« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

12 Ara

2007

“Geldik sahip”

Fatih ALTAYLI 12 Aralık 2007

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Amerika’nın Türkiye’ye son dönemde gönderdiği en vasıfsız büyükelçi.
Kendisine bir sıfat yakıştırmak gerekirse bence en uygun düşeni “Zevzek”
Öyle işler yapıyor, bazı toplantılarda öyle şeyler söylüyor ki, her biri bir skandala yol açabilir.
Ross “Zevzek” Wilson bütün yeteneksizliğine rağmen bir yandan da “Sömürge valisi” gibi davranmaktan vazgeçmiyor.
İşte son iki olayı.
Büyükelçilik’te Türk parlamenterleri toplayarak “Kürt sorununu” ele alıyor.
Yetmiyor, bir toplantı daha yaparak yeni-eski milletvekilleriyle Anayasa değişikliğini masaya yatırıyor.
Hadi Ross Wilson kendini bilmezin teki.
Ya katılanlara ne demeli?
İçlerinde iktidar partisinin genel başkan yadımcıları, eski bakanlar, profesörler falan var.
Bunlarınki nasıl bir kişilik, nasıl bir ruh halidir ki, ABD Büyükelçisi çağırınca Türkiye’nin iç meselelerini konuşmak için “Koşa koşa” Büyükelçiliğe gidiyorlar.
Yok mu adamların arasında “Kardeşim sen manyak mısın? Bu ülkenin Anayasa değişikliğini seninle mi tartışacağız” deyip daveti Ross Wilson’ın suratına fırlatan.
Anlaşılan yok.
Ya Kürt meselesini konuşmaya giden “Dangıllara” ne demeli.
ABD zaten bu konuda sabıkalı.
Zaten Türk halkının yüzde 80’i ABD’nin Türkiye’yi bölmeye çalıştığını, terörün baş sorumlusu olduğunu düşünüyor.
Ama o ABD’nin büyükelçisi çağırınca iktidarın genel başkan yardımcısı bile hemen koşuyor.
Hiç düşünmüyorlar, Washington’daki Türk büyükelçisi Amerikalı senatörleri Büyükelçiliğe çağırıp ABD’nin iç meselelerini konuşmaya kalksa ne cevap alır diye.
Hemen gidiyorlar.
Sadece sadakatiyle ünlü bazı “İnsan dostları” sahipleri çağırınca hemen koşarak giderler.
Acaba bunlar ABD Büyükelçisini “sahip” mi zannediyorlar.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

20 Ağu 2026

Nadan, Ömer Seyfettin’in o enfes hikâyesinde, ta uzak yerlerden getirilip, kasten zindanda yanınıza atılıp, günler geceler boyu ahmaklığın şahikasına çıktıktan sonra, kara zindanı da büsbütün zehir ederek canınızdan bezdirip, tamam lanet olsun, mührü kabul ettim, tek bu nadandan kurtulayım dedirten çoban gibi illâ dağlarda keçi peşinde seğirtmez ya.

Halim Kaya

17 Ağu 2026

İdris Savaş

17 Ağu 2026

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

17 Ağu 2026

M. Metin KAPLAN

27 Tem 2026

Kemal Girgin

08 Haz 2026

Nurullah KAPLAN

17 Kas 2025

Efendi BARUTCU

25 Haz 2025

Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 318,94 M - Bugn : 220269

ulkucudunya@ulkucudunya.com