« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

22 Ara

2014

Panik yok, kontrollü biçimde dağılıyoruz!

Servet Avcı 01 Ocak 1970

Sahne müthiş... Yeni sır kâtibi Polat’a çok çok önemli tarihî sırlar aktarıyor: “Osmanlı Devleti’nin başındaki Sultan Abdülhamit tarihte eşi benzeri görülmemiş manevralar yaptı ama dünyadaki bütün zenginlikleri sömürüp kendi topraklarına aktaran bir güçle hiçbir devlet iradesi baş edemezdi...”
Burada Polat Alemdar heyecanlanıyor ve devreye giriyor: “Bu yüzden iradeyi farklı merkezlere yayma zarureti doğdu...”
“Evet” diye cevaplıyor sır kâtibi ve bölgemizde bugün yaşananları anlamamıza yarayacak, cehaletimizi giderecek, yapmamız gerekenleri öğütleyecek tarihî tecrübeyi aktarmaya devam ediyor sağ olsun:
“Devlet-i Âliye merkezi yani İstanbul’u güçlü tutup Arapların, Ermenilerin ve Rumeli’deki Türklerin kendi bağımsız devletlerini kurmalarını planladı...”
Polat cin gibi, hemen çözdü projeyi:
“İmparatorluğun her bölgesini merkezden savunmak, merkezi de kaybetmemize yol açabilirdi...”
Söz yine sır kâtibinde, ne de olsa devletin bütün sırları onda:
“Bu yüzden de uzak topraklara kendi devletlerini kurmaları için komutanlar devlet adamları gönderildi...”
Artık mesele iyice anlaşılmıştı... Polat, “Sömürgecilerle yapılan savaş kazanılırsa bu devletler daha sonra tekrar birlik olacaklar. Yani bizim aslında kontrollü bir dağılma planımız olduğunu mu söylüyorsunuz?” sorusuyla bam telini buluyordu...
Sonunda sır kâtibi noktayı koyuyordu:
“Kurtuluş Savaşımızın başarısı böyle bir planın neticesidir...”

***

Demek ki neymiş? Siz dağıldığınızı zannederken aslında daha da büyüyebilirsiniz!.. Doğru görüp görmemeniz tamamen baktığınız yere bağlı!..
Onun baktığı yerden bakarsanız “Adam haklı, buradan böyle görünüyormuş” diyebilirsiniz!.. Zaten dağılmalar ikiye ayrılır; kontrollü olanlar, kontrollü olmayanlar!.. Dağılma kontrol dahilindeyse mesele yok!.. İşin sırrı organize olmakta!.. Şekil a Kurtuluş Savaşı!..
Yediniz yediniz, çiğneyemezseniz fantastik soslu anakronizm çorbası şeklinde içerek de tüketebilirsiniz!.. Şayet hazmetme probleminiz varsa, ‘havuz suyu’yla yapılmış anason çayı iyi gelecektir!.. Tabii İmralıperestlerin doluştuğu tartışma programlarından sonra aç karnına almak ve derin bir uykuya yatmak kaydıyla!..
***
Söz konusu filmin ilk kahramanı rol gereği ölünce, ciddi ciddi gazetelere cenaze ilânı veren ve kimi yerlerde insanların -üstelik milliyetçilerin- gıyabi cenaze namazı kıldığı bir memlekette, bu konu sadece ‘sanat’ın değil, ‘zekâ’nın da ilgi sahasına girer!..
Sanatın ‘cari siyaset’e paspas edildiği, kamuoyunu yönlendirmeye yaradığı bu örnekler, aslında muhatabın birikimini de gösteriyor... Bülent Arınç ne kadar haklı değil mi “Üç gün konuşurlar, dördüncü gün unuturlar” diye!..
Bütün şifreleri çözmüşler ve ‘üç günlükler’e hitap ediyorlar... Aslında size ‘kötü’ gibi görünenlerin ‘kötü’ olmadığını, öyle göstermek isteyenlerin art niyetli olduklarını bütün yöntem ve araçları deneyerek bellettiriyorlar...
Yolsuzluğun hırsızlık olmadığını, ayrıca yolsuzluğun zaten ispatlanamamış bir iftira olduğunu, öyle özensiz cümlelerle ve ‘düşük profilliler’in ikna olacağı yöntemlerle anlatırlar ki, gülmekten başka yapacak bir şeyiniz olmaz... Sonra bir Cuma hutbesinde, iktidarla devleti eşitleyen ve iktidarın başına bir iş gelmesi durumunda devlet gemisinin batacağını zannedeceğiniz ‘delik gemi’ hikâyesi dinlersiniz ve o âna kadar aksine bir düşünceniz var idiyse imanınızı sorgudan geçirirsiniz!..
***
Ne deniyordu Scarface filminde: “Daima doğruyu söylerim, yalan söylerken bile!..”
Bütün cephelerde süren topyekûn bir propaganda savaşı bu... Endişeye mahal yok... Bekleme yapmıyoruz, kontrollü biçimde dağılıyoruz arkadaşlar!.. Taktik bu, sonra tekrar toparlanacağız!.. Anason çayını aman unutmayalım!..

Halim Kaya

01 Eyl 2026

Gültekin Çavuşoğlu ismini daha önce hiç duymadım, ya da duyduysam da şimdi hafızamda hatırlayacak bir bilgi yok. Başbuğ Alparslan Türkeş’in ülkücü edebiyatın yazarları tarafından pek yeterince işlenmiş olduğunu düşünmediğimden ve gerekli değerin verilmediğini düşündüğümden “Başbuğ Alparslan Türkeş İle Hatıralarım” adlı bu kitabı görünce hemen aldım.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

24 Ağu 2026

Yusuf Yılmaz ARAÇ

20 Ağu 2026

İdris Savaş

17 Ağu 2026

M. Metin KAPLAN

27 Tem 2026

Kemal Girgin

08 Haz 2026

Nurullah KAPLAN

17 Kas 2025

Efendi BARUTCU

25 Haz 2025

Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 324,39 M - Bugn : 29135

ulkucudunya@ulkucudunya.com