« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

03 Eyl

2018

Döviz hutbesini ahali nasıl değerlendirir?

Mehmet Ocaktan 01 Ocak 1970

Bayram vesilesiyle toplumun farklı sosyolojik kesimleriyle yaptığım temaslar, görüşmeler son dönemde toplum davranışlarındaki değişimi okuma açısından adeta bir laboratuvar niteliği taşıyor.

Dört günlük bayramın ilk gününü İstanbul’da, geri kalan üç gününü ise Bursa’da bayramlaşmalar ve dost ziyaretleriyle geçirdim. Dostlukların, akrabalıkların zenginleştiği bu bayramların, toplumdaki dayanışma ruhunu da güçlendirdiği muhakkak.

Galiba biraz da gazetecilik mesleğinin kazandırdığı bir özellik dolayısıyla, insanların ülkedeki gelişmeleri nasıl değerlendirdiğini ve ne tür tepkiler verdiğini yakından gözlemleme merakı benim için de geçerli. Bayramda yaşadığım küçük bir örnek, eminim meramımı anlatmak açısından son derece açıklayıcı olacaktır. Bayramın dördüncü günü Cuma namazından çıkarken beni gazetecilikten tanıyan bir beyefendi yaklaştı ve birlikte bir kahve içmeyi teklif etti.

***

Sanırım biraz acelesi vardı, dolayısıyla kahveler gelmeden kitabın tam ortasından mevzuya daldı. Bu arada, meselenin vuzuha kavuşması açısından sohbeti Cuma hutbesiyle irtibatlandırmak durumundayım. Epey bir süredir pek tanık olmadığım bir üslupla imam, Cuma hutbesinde son günlerde yaşadığımız döviz krizini anlattı. Ve tabii ki meseleyi dış düşmanlara bağladı. İmam efendi Batılıların döviz artışıyla Türkiye’yi ekonomik olarak kuşatmayı hedeflediklerini ve milletçe sergileyeceğimiz dayanışma örneği ile bu Batı saldırısını da püskürteceğimizi, tarihte bu mücadelenin sayısız örneğini verdiğimizi söyledi.

İşte kahve sohbeti yapmakta olduğumuz beyefendinin merakı da tam bu noktadaydı. Dedi ki: “Mehmet bey, imam da döviz hutbesi okuduğuna göre galiba ekonomide işler pek iyi gitmiyor, ne dersiniz?” Tabi ki ben bu soruyu cevaplamak yerine, esas onun meseleyi nasıl gördüğünü merak ettiğimi söyledim. Zira, günlük hayatta sorunları doğrudan yaşayan insanların değerlendirmelerinin, pek çok ekonomik analizden daha kıymetli olduğu kanaatindeyim.

Nitekim sohbetin koyulaştığı bir noktada sohbet ortağımın şu ifadeleri açıkçası son derece anlamlıydı: “İmam efendi hutbede ekonomik savaştan, Batılıların Türkiye’ye düşmanlığından bahsetti ama, nedense mevduat faizlerin yüzde otuzlara dayandığından hiç bahsetmedi. Bu öylesine tehlikeli bir durum ki, biz bunları 90’lı yıllarda yaşadık, o yıllarda faizdeki çılgın artış enflasyonu tetikledi ve ülke olarak sonunda duvara dayandık.”

***

Evet vatandaşın analizi bu... Elbette o bir ekonomist değil, sadece tecrübelerine dayanarak bugünü okumaya çalışıyor. Dolayısıyla söylediklerini kesin bir veri olarak kabul edemeyiz. Ama halk irfanını da dikkate almakta yarar olabilir.

Ancak benim esas zihnimi karıştıran imamın döviz hutbesi okuması... Anladığım kadarıyla aynı gün Türkiye’deki bütün camilerde aynı döviz hutbesi okunmuş. Eminim Diyanet böyle bir hutbenin farklı toplum kesimlerinde nasıl algılanacağını dikkate almıştır. Zira başka bir camide aynı döviz hutbesini dinleyen bir köy muhtarının şu sözleri daha farklı bir fotoğrafı ortaya koyuyor. Muhtar köylü şivesiyle diyor ki: “Mehmet bey, bu gavulla zaten bize düşman. Emme biz napciz bana bi deyive... Ben inek satcin dolara mı yatırin, Alaman parasına mı?”

Açıkçası muhtar da meselenin seyrini görüyor, ancak imamın dövizdeki tehlikeye dikkat çekmesi kafasını karıştırmış, bu yüzden de parasını korumanın derdine düşmüş. Galiba döviz işini hutbe konusu yaparak camilerde tartışılır hale getirmek çok doğru bir yol değil. Çünkü dövizdeki artışın, bir memleket meselesi olarak Cuma hutbelerinin konusu haline gelmesi, ister istemez insanların zihninde ‘derin bir kriz var’ algısı yaratacaktır.

Halim Kaya

22 Haz 2026

Ülkücü camianın kitap okuyanları Alparslan Türkeş, Dündar Taşer, Galip Erdem, Erol Güngör, Necmettin Hacıeminoğlu, Nihal Atsız gibi milliyetçi düşünürler hakkında hemen hemen her yazılanı okuduğu gibi bende sözkonusu isimler hakkında yazılan her yazı veya kitaba sahip olup okumayı bir alışkanlık haline getirdim.

İdris Savaş

22 Haz 2026

M. Metin KAPLAN

15 Haz 2026

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

15 Haz 2026

Kemal Girgin

08 Haz 2026

Yusuf Yılmaz ARAÇ

26 May 2026

Nurullah KAPLAN

17 Kas 2025

Efendi BARUTCU

25 Haz 2025

Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 304,87 M - Bugn : 280514

ulkucudunya@ulkucudunya.com