En arka kompartımanda yolculuk nereye?
Şeref Oğuz 01 Ocak 1970
Ben bu cennet vatanı, el birliğiyle nasıl cinnet vatan haline getirdiğimizin cevabını bulamadım. “Ben buldum” diyen varsa beri gelsin, çekinmesin söylesin. Bildiğim şudur ki Türkiye, birinci sınıf mevki yolcusudur hep
Trene biniyoruz en pahalı biletle en arka kompartımanda yolculuk yapıyoruz. Kapıya en yakın yerde oturtuluyoruz. Paramızın olmasının bir anlamı olmuyor. Çünkü trenin yolcusu olarak görülmüyoruz. Giderek kamplaşan dünyada iddiamız “dünya lideri” olmak ancak dünyanın bundan haberi var mı?
Bugün carry trade ile gelişmekte olan ülkeler arasında en yüksek faizi ödemesine rağmen ülkemizin yabancı sermaye çekememesinin, Avrupa Birliği görüşmelerinin durdurulmasının, öz sermayeleri üçte bir fiyatına gerilemesine rağmen bankaların borsada bile alıcı bulamaması ilginç geliyor bana.
BENİM İÇİM SIKILIYOR, SİZİN SIKILMIYOR MU?
Peki, bunca krizin içerisinde neden bu kadar yüksek maliyet ödüyoruz? Gıda enflasyonunda dünya şampiyonu olmanın mantığı nedir? Yenimiz mi dar yoksa yerimiz mi? Mercimeği öğrettiğimiz Kanada’dan mercimek ithal edecek kadar tarımı batırdık, kendi hazinemizin dilencisi yapılıverdik.
Hiç birimiz göremiyor muyuz var olan sorunları? Yoksa kendimiz konuşup kendimiz mi dinliyoruz? Senin en arka kompartımana talip olman da tren yolcusu olman için yeterli değil artık. O koltuk boş gidiyor… Yer yok da denilebiliyor. Paran olur, bilgin olur, varlığın olur… İtibarın olmazsa her şey boş…
İKİ SORU İKİ CEVAP / Uygarlık trenine dair…
Kredibiliten olmazsa?
Sözün senet yerine geçmezse arka koltukta dahi yolculuk yapmakta zorlanırsın. Oysa 420 OSB’miz, yüzbinlerce şirketimiz ve üretken girişimcilerimiz var. Ancak ürettiğimizin hayrını göremiyoruz; ne yazık.
Bu bir kader mi?
Değil elbette. En pahalı biletle en arka kompartımanda yolculuk etmek; nasıl bir kader olabilir? Yoksa bir tercih midir? Veya uygarlık talebinden vazgeçip küresel yarışın taşrasına düşmeyi mi tercih ettik?
NOT
UYGARLIK TRENİ KALKIYOR, YARIN YOLCUSU KALMASIN
Özdemir Asaf; “Bir insan treni kaçırırsa başka bir tren gelir onu alır / Bir ulus treni kaçırırsa başka bir ulus gelir onu alır” der şiirinde… Aslında bu, kaçırılan küresel fırsatlar için de söylenebilir fakat gerçekte olan şudur: Tren kaçmıyor, sen ona geç biniyorsun. Bu yüzden ancak ikinci mevkidesin.
UYGARLIK TRENİ LÛGATI
Birinci mevki: Kural koyan, sistem geliştiren, teknoloji üreten, sözü dinlenen ülke yurttaşları
İkinci mevki: Gelişme sürecinde, zenginleşen ancak insani gelişmişlik parametreleri düşükler
Üçüncü mevki: Doğal kaynakları zengin ancak finansal kaynağı düşük, fakirleştirilmişler
Dördüncü mevki: Uygarlık treninde böyle bir mevki yok. Zaten trenden atılıyorsun bu noktada