« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

23 Ara

2013

Asıl ‘komplo’, örtbas etme ve dikkati dağıtma çabalarıdır

Semih İdiz 01 Ocak 1970

Başbakan Erdoğan öyle bir durumla karşı karşıya bırakıldı ki, batağa saplanan biri misali ne yapsa kendisi için kötü görünüyor. Dört bakanının ağır ithamlarla suçlanıyor olmasıyla ciddi şekilde sarsılan itibarı, polis şeflerinin alelacele görevden alınıp bu devasa yolsuzluk soruşturmasına müdahale edebilecek ek savcıların atanmasıyla iyice bozuldu.
“Adli Kolluk Yönetmeliği”nin hükümeti koruyacak şekilde apar topar değiştirilmesi ve Emniyet’in hükümet talimatıyla basına kapanması ise bu imaj erozyonunu sadece hızlandırmıştır. Yerli basının özgür kanadıyla yabancı basının konuyu bu açılardan irdeliyor olması bunu kanıtlamaya yetiyor zaten.
Bu gibi “kör gözüm parmağına” türünden adımların atılabilmesi, ancak hesap verme geleneğinin zayıf olduğu az gelişmiş demokrasilere has şeylerdir. Erdoğan’ın “ileri demokrasi” iddialarının da ne kadar boş olduğu bu sayede kanıtlanmıştır. AKP’nin doğal seçmen tabanının vicdanlı kesimlerinde bile bu hamlelerin sorgulanıyor olması gerekiyor.
Gezi olaylarında olduğu gibi Erdoğan konuyu yine iç ve dış güçlerin ortakça tertipledikleri bir komploya bağlayarak bu skandaldan sıyrılacağını sanıyor. Ekonominin ciddi şekilde sarsılması karşısında, fantastik teoriler üretmeye yatkın danışmanlarının da dürtmeleriyle, yine “uluslararası faiz lobisi” türünden argümanlara sarılacağını öngörmek için kâhin olmak gerekmiyor.
Bu gibi zamanlar için hazırlandığını son günlerde iyice açıkça belli eden ve bunun bir yolsuzluk skandalından ziyade hükümete karşı bir siyasi tertip olduğunu yaymaya çalışan hükümet yanlısı medya işin içine ABD ve İsrail’i soktu bile. Hükümet içinden de bunu destekler açıklamaların yapılması, Türkiye’nin zaten kötüye giden dış itibarına çok fazla bir şey katmayacaktır.
Ancak Erdoğan’ın telaşı şu anda bunları düşünmediğini gösteriyor. O, zaten birçok eksende böldüğü Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrasızlığa sürükleneceğini umursamadan, “dindaşı” da olsa yeni düşmanına karşı savaşa hazırlanıyor. Bunu yaparken de asıl amacının hükümeti sarsan yolsuzluk iddialarıyla ilgili gerçeklerin ortaya çıkmasını engellemek olduğuna dair izlenimi pekiştiriyor.
Hükümet çevrelerinin bu skandalın “zamanlamasına” işaret etmelerinde haklılık payı olsa bile, buradaki asıl mesele bu değil. Asıl mesele dört bakanı Türkiye’de daha önce görülmemiş şekilde zan altında bırakan bu soruşturmadır.
Yoksa, ister ABD Başkan Nixon’u götüren Watergate skandalı olsun, ister bu yıl Yunanistan’da patlak veren ve eski Savunma Bakanı Akis Çohacopulos’un suçlandığı yolsuzluk davası olsun, “siyasi zamanlama” argümanı suçlananların geleneksel olarak sarıldıkları şeylerin başında gelir.
Oysa savcılık makamınca ortaya atılan ve delillere dayandığı belirtilen son derece ciddi suçlamalar öyle hafife alınıp yabana atılabilecek şeyler değil. Gerçek ve normal “ileri demokrasilerde” bu suçlamaların karşısında, bırakın ilgili bakanların derhal açığa alınmalarını, o hükümetin ânında istifasını sunmasını gerekirdi. Fakat burası bu tür geleneklerin yeşeremediği Türkiye olduğu için böyle bir şeyi beklemek saflık olur.
Sonuç olarak ortada hükümeti ilgilendiren bir “komplo” olduğu kesin. Bunun yetki kullanarak haksız kazanç sağlamayı amaçlayan bir “komplo” olduğu iddia ediliyor. Bu arada hâlâ gelişme sürecinde olan diğer komplo da hükümeti ilgilendiriyor.
O da yazının başında işaret ettiğimiz adımlarla ve yandaş medyayı kullanarak bu skandalın olumsuz etkilerini bertaraf etmeye dönük meşruiyeti son derece tartışmalı çabalardır. Asıl üzerinde durulması gereken “komplo”lar bunlardır.

Halim Kaya

01 Eyl 2026

Gültekin Çavuşoğlu ismini daha önce hiç duymadım, ya da duyduysam da şimdi hafızamda hatırlayacak bir bilgi yok. Başbuğ Alparslan Türkeş’in ülkücü edebiyatın yazarları tarafından pek yeterince işlenmiş olduğunu düşünmediğimden ve gerekli değerin verilmediğini düşündüğümden “Başbuğ Alparslan Türkeş İle Hatıralarım” adlı bu kitabı görünce hemen aldım.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

24 Ağu 2026

Yusuf Yılmaz ARAÇ

20 Ağu 2026

İdris Savaş

17 Ağu 2026

M. Metin KAPLAN

27 Tem 2026

Kemal Girgin

08 Haz 2026

Nurullah KAPLAN

17 Kas 2025

Efendi BARUTCU

25 Haz 2025

Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 325,08 M - Bugn : 35269

ulkucudunya@ulkucudunya.com