlü delillerle kotarılmış olması ihtimali hayli yüksek bir yolsuzluk operasyonuna müdahale etmesinin, hele yerel seçimler öncesinde kendi tabanında da kırılmalar yaratabileceği, Erdoğan’ın, diğer AKP kurmayları ve başkan adaylarının imajlarını çok olumsuz etkileyeceği açıktır. Yerel seçimler sonrasına ertelendiği söylenen, polis ve adliyedeki Gülen cemaatine bağlı isimlerin ayıklanmasına şimdi kalkışılması durumunda da benzer bir durum söz konusu olacaktır. Ne var ki siyasi iktidarın bu tuzağa kolaylıkla düşmüş olduğunu gördük.

Eğer hükümet bunun bir tuzak olduğunu görmemişse veya görmesine rağmen bu tuzağa düşmüşse, her iki durumda da çaresiz kaldığı sonucuna varabiliriz. Bu arada, siyasi iktidarın kendisini bu kadar doğrudan ilgilendiren bir operasyondan haberdar olmaması veya olsa da engelleyememesi, ayrı bir çaresizlik göstergesidir.

Cemaatin yolsuzluk duyarlılığı

Şu anda psikolojik anlamda da inisiyatif cemaatte. Kamuoyu operasyonla ilgili dört bir kanaldan akan bilgilerle cezbedilirken, benim gibi “eğer cemaat-hükümet savaşı bu noktaya gelmemiş olsaydı bu operasyonlar yine yapılır mıydı? diye soranlar, “onu bırakın, hırsızlara bakın” veya “hırsızın hiç mi suçu yok” gibi basit sözlerle susturulmak isteniyor.

Ama olay hiç de bu kadar basit değil. 12 yıla yaklaşan AKP iktidarı döneminde Gülen cemaatinin yolsuzluklar konusunda kayda değer bir duyarlılık gösterdiğine tanık olmadık; medyasında AKP hükümetini rahatsız edecek herhangi bir yolsuzluk haberi de görmedik, hatta Deniz Feneri soruşturmasının örtülmesine katkıda bulunmuş olduklarını da biliyoruz. Yine polis ve adliyedeki cemaat kadrolarının bunca zaman boyunca AKP’yi hedef alan ciddi soruşturmalar yapmamış olduğu da açık. Buna karşılık, zor zamanlarda devreye sokmak için bu konuda ciddi hazırlıklar yapmış olduklarını da 17 Aralık itibariyle öğrenmiş olduk ve hiç de şaşırmadık. Bundan sonra, hükümetin bütün müdahalelerine rağmen başka ve kim bilir belki çok daha büyük operasyonlar da olabilir.

Lakin Arınç’ın dünkü basın toplantısından, siyasi iktidarın inisiyatifi cemaatten almak istediğini net bir şekilde çıkartabiliyoruz. Kilit cümlenin “devlet içinde illegal bir örgüt varsa bulmak boynumuzun borcudur“ olduğu aşikâr. Hükümete yakın medyada ne zamandır cemaate “illegal örgüt“ muamelesi yapılacağının işaretlerini almış olduğumuz için şaşırmadık. Fakat Arınç’tan kısa süre sonra Başbakan Erdoğan’ın çok daha açık ve net bir şekilde devlet içinde bir “çete”nin varlığını kabul etmesi beklenmiyordu.

Erdoğan’ın “bunlar devlet içinde devlet olmuştur. Bu örgütlenmeyi kesinlikle ortaya çıkaracağız. Babamızın oğlu olsa tanımayız. Şuymuş buymuş bizi ilgilendirmiyor“ dediği göz önüne alınırsa, hükümetin misillemesinin, cevabının çok şiddetli olacağı anlaşılıyor.

Türkiye’de yepyeni bir dönem başlamak üzere...

Halim Kaya

01 Eyl 2026

Gültekin Çavuşoğlu ismini daha önce hiç duymadım, ya da duyduysam da şimdi hafızamda hatırlayacak bir bilgi yok. Başbuğ Alparslan Türkeş’in ülkücü edebiyatın yazarları tarafından pek yeterince işlenmiş olduğunu düşünmediğimden ve gerekli değerin verilmediğini düşündüğümden “Başbuğ Alparslan Türkeş İle Hatıralarım” adlı bu kitabı görünce hemen aldım.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

24 Ağu 2026

Yusuf Yılmaz ARAÇ

20 Ağu 2026

İdris Savaş

17 Ağu 2026

M. Metin KAPLAN

27 Tem 2026

Kemal Girgin

08 Haz 2026

Nurullah KAPLAN

17 Kas 2025

Efendi BARUTCU

25 Haz 2025

Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 324,88 M - Bugn : 65094

ulkucudunya@ulkucudunya.com