« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

İdris Savaş

10 Ağu

2026

Avrupa Yalnızca Kendi Hikâyesiyle mi Açıklanabilir?

10 Ağustos 2026

Bir önceki yazıda, Osmanlı'nın ve genel olarak İslam dünyasının yaşadığı zihinsel ve kurumsal dönüşüm üzerinde durmaya çalıştım. Aynı dönemlerde Avrupa ise farklı bir gelişim sürecine girdi. Reform, Rönesans, coğrafi keşifler, üniversiteler, bilimsel yöntem ve yeni ekonomik ilişkiler, Avrupa'nın sonraki yüzyıllardaki yükselişini hazırlayan önemli unsurlar oldu.

Bu tespit genel olarak doğrudur. Ancak bana göre burada cevaplanması gereken başka bir soru daha vardır.

Avrupa'nın gelişimini yalnızca Avrupa'nın kendi iç dinamikleriyle açıklamak yeterli midir?

Tarih boyunca Avrupa ile Avrasya bozkırı birbirinden kopuk iki dünya olmadı. Tam tersine, yüzyıllar boyunca sürekli temas hâlindeydiler. Ticaret yolları, göçler, savaşlar, ittifaklar ve devletler aracılığıyla insanlar kadar bilgi, teknik ve tecrübeler de yer değiştirdi.

Türk tarihini okuduğumuzda İskitlerden Hunlara, Avarlardan Bulgarlara, Peçeneklerden Uzlara, Kumanlardan daha birçok bozkır topluluğuna kadar uzanan geniş bir hareket alanı görürüz. Bu toplulukların önemli bir kısmı yüzyıllar boyunca Avrupa'nın farklı bölgelerinde yaşadı; kimi devlet kurdu, kimi mevcut devletlerin hizmetine girdi, kimi yerel halklarla kaynaştı.

Bu noktada dikkatimi çeken bir durum var.

Biz bu süreci çoğu zaman "asimilasyon" kavramıyla açıklıyoruz. Avrupa tarih yazımında ise aynı topluluklar çoğunlukla kendi kurdukları yeni siyasal yapıların içinde değerlendirilerek, geldikleri kültürel havzayla bağları ikinci planda bırakılıyor.

Oysa tarihte uzun süre aynı coğrafyayı paylaşan toplumlar için tek yönlü bir etkiden söz etmek kolay değildir.

Bir topluluk yeni bir toplumun parçası hâline geldiğinde yalnızca kendisi mi değişir?

Yoksa yerleştiği toplum da ondan etkilenir mi?

Bence bu soru üzerinde daha fazla durulmalıdır.

Burada herhangi bir topluluğun bugünkü milletlerle doğrudan özdeş olduğunu iddia etmiyorum. Ayrıca Avrupa'nın gelişimini yalnızca bozkırdan gelen topluluklara bağlamak gibi bir düşüncem de yoktur. Böyle bir yaklaşım, nasıl tek taraflı bir Avrupa merkezcilik oluşturuyorsa, bunun tersine kurulacak tek taraflı bir anlatı da aynı ölçüde eksik kalacaktır.

Benim dikkat çekmek istediğim nokta şudur:

Avrasya, binlerce yıl boyunca ortak bir etkileşim alanıydı. Bu nedenle teknik bilgi, askerî tecrübe, zanaat anlayışı, teşkilatlanma biçimleri ve üretim kültürü de bu büyük coğrafya içinde sürekli dolaştı. Bugün Avrupa'nın tarihini incelerken bu uzun etkileşim sürecinin hangi alanlarda nasıl iz bıraktığı sorusunun daha fazla araştırılmasının faydalı olacağını düşünüyorum.

Belki de bugüne kadar tarih yazımında yeterince üzerinde durulmayan konulardan biri budur.

Medeniyetler yalnızca kendi içlerinde gelişmezler. Birbirleriyle kurdukları ilişkiler sayesinde de değişir, dönüşür ve yeni sentezler oluştururlar.

Bu nedenle Avrupa'nın yükselişini de, Türk tarihini de birbirinden tamamen bağımsız iki hikâye olarak okumak yerine, aynı büyük Avrasya tarihinin farklı kolları olarak değerlendirmek daha kapsayıcı bir bakış açısı sunabilir.

Bu yazı dizisinin son bölümünde ise bütün bu tarihî yolculuğu bugüne taşıyarak şu soruya cevap aramaya çalışacağım:

Geçmişte başarı getiren ya da başarıyı sınırlayan anlayışlardan bugün çıkarabileceğimiz dersler nelerdir?

Yazarın tüm yazılarını okumak için tıklayınız.

Halim Kaya

01 Eyl 2026

Gültekin Çavuşoğlu ismini daha önce hiç duymadım, ya da duyduysam da şimdi hafızamda hatırlayacak bir bilgi yok. Başbuğ Alparslan Türkeş’in ülkücü edebiyatın yazarları tarafından pek yeterince işlenmiş olduğunu düşünmediğimden ve gerekli değerin verilmediğini düşündüğümden “Başbuğ Alparslan Türkeş İle Hatıralarım” adlı bu kitabı görünce hemen aldım.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

24 Ağu 2026

Yusuf Yılmaz ARAÇ

20 Ağu 2026

İdris Savaş

17 Ağu 2026

M. Metin KAPLAN

27 Tem 2026

Kemal Girgin

08 Haz 2026

Nurullah KAPLAN

17 Kas 2025

Efendi BARUTCU

25 Haz 2025

Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 322,85 M - Bugn : 208407

ulkucudunya@ulkucudunya.com