« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

10 Tem

2023

Mehmet Raşit Efendi

10.07.1735 01 Ocak 1970

Şair ve yazar. Tam adı Mehmet Raşit Efendi. İstanbul’da dünyaya geldiği bilinen Mehmet Raşit Efendi’nin doğduğu tarih hakkında kesin bir bilgi yoktur. 1735’te İstanbul’da yaşama veda etmiş ve burada toprağa verilmiştir. Babası kadılık görevinde bulunan Malatyalı Mustafa Efendi’dir.

1692’de medrese eğitimini tamamlayan Mehmet Raşit Efendi, 1704’te Hacı İlyas Medresesi’nde müderris oldu. 1714’te vakanüvislik görevine getirildi. 1715’te Mora seferine katıldı, dönüşte Sahn-ı Seman’a atandı. Müderrislikte yükselmesinin yanı sıra 1718’de Naima’nın katıldığı yerden olayları yazmakla görevlendirildi. Daha sonra Halep kadılığı görevinde bulundu. 1728’de büyükelçi olarak İran’a gönderildi. 1729’da İstanbul kadılığına atandı. 1730’da Kabakçı ayaklanmasının ardından, devrilen iktidara yakınlığı nedeni ile önce İstanköy adasına, sonra Bursa ve Limni’ye sürüldü. Üç yıl sonra bağışlandı. Hekimoğlu Ali Paşa’nın sadrazamlık görevi sırasında yeniden göze girdi ve 1734’te Anadolu kazaskerliği görevine getirildi.

“Vak’anüvislik vazifesinde bulunduğu cihetle yazdığı Tarih, şiirlerinden daha meşhur olan Raşid (Köprülü), Nabi’nin izleyicilerindendir. Çağının önemli şairlerinden biri olarak değerlendirilmişse de, günümüze Tarih’i ile kalmıştır. Beş cilt olarak basılan Raşit Tarih’i, özellikle III. Ahmet dönemi olaylarının kaydı bakımından oldukça zengin bir yapıttır. Fakat olayları tahlil ve tenkit bakımından derin olmadığı gibi, III. Ahmet ve Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’ya ait olan ifadeleri, övgü mahiyetinde olup tarafların lehinedir. Eserde, umumiyetle ağır ve sanatkarane bir dil hakimdir.

ESERLERİ
Târîh-i Râşid (Raşit Tarihi)
Dîvân: Râşid Dîvânı
Sıhhat-âbâd
Münşe’ât
Fetih-nâmeler ve Vakfiyeler

Yusuf Yılmaz ARAÇ

20 Ağu 2026

Nadan, Ömer Seyfettin’in o enfes hikâyesinde, ta uzak yerlerden getirilip, kasten zindanda yanınıza atılıp, günler geceler boyu ahmaklığın şahikasına çıktıktan sonra, kara zindanı da büsbütün zehir ederek canınızdan bezdirip, tamam lanet olsun, mührü kabul ettim, tek bu nadandan kurtulayım dedirten çoban gibi illâ dağlarda keçi peşinde seğirtmez ya.

Halim Kaya

17 Ağu 2026

İdris Savaş

17 Ağu 2026

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

17 Ağu 2026

M. Metin KAPLAN

27 Tem 2026

Kemal Girgin

08 Haz 2026

Nurullah KAPLAN

17 Kas 2025

Efendi BARUTCU

25 Haz 2025

Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 319,42 M - Bugn : 184160

ulkucudunya@ulkucudunya.com