« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

10 Şub

2014

Dünyada öfkeyle kalkıp zararla oturmayan birisi var mıdır?

Nuh Gönültaş 01 Ocak 1970

Sanki şu "Üslubu beyan ayniyle insandır" sözü bugünler için, bu insanlar için söylenmiş.

İnsanlığın bütün yanlışlarının, hatalarının temelinde işte bu "Küçük dağları ben yarattım" kibri vardır.

Böyle olunca...

Ağızdan çıkan her kelime nefret, her söz öfke oluyor.

Atılan her adım suç, imzalanan her kağıt suç belgesi haline geliyor.

Yani, kısacası öfkeyle kalkan zararla oturuyor!

Siz hiç öfke ile kalkılıp zararla oturulmayan bir tavır, davranış, icraat; öfkeyle atılıp zararla oturulmayan bir adım gösterebilir misiniz?

Türkiye'yi Kuzey Kore'ye çevirirseniz bu yasak ancak işler!

Demokratik ya da demokratik olma iddiasındaki toplumlarda interneti yasaklamanın, kısıtlamanın mümkün olmadığını birileri diğerlerine anlatmalı.

Belki anlatıyorlardır ama dinlemedikleri anlaşılıyor. Eğer dinleseler ikna olurlar, ikna olunca da böyle bir yanlışı uygulamaya sokmayı kendilerine yakıştıramazlardı diye düşünüyorum!

Bakın, artık internet bir iletişim aracı olmanın ötesinde bir kurum haline geldi. İnterneti kapatmak, engellemek, sansür etmek bir kurumu sansür etmek anlamına gelir.

Birilerinin anlayacağı şekilde anlatmam gerekirse "İnterneti kapatmak, engellemek, sansürlemek, bir siyasi partiyi kapatmak gibidir."

İnternette insan aradığı bir sayfa yerine "yasak" görürse kendisini partisi kapatılmış genel başkan gibi hisseder.

Siyasi partiyi kapatır, kapısına kilit vurabilirsiniz. Faaliyet durur.

İnterneti de kapatabilirsiniz ama asla o kanal üzerinden verilmek istenen mesajın yayılmasını engelleyemezsiniz.

Bu da yasaklamanın, engellemenin anlamsız olduğunu gösterir.

Yani yaptığınız iş hem bir yasaklama, sansür hem de anlamsız bir iş.

Yani, çıkardığınız internet yasası gereksiz bir icraattır.

Şimdi...

İnternette yasak ne zaman işler, internet nerede yasaklanabilir?

İnternette ancak internet toplumunun bütüne yakın çoğunluğunun kabul ettiği, edebileceği yasaklar işler.

Mesela çocuklara yönelik istismarlar gibi... Bu ve benzeri dışında bir yasak çalışmaz.

Ve internet... Sadece Kuzey Kore gibi dünyaya kapalı toplumlarda engellenebilir, yasaklanabilir.

Demokratik bir toplumda interneti engellemek kısıtlamak imkansızdır.

Ama...
Ülkeyi bütünüyle Kuzey Kore'ye çevirecekseniz, bunu amaçlıyorsanız, ülkeyi Kuzey Kore'ye çevirmek için yapmanız gereken daha başka işleriniz varsa, internet konusunda attığınız adım da doğrudur diyebilirim.

O halde, böyle devam edebilirsiniz.

Değilse, işiniz zor arkadaş!

Bugün bir tweet attı diye bir gazeteciyi sınır dışı edebilirsiniz ama yarın bütün gazeteciler tweet attığında ne yapacaksınız, hepsini mi sınır dışı edeceksiniz?

İnternet milyonlarca insanın aynı anda mesajlarını iletebileceği bir ortam.

Milyonlarca insanı aynı anda nasıl cezalandıracaksınız, bunu yapsanız bile haklı olduğunuzu nasıl iddia edeceksiniz ki?

İşte onu diyorum. Ülkeyi Kuzey Kore yaparsanız, bu mümkün. Değilse, maalesef bu yoldan dönmeniz gerekiyor.

Cumhurbaşkanı'na çağrı yapmıyorum!

Bakıyorum da herkes internete yasaklar getiren yasayı onaylamaması için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e çağrı yapıyor.

Bence böyle bir çağrı yapmak Cumhurbaşkanımıza hakarettir!

Diyeceksiniz ki niye?

Şöyle ki:

Yani, siz Cumhurbaşkanı'ndan daha mı iyi biliyorsunuz bir yasanın gerekli, doğru, uygun olup olmadığını?..

Apple CEO'su Tim Cook'larla fikir alışverişinde bulunan...

Twitter'da milyonlarca takipçisi olan...

Q klavye yerine F klavyeyi önceleyen...

Çocukları internet üzerinde hizmet yapan...

Hasılı...
İnternetin ne olup olmadığını bilen, uygar dünyanın internet ile alakasını kavramış bir cumhurbaşkanına "bu yasayı iptal edin lütfen" çağrıları yapmak hakaret sayılır.

İsterseniz bekleyip görelim, iptal çağrıları yapan mı haklı yoksa benim gibi iptal çağrılarını ona hakaret sayanlar mı?

Azıcık bekleyelim, görelim bakalım.

Halim Kaya

13 Tem 2026

Mustafa Karaca Hatay’lı olup, Bursa’da Üniversitede okurken Ülkücü Harekete katılmış olmaktan dolaya 12 Eylül Cuntacıları tarafından tutuklanmış ve işkenceden geçirildikten sonra uzun yıllar hapis yatıp beraat eden bir Ülkücüdür.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

13 Tem 2026

İdris Savaş

13 Tem 2026

M. Metin KAPLAN

15 Haz 2026

Kemal Girgin

08 Haz 2026

Yusuf Yılmaz ARAÇ

26 May 2026

Nurullah KAPLAN

17 Kas 2025

Efendi BARUTCU

25 Haz 2025

Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 308,92 M - Bugn : 109200

ulkucudunya@ulkucudunya.com