« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

08 Kas

2016

Diktatör miktatör

Aydın Engin 01 Ocak 1970

Cumhurbaşkanı yine inciler saçtı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi fahri doktora töreninde konuştu. Fahri doktora törenlerine katılıp sağlıktan da, bilimden de söz etmeksizin Türkiye’nin, hatta Ortadoğu’nun hemen bütün sorunlarını, üstüne görüşlerini uzun uzun anlatan bir cumhurbaşkanı daha önce sanırım görülmemiştir. Anlaşılan muhtarları bulamayınca “Bari fahri doktora verilenlerin törenine gideyim, orada konuşayım” demiş. Eh konuşmadan gün geçirmemeye yeminli biri için bu da iyi bir bahane...

Bana gelince...

Gözaltındaki tembellik günleri biter bitmez gazete yazıişlerinde aşırı yoğun bir çalışmanın göbeğine düştüm. “Abi” dediler ama acımadılar, işe koştular. Buna bir de gün boyu telefona yağan ve yürek ısıtan “Geçmiş olsun” dileklerini ekleyin. O yüzden cumhurumun başkanının o her satırı ilgi çeken ama uzun mu uzun konuşmasının tümünü buraya aktaramam.

Ama Avrupa’dan yükselen eleştirilere karşı verdiği cevabı da atlayamam. Şöyle dedi:

“Bana diktatör miktatör demişler hiç umurumda değil; bir kulağımdan girer, ötekinden çıkar!”

Bir kulağından girdiği belli. Keşki öteki kulağını tıkasaydı da o eleştiriler çıkıp gitmeseydi. Çünkü o eleştiriler demokrasinin doğup büyüdüğü topraklardan geliyor.

Batı’nın gözü kapalı hayranlarından değilim. 12 Eylül faşizminin ülkemizde kol gezdiği günlerde “büyük ekonomik pazarları” Türkiye’ye bir türlü ciddi bir tavır alamadıkları günlerin dolaysız tanığıyım. Ama Avrupa benim için “ulusötesi şirketlerin” çıkarlarına öncelik tanıyan siyaset cambazları anlamına gelmiyor. Avrupa denince ben o toprakların çocuğu Karl Marx’ı anlarım; hınzır zekâsıyla Bertold Brecht’i anlarım; sivri diliyle taçlanan siyasal mizahın ustası, özgürlük ve demokrasi savunucusu Kurt Tucholsky’i anlarım...

Hepsini saymaya kalksam bu köşenin değil, bu gazetenin değil, onlarca ciltlik ansiklopedinin yetmeyeceği anti-faşist direnişçileri, özgürlüklerin ateşli savunucularını, demokrasiyi derinleştiren, zenginleştiren düşünürleri, siyaset ustalarını anlarım.

Onların sözleri bir kulaktan girip öteki kulaktan çıkarsa, olan o kulakların sahibine olur. Demokrasiyi sandıktan çıkan oylara indirgeyen, kendine oy veren seçmen kitlesini milletin tümü sanan sığ düşüncelerin sahipleri bugün kendilerini muktedir sanırlar, ancak tarih onları öyle anmaz.

***

Bu çok özel ve zorlu günlerde bir günlük gazetenin koşuşturması içinde bir de Tırmık yazmayabilirdim. Ama “Bunlar acep bana niye diktatör diyorlar. Onlara bunu dedirtecek ne yaptım acaba” diye derin derin (hatta kara kara) düşüncelere dalması gereken birinin “Diktatör miktatör” gibi mahalle kahvesi üslubuna geçip ardından giren ve girdiği gibi çıkan kulaklardan söz edilmesini yazmadan da duramazdım.

Biliyorum böylesi ayaküstü eleştiriler yerine Türkiye’nin çok şiddetli ve 100 yıllık yörüngesinin tam tersi doğrultudan bir eksen değişikliğine gidişine ilişkin okkalı bir analiz yazmak vardı ama bu koşullarda zor. Hele beni işe koşan yazıişlerinin acımasız saldırısından kurtulayım, belki öyle bir yazı döktürmeye çabalarım. Bugünlük bununla idare edin.

Kemal Girgin

27 Nis 2026

Türk tarihi, yalnızca zaferlerin, devletlerin, savaşların ve büyük hükümdarların tarihi değildir. Türk tarihi aynı zamanda kuşatmalardan çıkışın, felaketlerden dirilişin, esareti reddedişin ve her defasında yeniden yol buluşun, çıkışın tarihidir.

İdris Savaş

27 Nis 2026

Halim Kaya

16 Nis 2026

M. Metin KAPLAN

29 Mar 2026

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

29 Mar 2026

Yusuf Yılmaz ARAÇ

02 Mar 2026

Nurullah KAPLAN

17 Kas 2025

Efendi BARUTCU

25 Haz 2025

Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 287,43 M - Bugn : 24333

ulkucudunya@ulkucudunya.com