« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

02 Oca

2023

Ahmed Arifî Paşa

1830 – 1895 01 Ocak 1970

Devlet adamı, bürokrat, vezir, sadrazam, mütercim (D. 1830, İstanbul – Ö. 1895, İstanbul). İkinci Abdülhamid döneminde Sadrazamlık görevinde bulunmuş Osmanlı vezirlerindendir. Elçilik ve Hariciye Nazırlığı etmiş olan Şekip Paşa’nın oğludur. Doğum yeri olan İstanbul’da hususî dersler aldı ve Fransızcayı da yaşlarda öğrendikten sonra Divan-ı Hümayun Kalemine girdi. 1847’de Viyana Elçiliği Kâtipliği ile hariciye memurluğuna başlayarak Avusturya’ya gitti. Viyana’da bulunduğu iki yıl zarfında Almanca da öğrendi. Âli Paşa ile birlikte ve onun Başkâtibi sıfatı ile Viyana ve Paris kongrelerinde bulunmak gibi devletin birçok mühim işinde görevler üstlendi.

Bu görevleri yanı sıra Divanı Hümayun tercümanlığında, Viyana ve Paris Elçiliklerinde, Hariciye, Maarif ve Adliye Nazırlıklarında bulundu. Ayan Meclisi ilk açıldığı zaman onun da âzalığına tayin edildi. 1879’da getirildiği Sadrazamlıkta ise ancak iki ay yirmi dört gün kalabildi.

Dürüst ve vazife sever bir devlet adamı olarak tanınmış olmakla beraber, memuriyetlerinde mühim sayılabilecek bir faaliyeti yoktur denebilir. Sadrazamlıktan azlinden sonra Şûray-ı Devlet Reisliğinde, üçüncü defa Hariciye Nazırlığında bulundu ve başka memuriyetlere de getirildi. İstanbul’da öldü, Eyüp’te babasının mezarı yanına gömüldü.

Michaud’nun Histoire des Croisades’ını Ali Paşazade Ali Fuat Bey ve Edhem Pertev Paşalarla birlikte tercümeye başlamışlar ve eserin küçük bir parçasını da neşretmişlerdi. Diplomatik terimlerin Türkçeye çevrilmesinde hizmeti görülmüştür. İyi siyasî notalar yazdığı da rivayet edilir.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

20 Ağu 2026

Nadan, Ömer Seyfettin’in o enfes hikâyesinde, ta uzak yerlerden getirilip, kasten zindanda yanınıza atılıp, günler geceler boyu ahmaklığın şahikasına çıktıktan sonra, kara zindanı da büsbütün zehir ederek canınızdan bezdirip, tamam lanet olsun, mührü kabul ettim, tek bu nadandan kurtulayım dedirten çoban gibi illâ dağlarda keçi peşinde seğirtmez ya.

Halim Kaya

17 Ağu 2026

İdris Savaş

17 Ağu 2026

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

17 Ağu 2026

M. Metin KAPLAN

27 Tem 2026

Kemal Girgin

08 Haz 2026

Nurullah KAPLAN

17 Kas 2025

Efendi BARUTCU

25 Haz 2025

Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 319,41 M - Bugn : 179337

ulkucudunya@ulkucudunya.com