« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

ERBAKAN HOCA

04 Eyl 2008

SONRAKİ YAZI

NE KAPATMA NE DARBE!

06 Ağu 2008

Nurullah KAPLAN

20 Ağu

2008

RENKLİ DEVRİMLERİN DÖNÜM NOKTASI: GÜRCİSTAN

20 Ağustos 2008

İkinci Dünya Savaşı sonrasında, Yalta'daki paylaşım çerçevesinde kurulmuş olan iki bloklu dünya düzeni Rusların Sovyet imparatorluğunu feshetmelerine kadar sürdü. Gorbaçov'un ilan ettiği perestroika ve glasnost, ABD ile tırmanan silahlanma yarışında uzay savaşları projesi ile sürüklendiği iflasın neticesi mi yoksa, Rusya'nın daha fazla taşıyamayacağı Sovyet uydu devletlerinden, vazgeçtiği safralardan kurtulma projesinin neticesi midir? Bu sorunun cevabı her iki alternatiften hangisini ihtiva ederse etsin; ister bir mecburiyetin, isterse bir tercihin sonucu olsun, nihayetinde yaşayan tek imparatorluğa ve iki bloklu dünya düzenine son vermişti.

Sovyet imparatorluğunun yıkılması, Demirperde'nin çökmesi, Varşova Paktı'nın dağılması ile ABD'nin önünde tek kutuplu, hatta tek devletli yeni bir dünya düzeni kurabilmenin kapıları da açılmış oldu. Kaldı ki ABD tek kutuplu bir dünya için hazırlıksız da değildi. Hızlandırdığı silahlanma yarışının, Sovyetlerin iflası ile sonuçlanabileceğine dair hesapları, kendilerini tek kutuplu bir dünya için nelerin yapılması gerektiğine kadar götürmüştü.

ABD'nin küresel güç olarak kuracağı yeni dünya düzeninin teorisyenliğini yapanlardan Zbigniew Brzezinski "Büyük Satranç Tahtası " adını verdiği kitapta ABD'nin izleyeceği politikaları deklare etmişti. Satranç tahtasına benzettiği dünya üzerinde merkez olarak Avrasya'yı gösteren Brzezinski'ye göre Avrasya'ya hâkim olan dünyaya da hâkim olurdu. 19.yy ikinci yarısından itibaren Rusya ile İngiltere arasında sürüp giden "Büyük Oyun" ya da Rusların deyimiyle "Gölgelerin Turnuvası", İkinci Dünya Savaşı'nın galipleri arasında yer almasına rağmen İngiliz imparatorluğunun Avrasya'dan çekilmesi ile Sovyet Rusya lehine sonuçlanmıştı.

Sovyetlerin dağılması ile birlikte Brzezinski'nin işaret ettiği gibi ABD Avrasya'da hâkim olabilmek için hamle üzerine hamle yaptı. Bölgede, ilişki kurabildiği "hükümetler" vasıtasıyla "üs"lenirken bir yandan da renkli devrimlerle kendisine yakın hükümetler tesis etti. Ukrayna ve Gürcistan'ı tamamen kendi yörüngesine çekerken Özbekistan, Kırgızistan ve Moğolistan'da da kendisi için başarılı sayılabilecek operasyonlar gerçekleştirebildi.

Gorbaçov ve Yeltsin döneminde küresel sermayenin rahatlıkla yerleşebildiği Rusya'da, derin devletin karşı hamlesi ile işbaşına getirdiği Putin, Yeltsin'in istifasının ardından 2000 yılında devlet başkanlığına seçildi. 90'lı yıllarda özelleştirme adı altında küresel sermayenin ele geçirdiği büyük şirketleri geri almakla işe başladı. Sermaye gücü küreselcilerin elindeydi ama, Putin 1975den beri çalıştığı KGB'nin metotlarını ve başkanlığını yaptığı İç İstihbarat Servisi FSB'nin imkanlarını kullanarak hem Rus oligarklarını hem de onların küresel patronlarını hizaya getirdi. Büyük şirketleri güvendiği işadamlarına bırakırken, özellikle enerji kuruluşlarını devlet kontrolüne teslim etti.

Putin'in gayretleri, enerji fiyatlarındaki artışların Rus ekonomisine katkısı, küresel sermayeye karşı oluşan tepkiler, Avrupa ülkelerinin AB ve ABD arasında bölünmesi ama en önemlisi de Rusya'yı devlet gibi idare edecek devlet adamlarını işbaşına getirebilen bir derin devletinin olması, yirmi yıllık aradan sonra Rusya'yı yeniden bir dünya gücü haline getirmiş durumda.

Rusya'nın Çin ve Hindistan ile bir blok oluşturmasını engellemek ve Avrasya'daki etkisini zayıflatmak maksadıyla, Pakistan ve Afganistan'ı NATO güçlerini de kullanarak kontrol etmeye, öte yandan Ukrayna ve Gürcistan'ı NATO'ya dâhil ederek Kafkasya'ya iyice yerleşmeye çalışan ABD'ye karşı Gürcistan üzerinden verdiği cevap ile Rusya "Yeni Büyük Oyun"da baş aktör olarak yerini aldı.

Gürcistan'da yaşanan çatışmalar renkli devrimlere verilen ilk ciddi cevap oldu. Muhtemeldir ki, Sorosvari bir operasyonla iş başına getirilen Saakaşvili halefleri gibi istifa etmek zorunda kalacak ve Gürcistan üzerindeki Rus nüfuzu artacaktır. Rusya'nın başlattığı askeri müdahale, bundan böyle küresel sermayenin finansal operasyonlarının karşısında askeri güçler olacağının işaretini vermekte. Dünya üzerindeki egemenlik mücadelesi son çeyrek yüzyılda kazandığı "finansal" karakterini yeniden "klasik" usullere bırakmak zorunda kalabilir. Truva atı olarak kurgulanmış sivil(?) toplum örgütleri ve kitle iletişim araçları yoluyla devşirilen renkli Soros devrimleri o kadar kolay değil artık!


Yazarın tüm yazılarını okumak için tıklayınız.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

07 May 2019

Particiliğe gelince; ancak Türkeş Bey rahmetli olduktan sonra millet bize oy vermeye başladı. Ama onu da büyük bir basiretsizlik örneği göstererek layıkıyla değerlendiremedik.

Nurullah KAPLAN

06 Mar 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

02 Mar 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 49,74 M - Bugün : 10899