Hakan Fidan’ın başucu kitabı Yi Jing’e bir çözümleme: Felsefe ve istihbarat heksagramında devlet idaresi
Lütfü Şahsuvaroğlu 01 Ocak 1970
Hakan Fidan’ın başucu kitabı Yi Jing’e bir çözümleme: Felsefe ve istihbarat heksagramında devlet idaresi
Dr. Lütfü Şehsuvaroğlu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ‘Başucu Kitabı’ diye tanıtılan Çin kültürünün ortak şaheserlerinden biri olan Yi Jing Değişimler Kitabı’nı yazdı. Anonim eserin MÖ 1150’lerde ortaya çıktığını belirten Şehsuvaroğlu, ilk çevirisinin 1854’lere kadar uzandığını belirtiyor.
Hakan Fidan’ın Başucu Kitabı diye tanıtılan bir kitap var. Yi Jing Değişimler Kitabı başlığını taşıyor. Çin kültürünün ortak şaheserlerinden… Anonim bir eser. MÖ 1150’lerde ortaya çıkmış birçok felsefeyi ve kehanetleri buluşturan bir kitap. Falcılığın beyin çatlatan trigonometrisi…
1897 yılında Oxford Üniversitesinden Sinolog James Legge, Max Müller’in desteğiyle 50 ciltlik Sacred Books of the East adlı eserin 16. Cildinde bu Çin klasiğini çevirdi. Konfüçyüs’ün de anlamak için yıllarını verdiği heksagramlardan ve onların yorumlanmasından oluşan bir metin. İki kısa ve bir uzun çizginin altı kattan oluşan ve onların çapraz yerleşimlerinden ortaya çıkan bir geleceği okuma, eldeki verilerle kehanetlerde bulunma ve tedbir alma ve öğüt sanatı… Bu sanatı uygularken de doğu düşüncesinin derinliklerinden süzülen yorumlarla bir felsefi metin de ortaya çıkıyor. Doğuşu Kral Wan ile oğullarının bir nevi siyasetnamesi ve yöneticilere rehber hazırlama düşüncesinden kaynaklanıyor gibidir. Legge ilk çeviriyi 1854’de yapmış ama sonra üzerinde çok çalışmış. Çeviri Kitabın başına bazı kadersizlikler de gelmiş. Suya düşmüş mesela…
Çin yazı karakterlerindeki sembolizm, eski şiirlerin rüzgârıyla da zenginleşiyor, kavramsal derinlik kazanıyor.
Kitabın eklerinde Konfüçyüs’ün ne kadar katkısı olduğu bugün de tartışma konusu…
Metafizik alemle ilişkiye geçebilmenin yolu birtakım sembolleri yorumlamaktan geçer. Ahlaki ve siyasi dersleri özellikle yönetici kesimin ilgisine sunmak için birtakım dizilişler, semboller önemlidir. Bunlara göksel anlamlar yüklemek yorumcunun maharetine kalmış.
Senkronizasyondan uyuma, fırtınalı yağışlardan kaostan durgunluğa… açıklanamayan birçok olayı yorumlamak eski söz birikiminden geleceğe dair varsayımlarda bulunmak…
Madem yüzyıllar boyu Çin’de insanların hayatlarını yönlendirmiş ve yöneticileri dersler çıkarmış ve çıkarımlar hediye etmişse bu kitap, bundan sonra da neden insanlığa kehanetler ve kültürel birikimler aracılığıyla beklentilere cevap yetiştirmesin?
Hıristiyan Batı emperyalizminin doruklarında misyonerlik faaliyetleri yanında bir nevi kültürel casusluk peşinde olan papazlarına bazı görevler vermiş olmalıdır. Legge de Müller de bunlar arasındadır aslında… Fakat misyonerlik yaparken yabancı bir kültürü anlamaya da çalışmak kaçınılmazdır.
Çin hanedanlıklarının başucu kitapları arasındadır Yi Jing …
Hikayesi çok uzun ve altından kalkabilmek için birkaç cilt yazılabilir.
Ana metinde geçen şekiller uzun çizgi ve kesik çizgilerden ibarettir. Bunların özetli 64 yerleşim biçimi vardır. Altı sıra halinde bir heksagram bunlar…Önce üç sıralı kavramlardan sonra da bunların altıya tamamlanmasından oluşuyor.
Alt alta üç çizgi mesela cennet ya da gökyüzü karşılığı. Tui yani su ise iki uzun çizgi üstünde yan yana iki çizgi… ateşi andıran şey iki uzun çizginin ortasındaki kesik çizgi… Kun yani toprak ise üç sıranın da ikişer kesik çizgiden oluşması…
64 adet şekli de yorumlarını da eklerini de ve çağdan çağa aktarılan bilgileri de okudum.
Hakan Fidan’ın niye başucu kitabı olduğunu sonunda bulduğumu sanıyorum. 64 şekil arasında bir tanesi vardı ki özellikle 15 Temmuz sürecindeki yöneticilere özel kehanetin veyahut falcılığın metafizik ürpertisini içeriyor.
Ji Ji heksagramı altta ateşten kurulu yani Li… İki uzun çizgi arasında yan yana iki kesik çizgi… Üstündeki üç sıra ise ortada uzun çizgi ile altında ve üstünde kesik çizgiler yani Khan: Yağmur…
Ateş ve yağmur…
Yorumu Yu Jing’e göre şöyle:
“Ji Ji küçük işlerde ilerleme ve başarıyı ima eder. Kararlı ve doğru olmakta avantaj olacaktır. Başlangıçta iyi talih olmuştur ancak sonunda düzensizlik olabilir.
1. İlk çizgi bölünmemiş, öznesini (bir sürücü gibi) tekerleğini geri çeken ya da kuyruğunu ıslatmış bir tilki olarak gösterir. Hata olmayacaktır.
2. İkinci çizgi bölünmüş, (öznesini) arabasının perdesini kaybetmiş bir kadın olarak gösterir. Peşine düşmeye gerek yoktur. Yedi gün içinde onu bulacaktır.
3. Üçüncü çizgi bölünmemiş, (öznesinin) Demon bölgesine saldıran Kao Zung’u andırdığını gösterir ancak üç yıl boyunca onu zapt edememiştir. Küçük insanlar bu tür girişimlerde kullanılmamalıdır.
4. Dördüncü çizgi bölünmüş, öznesinin teknesindeki sızıntılara karşı korunmak için paçavralar hazırladığını ve bütün gün boyunca tetikte olduğunu gösterir.
5. Beşinci çizgi bölünmemiş, öznesini öküz kurban eden doğudaki komşu gibi gösterir ancak bu, samimiyeti sayesinde kutsanan batıdaki komşunun (küçük) bahar kurbanına eş değildir.
6. En üst çizgi bölünmüş, öznesinin başına kadar suya batmış olduğunu gösterir. Durum tehlikelidir.”
Acaba bu tehlikeli durumdan nasıl çıkılacaktır? İşte burada bir istihbaratçı ve felsefeci desteğiyle bir hükümdarın ihtiyacı olan kehaneti ve onun güncelleştirilmesi süreci başlıyor.
Devamı şöyle gelişiyor çağlar içinde:
“LXIII. Ji olarak adlandırılan karakter, tamamlanma ya da başarıya ulaşma sembolü olarak kullanılır. İlk anlamı bir akarsuyu geçmektir ve ikincil anlam olarak da “yardım etmek” ile “tamamlamak” manalarını taşır. Bu iki karakter birleştirildiğinde yazarın zihninde olan şeyin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesini ifade eder. Bu çizgisel şekille ilgilenirken Kral Wan, sonunda dinlenip huzura kavuşan krallığın durumunu düşünüyordu. Devletin misi büyük ve tehlikeli nehri güvenle geçmişti. Krallığın sıkıntıları hafifletilmiş ve düzensizlikleri çözülmüştü. Peki, hâlâ yapılacak bir şey var mıdır? Evet, küçük şeylerde. Yeni hükümetin sağlamlaştırılması gerekmektedir. Yöneticisi, gürültü patırtı olmadan yapılanı sağlamlaştırmaya devam etmelidir; kararlılık ve doğrulukla hareket etmeli ve her zaman insan işlerinin istikrarsız olabileceğini aklında tutmalıdır. Heksagramın her çizgisinin doğru yerinde ve uygun bir ilişkiye sahip olması da ilerleme ve başarı mesajıyla uyumlu kabul edilir.
Heksagramın ilk çizgisi, girişimin başarıyla tamamlanmasının hemen sonrasını temsil eder; dinlenme ve sakin olma zamanıdır. En azından bir süre tüm hareketler durdurulmalıdır. Bu yüzden bir arabayı durdurmaya çalışan bir sürücü ve kuyruğunu ıslatmış bir tilki sembolizmi kullanılmıştır; tilki tekrar nehre girmeyecektir.İkinci çizgi zayıftır ancak doğru yerindedir. Ayrıca güçlü olan beş ile bir ilişkiye sahiptir ve harekete geçmeye hazır olması beklenebilir. Ancak doğru ve merkezi konumunda yer almakta olup başarı elde edildikten hemen sonra, ilerlemek yerine kendisini gizli ve geri planda tutması gerektiğini sembolize eden arabasının perdesini kaybetmiş bir kadını simgeler. Perdeyi bulmaya çalışmasın. “Yedi gün sonra” perdeyi bulacağı söylendiğinde bu,
Ji Ji döneminin tamamlanmış olacağı ve altı çizgi geçildikten sonra eylemin uygun olacağı yeni bir dönemin başlayacağı anlamlarına gelir.
Alt trigramın üstündeki güçlü olan çizgi üç, öznenin güçlü bir girişim üstlendiğini öne sürer. Yazar, Shang Hanedanı’nın en yetenekli hükümdarlarından biri olan Wu Ting’in (MÖ 1364-1324) kurbanlık adı olan Kao Zung’u düşünür. Wu Ting, orta eyaletlerin kuzeyindeki soğuk ve ıssız bölgelere karşı bir sefer düzenlemiştir.
Bir sonraki heksagramda tekrar anılmaktadır. Bu girişimi iyi ve başarılı olmuş olabilir ancak zahmetlidir ve paragraf bir uyarıyla sona ermektedir.Dördüncü çizgi zayıf olup su trigramına ilerlemiştir. Öznesi, sembolizmin trigramın doğasıyla muhtemelen ilişkili şekilde temkinli olacak ve kötülüğe hazırlıklı olacaktır.”*
Doğru yerde ve merkezi konumda olarak bir başlangıç tayin etmek ve ardından gizli ve geri planda bulunma manevrası…
İstihbarat ve felsefenin bu dansı, her karizmayı kendine ram eder. Başta olmak isteyenin ateş ve hareketten yani şiddetli yağıştan sonra elde edeceği durgunlukta bütün hareketlerin de durdurulmasını istemesinden daha tabii ne var?
Kötülüğe hazır olma devresinde ise kitap şöyle devam ediyor heksagram yorumuna:
“Doğudaki komşu beşinci çizginin öznesi, Batıdaki komşu ise ilişkilendirilmiş olan ikinci çizginin öznesidir. Doğu Yang ve Batı Yin olarak kabul edilir.”
Kitaba göre beşinci çizgi güçlü, ikinci çizgi ise zayıftır. Güce karşı sabırlı ve temkinli olmak gerekir.
“Biri değerli sunular sunar, ancak ikincisi mütevazı sunular sunar. Onun küçük sunusu daha kabul edilebilir olandır.”
En üst çizgi zamanla farklı yorumlanabilir. Tehlike trigramıdır. Khan’ın dış kısmıdır. Yukarıdan eylemi şiddetli ve tehlikelidir. Başından aşağıya suya yahut yağmura yahut bombalara gömülü bir dimağı vardır. Bombalara, dolarlara, enflasyona, uçaklara, kalabalıklara, söz taarruzlarına mesela sosyal medya yağışlarına…
Alttaki çizgi ve en alttaki ateş sembolleri onları durdurmaya etkisini azaltmaya kâfi gelecek midir?
Burada belki de toprak emiciliğine ihtiyaç var. Ama heksagramda toprak niye yok?
Toprak emiciliğini ve her duruma karşı ayakta kalma kalabilme kabiliyetini sergileyen, evlatlarını dahi yiyerek sergileyen bir sözde derin devlet mekanizması mesela… Ya da yerli ve milli söylemlerinin karşıtları bile kendine ram eden esnekliği, absorve etme kabiliyeti ve “devlet aheste gerektir” fenomeni…
Kitabın ekler bölümünde daha da heyecanlanıyor insan:
“Ateş ve suyu temsil eden trigramlar üst üste gelerek JiJi’yi oluşturur. Üstün insan, buna göre gelebilecek kötülüğü düşünür ve önceden buna karşı tedbir alır.
Darbenin önceden sezilmesi ve karşı tedbirlerin ve işlerin planlanması…
“Tekerleği geri çeker, doğru plan ve sıfır hata…
Yedi gün içinde onu bulacaktır.
Onu yormak için üç yıl boyun eğdirmeye çalışır, bu onu yormaya yetecektir.
Hep tetikte olacaktır.
Doğudaki komşunun bir öküz kurban etmesi batıdaki komşunun küçük bir kurbanına denk değildir.
İkisinden de büyük talih…”
Ekleriyle birlikte sadece bir tek heksagramın yorumu böyle. Buna benzer 64 şeklin ve bunların çapraz ilişkiler ağının nice atraksiyonlarıyla oyun içinde oyunları sahneye koyacağının sürpriz olmaması gerekir. Doğu ve Batı komşuların ise bu heksagramları çoktan çözdüğünü söylemeye hacet var mı?
Ama yine de Ji Ji Heksagramı yorumcusuna ve takipçisine bir talih bahşediyor tabiî…
Peki bu durum nasıl sürdürülebilir?
Çünkü altıncı sıradaki durum vehim ve kuşkuları da, beklenmedik yağışları da saklıyor sanki…
Ben yine de Yi Jing falcılığından Bizim Yunus’un anlambilimine ve Hacı Bayram’ın varoluşçuluğuna sarılmanın daha ecdat yadigârı gerçeklik olacağını savunurum.
Hakan Fidan’a da tavsiyem: Derviş Yunus’un “Bir ben vardır bende benden içeru” mısraının derinliğine yabancılaşmamasıdır. Bir de Hacı Bayram’ın:
“Çalabım bir şâr yaratmış iki cihan âresinde
Bakıcak didar görünür ol şârın kenaresinde
Nâgehan ol şâra vardım, ol şârı yapılır gördüm
Ben dahi bile yapıldım taş u toprak âresinde”
Sözlerinin arkasından gelen o şehirden atılan okların nasıl ciğere battığı anlaşılsa eyi olur.