« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

30 Tem

2018

Brunson’la takas fikri kimden çıktı

Aslı Aydıntaşbaş 01 Ocak 1970

Tutuklu bulunan ABD’li rahip Andrew Brunson’un durumuyla ilgili Washington ve Ankara arasında birkaç aydır devam eden pazarlıklara geçen yazımda değinmiştim. Nedendir bilmiyoruz, iki başkent prensipte anlaşmışken son dakikada iş yattı. Anlaşma, Andrew Brunson’un serbest kalarak ülkesine dönmesi karşılığında New York’taki davada ceza alan Halkbank yetkilisi Hakan Atilla’nın Türkiye’ye iadesiydi. Ama olmadı. Ankara, ABD’nin adım atmadığını, Washington ise son dakikada Türkiye’nin ek taleplerle geldiğini iddia ediyor.
Her durumda ciddi bir kriz.
Ben Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Brunson meselesinde “topagirmemesini” yani ABD Başkanı ya da Başkan Yardımcısı’na cevap vermekten imtina etmesini, hâlâ iki ülke arasında bir pazarlık marjı olduğu şeklinde yorumluyorum. Bu yönde bir başka sinyal de Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın dünkü Daily Sabah gazetesinde “ABD yönetimininTürkiye’nin güvenlik endişelerini anlaması durumunda bu ilişkiyi kurtarmak ve ileri götürmek hâlâ mümkün olabilir” ifadesi. (Kalın, perde arkasında Almanya ile krizin aşılması ve Deniz Yücel’in iadesi konusunda da önemli rol oynamıştı.)
Demek ki hâlâ devam eden pazarlıklar var.
Tabii bu, 23 yıldır Türkiye’de yaşayan Andrew Brunson’un tutuklanmasına neden olan iddiaların uyduruk olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Burada dava detaylarına uzun uzadıya girecek yer yok. Ancak hepimiz artık yargının nasıl işlediğini iyi-kötü biliyoruz. Cumhuriyet gazetesi yazarları da öğlen lahmacunısmarlamak için aradıkları telefonda ByLock olduğu iddiasıyla ‘FETÖ’yedestekten’ bir yıla yakın cezaevinde kalmıştı. Şaşırmamak lazım.
Ancak otoriter bir rejimin bile kendi içinde mantıklı olması lazım. Örneğin Deniz Yücel’in Almanya’ya iadesi, Türkiye’ye yönelik savunma ambargosunun kalkması ve Almanya ile ilişkilerin normalleşmesine vesile olmuştu. Asla kirli pazarlıkları onayladığım için söylemiyorum; ancak bu tarz ‘al-ver’in devlet için bir mantığı olmalı.
Brunson işinin ise bu noktadan sonra Ankara açısından getirisi değil götürüsü var.
Tabii burada haksızlık yapmamak adına önemli bir bilgi paylaşmak isterim. Brunson üzerinden takas pazarlığı fikri, ilk olarak Ankara’dan değil, RezaZarrab ABD’de tutuklandıktan sonra avukat olarak tuttuğu eski New YorkBelediye Başkanı Rudy Giuliani’den çıkmıştı. Diyebiliriz ki, ortalığı bulandıran Giuliani oldu. Tevatür o ki, ‘Trump’un dostu’ kartvizitiyle Ankara’ya gelip Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan randevu talep eden Giuliani, ‘Brunson karşılığı Zarrab’ fikrini ortaya atan isimdi. O zamana kadar kimsenin aklında takas yoktu. Tahminim, Erdoğan’ın ‘Al papazı ver papazı’ cümlesini kullanması da, bu gezinin hemen ardından oldu. Aradan geçen zamanda Zarrab çoktan FBI ile anlaştı, güme giden Hakan Atilla oldu. Daha sonra Brunson Amerikan kamuoyunda önemli bir sembole dönüşünce, Amerikalılar takas işini Hakan Atilla ile yapmayı teklif etti.
Ancak sürecin çok uzaması ve havada uçuşan tehditler, bugün itibarıyla tehlikeli bir durumla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.
Ankara tarafından Türk-Amerikan ilişkilerinde bir al-ver vesilesi olarak görünen olay, artık pimi çekilmiş bir bomba. Türkiye açısından sorun net. Zaten Beyaz Saray, silah şirketleri ve ABD Dışişleri Bakanlığı dışında Washington’da Türkiye’deki hükümetin pek seveni yok. Kongre ve kamuoyu, çoktandır karşısında. Şimdi Ankara, Beyaz Saray ve Trump’la da arayı bozuyor.
ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı Mike Pence’in Twitter’dan yazdıklarına bakılırsa, bunun bir adım ötesi ‘yaptırım’. Belli ki Trump ve Pence’in söz ettiği, Kongre’deki F-35 ya da S-400 yaptırım tasarıları değil, bambaşka bir durum.
Ezcümle; iki taraf da ateşle oynuyor.

Halim Kaya

22 Haz 2026

Ülkücü camianın kitap okuyanları Alparslan Türkeş, Dündar Taşer, Galip Erdem, Erol Güngör, Necmettin Hacıeminoğlu, Nihal Atsız gibi milliyetçi düşünürler hakkında hemen hemen her yazılanı okuduğu gibi bende sözkonusu isimler hakkında yazılan her yazı veya kitaba sahip olup okumayı bir alışkanlık haline getirdim.

İdris Savaş

22 Haz 2026

M. Metin KAPLAN

15 Haz 2026

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

15 Haz 2026

Kemal Girgin

08 Haz 2026

Yusuf Yılmaz ARAÇ

26 May 2026

Nurullah KAPLAN

17 Kas 2025

Efendi BARUTCU

25 Haz 2025

Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 304,92 M - Bugn : 339084

ulkucudunya@ulkucudunya.com