Çin’in Mandela’sı
Ragıp Kutay Karaca 01 Ocak 1970
Çin, 1954 yılında, “barış içinde bir arada yaşamanın” beş ilkesini dış politikasının temeli olarak ilan etti. Bu beş ilkeyi egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı, birbirine saldırmama, birbirlerinin iç işlerine karışmama, eşitlik ve karşılıklı yarar ile barış içinde bir arada yaşama oluşturuyor.
Çin dış politikada barış içinde bir arada yaşamayı kendisine temel ilke olarak ortaya koyarken ülke içerisinde barış içerisinde bir arada yaşamayı mümkün kılmayacak birçok politikaya imza atıyor. Özellikle Türk ve Müslüman Uygur azınlık üzerinde.
Eğitim bahanesiyle kültürü yok etmek
Milyonlarca Müslüman Uygur, Çin’in “eğitim kampı” olarak adlandırdığı kamplarda tutuluyor. Bazılarından yıllardır haber alınamıyor. Kamplardaki yapı en sıkı cezaevi sisteminden çok daha katı.
Tanıklardan ve kurtulanlardan alınan bilgi, bu kampların adının “eğitim”, amacının “beyin yıkama” olduğu yönünde. Nitekim kamplardan kurtulanlar kendilerine “sizin görüşleriniz problemli, sizin beyinlerinizi yıkacağız” söyleminin sürekli yapıldığını ifade etmişler.
Çin için “din ve dil kötü bir şey”. Uygurların dinini ve dilini yok etme üzerine odaklı bir siyaset izleniyor. Diğer bir ifadeyle amaç “etnik azınlıkları Çinli yapmak”. Yani “eğitim bahanesiyle kültürü yok etmek”.
Bahane “terörizm”
Çin’in bu kampları kurarken en büyük argümanı “terörizmle mücadele”. Çin, Uygurları “sadakatsiz” olarak nitelendiriyor. Terörizmle mücadele kavramı, tüm Uygur toplumunu içerisine alan ve her bir Uygur’u “terörist” gören bir anlayış taşıyor.
Çin’in bu yaklaşımı; içerisinde hiçbir silahlı mücadele içermeyen, Çin’in toprak bütünlüğünü savunan ama haksızlığa sesini çıkaran kişileri de içerisine alıyor.
Bölücü akademisyen!
Çin, Uygurları sanayi üretimi ve şehirleşme sürecinden uzak tutarak kırsal kesime sıkıştırıyor. Dolayısıyla yoksul bırakılmış, kalkınma içerisinde marjinalleştirilmiş, dönüşümün dışında tutularak kültürleri dondurulmuş bir Uygur toplumu yaratılmak isteniyor. Bu görüş Doç.Dr. İlham Tohti’ye ait.
Tohti, Pekin Milletler Üniversitesi’nde iktisat ve hukuk doçenti. Ne istiyor Doç.Dr. Tohti? Etnik gruplar arasında iletişim köprüsü olmayı, çağdaş dönüşüme giden yolda toplumların eşit ve beraberce yürümeleri için katkı sağlamayı… Pekâlâ, bunun neresi terör faaliyeti? Neden bunu sordum? Tohti, bu düşünceleri nedeniyle 2014 yılında Urumçi’deki Çin Bölgesel Mahkemesince yargılandı ve bölücülükle suçlanarak müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Tohti, Çin’deki toplumsal sorunların derinliklerine iniyor. Uygurların dışlanmasının Çin anayasası ve Bölgesel Milli Özerklik Yasalarının askıya alınmasından kaynaklandığı üzerinde duruyor.
Çin yönetimi, 1955 yılında “Uygur Özerk Bölgesi”ni kabul etmiş ve bu durum anayasanın güvencesi altına alınmış. Çıkartılan özerklik yasasıyla Uygurların kendi kendini yönetme hakkı sistemin bir parçası haline getirilmiş. Yasa kabul edilmiş olmasına rağmen pratikte tamamen rafa kaldırılmış durumda. Tohti, bölücülük yaparak!! bu yasanın tekrar yürürlüğe konmasını talep etmiş.
Nobel Barış Ödülü
İlham Tohti, kalemini bilimin ışığında kullanarak, diplomatik yollarla Uygurların anayasal haklarını savunan bir bilim insanı. Devletin asimilasyon politikalarıyla halkları zorla birleştirme politikalarının yanlışlığını vurgulayarak, Uygurların karşılaştığı sorunları Çin toplumuna, Çin yönetimine anlatmaya çalıştı. Suçu bu…
Tohti, herhangi bir şiddet kullanan grup içinde yer almadı, Çin yönetimine karşı bir örgüt kurmadı. Tam aksine kendisini “etnik ve kültürler arası iletişim köprüsü” olarak gördüğünü sürekli vurguladı.
Çin, yaşadığı toprakları Çin’in bir parçası gören ve amacı yalnızca anayasanın uygulanmasını isteyen Tohti’yi dikkate alsa bugün çok daha güçlü bir iç yapıyla ABD’ye daha güçlü bir meydan okuma yapabilirdi.
İlham Tohti’ye birçok ülke ve kuruluş tarafından uluslararası barış, özgürlük ve insan hakları ödülleri verildi. Sıra bu hürriyet ve barış insanını “Nobel Barış Ödülü”ne aday göstermeye geldi.
Adaylık için https://www.nobelpeaceprize. org/nobel-peace-prize/nomination/nomination-form bu linkteki formu doldurmanız yeterli.
Kazanan hürriyet ve barış olsun…
https://www.dunya.com/kose-yazisi/cinin-mandelasi/808740