« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

28 Eyl

2015

Türk milliyetçileri, milliyetçilik karşıtlarıyla beraber olamaz!

Ahmet B. Ercilasun 01 Ocak 1970

Milliyetçilik, milleti sevmek ve onu yükseltmek ülküsünü taşımak demektir. Elbette millet kavramı konusunda farklı görüşler vardır. Fakat nihai olarak bir Türk milliyetçisi, kendisini Türk hisseden herkesi Türk milletinden kabul eder. Bir millete ait olmanın en son ve temel şartı, ferdin kendisini o millete mensup hissetmesidir. Buna "mensubiyet duygusu" adı verilir. Mensubiyet duygusunu yaratan da insanlar arasındaki ortaklıklardır. Soy, dil, tarih, kültür, devlet, vatan, din, âdet ve gelenek vb.. ortaklıklar. Ancak bunların hepsinin bir arada bulunması gerekmez. Bazen bunların birisi dahi, mensubiyet duygusu için yeterli olabilir. Bazen de birinin farklı olması, insanı mensubiyet duygusundan uzaklaştırabilir. Sağlam ve sahici bir "millî eğitim"e sahip olan devletler, eğitim sayesinde, vatandaşları arasında aynı millete mensup olma şuurunu sağlayabilirler, güçlendirebilirler.

Türk milliyetçilerinin çok büyük bir çoğunluğu, yüzyıllara dayanan tarih, kültür, din, devlet ve vatan ortaklığı sebebiyle ülkemizdeki bütün etnik unsurları Türk milletinden kabul etmişler, hepsini "Türk" adı altında birleştirmişlerdir. Bunun asimilasyonla, inkârcılıkla filan ilgisi yoktur. Bu ortak tarihimizin tabii bir sonucudur ve devletimizin uluslararası kuruluş belgesi sayılan Lozan Antlaşması'nda da bu şekilde yer almıştır. Ve yine ortak tarihimizin bir sonucu olarak bütün anayasalarımızda devlete "vatandaşlık bağı ile bağlı olan" herkes Türk kabul edilmiştir.

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız birleştirici anlayış, 13 yıldır Türkiye'yi idare etmekte olan iktidar tarafından yok edilmeye çalışılmıştır. Milletimizin adı olan Türk kavramının birleştirici bir üst kimlik olduğu inkâr edilmiş ve Türk kavramı, "millet" seviyesinden "etnik kimlik" seviyesine indirilmiştir. 13 yıllık iktidarın başı bütün konuşmalarında "Türk, Kürt, Çerkez, Abaza, Boşnak, Gürcü..." diyerek milletimizin adı olan "Türk"ü etnik bir kavram kabul etmiştir. Ülkemizdeki insanları soylarına göre ayırmış ve bizzat kendisi "millet"i böylece "soy" şartına bağlayarak "ırkçılık" yapmıştır. Bu söylem kendilerini ayrı millet sayan bölücü gruplara cesaret vermiş ve onlar da "farklı millet olma"nın gereğidir, diyerek ana dilde eğitim, özerk bölge, özerk yönetim, hatta federasyon ve bağımsızlık istemişlerdir. Başka bir ifadeyle bu talepleri zaten öteden beri dile getiren bölücüler, iktidarın söylem, tutum ve uygulamalarından yararlanarak ayrılıkçı isteklerinin bir hak olduğuna geniş bir kamuoyunu inandırmışlardır.

13 yıldır Türkiye'yi idare eden partinin çekirdek kadrosu aslında ideolojik olarak Türkçedeki anlamıyla "millet" olgusuna karşıdır. Onlar için Türk milletinin birliği değil, İslam birliği esastır. Uyguladıkları dış politika da bunun neticesidir. Selefî İslamcılığı gaye edinen İhvancılarla beraberlikleri de bu düşüncelerinin bir sonucudur. Hedeflerinin Türk milliyetçiliği değil, İslamcılık olduğu pek çok konuşmalarıyla sabittir.

Son aylarda AKP iktidarı ve onların kurucu genel başkanı, PKK terörüne karşı millî söylemler kullanmaya ve millî simgeleri öne çıkarmaya başlamıştır. 13 yıllık yönetimi boyunca Türk milliyetçiliğine karşı olan iktidarın bu tutumuna elbette Türk milliyetçileri aldanmaz, aldanmamalıdır.

17 Şubat 2013'te Midyat'ta "Biz her türlü milliyetçiliği ayaklarının altına almış bir iktidarız" diyenlerle Türk milliyetçileri beraber olamaz!

TRT'de Kurmançça kanal açarak bölücüler için standart bir dil yaratmaya sebep olanlarla Türk milliyetçileri beraber olamaz!

Atatürk'ün "Ne mutlu Türk'üm diyene!" sözüne karşı olanlarla Türk milliyetçileri beraber olamaz!

"Türk'üm, doğruyum, çalışkanım..." andını okullardan kaldırarak âdeta Türk, doğru ve çalışkan olmayı reddedenlerle Türk milliyetçileri beraber olamaz!

Bölücülerle görüşmeler yaptıkları, Oslo, Habur, Dolmabahçe rezaletleriyle gün gibi ortada olan bir iktidarın mensuplarıyla Türk milliyetçileri beraber olamaz!

Ve elbette Türk milliyetçileri, milliyetçilik karşıtlarıyla asla beraber olamaz!

Halim Kaya

01 Eyl 2026

Gültekin Çavuşoğlu ismini daha önce hiç duymadım, ya da duyduysam da şimdi hafızamda hatırlayacak bir bilgi yok. Başbuğ Alparslan Türkeş’in ülkücü edebiyatın yazarları tarafından pek yeterince işlenmiş olduğunu düşünmediğimden ve gerekli değerin verilmediğini düşündüğümden “Başbuğ Alparslan Türkeş İle Hatıralarım” adlı bu kitabı görünce hemen aldım.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

24 Ağu 2026

Yusuf Yılmaz ARAÇ

20 Ağu 2026

İdris Savaş

17 Ağu 2026

M. Metin KAPLAN

27 Tem 2026

Kemal Girgin

08 Haz 2026

Nurullah KAPLAN

17 Kas 2025

Efendi BARUTCU

25 Haz 2025

Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 324,34 M - Bugn : 193869

ulkucudunya@ulkucudunya.com