« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

27 Nis

2020

ABDULLAH BOSNEVÎ

Mustafa Kara 01 Ocak 1970

992 (1584) yılında doğdu. Tahsiline doğum yeri olan Bosna’da başladı, İstanbul’da devam etti. Devrinin ilim ve kültür merkezlerinden biri olan Bursa’ya giderek orada Hasan Kabâdûz’a intisap etti. İkinci dönem Melâmîler’i olarak bilinen Bayramî Melâmîleri’nin önde gelen temsilcilerinden biri olan Abdullah Bosnevî, Şeyh Abdülmecid Halvetî’den de istifade etti. Daha sonra Mısır’a, oradan da hacca gitti. İlmî ve tasavvufî konulara hâkimiyeti sayesinde bir taraftan tasavvufî düşüncenin, öte yandan Melâmîliğin bu bölgelerde tanınıp yayılmasında etkili oldu. Hac dönüşü bir müddet Şam’da kalarak burada Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin kabri yanında münzevi bir hayat sürdü. Daha sonra Konya’ya geldi. Konya’da vefat etti ve Sadreddin Konevî’nin yanına defnedildi.

Abdullah Bosnevî’nin tasavvufî düşünce açısından en önemli özelliği, Fu?û?ü’l-?ikem’i tercüme ve şerhetmiş olmasıdır. Nitekim bu eser, kendisinin İslâm ülkelerinde Şârihu’l-Fusûs lakabıyla tanınmasına sebep olmuştur. Kâtib Çelebi başta olmak üzere birçok âlim, Fu?û? şerhinden övgüyle bahseder. Tecelliyâtü ?arâ?isi’n-nü?û? fî mana??âti ?ikemi’l-Fu?û? adını taşıyan bu şerh, vahdet-i vücûd düşüncesinin temel ıstılahlarını ele alarak on iki bab halinde inceler. Konuların en önemlileri şunlardır: Hatm-i velâyet, gayb-ı mutlak, a‘yân-ı sâbite, hazarât-ı hams, nübüvvet, velâyet, ilm-i zâhir, ilm-i bâtın, mahabbet, hakîkat-i Muhammediyye, mürşid-i kâmil. Abdullah Bosnevî, Kur’ân-ı Kerîm’de geçen peygamberlerle ilgili haberlerin kendi dilleriyle değil de Arapça bildirilmiş olmasını, herkesin içinde bulunduğu toplumun dilini konuşması gerektiğine bir işaret olarak değerlendirir ve Fu?û?’u bunun için Türkçe şerhettiğini söyler. Kitabın sonundaki açıklamada, tasavvufî merhalelerden geçmeyen zâviye şeyhleri ve kürsü vâizlerinin bu eseri okumamaları gerektiğini hatırlatır. Tecelliyâtü ?arâ?isi’n-nü?û? Bulak (1252) ve İstanbul’da (1290) olmak üzere iki defa basılmıştır.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

16 Mar 2026

Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu günahlardan kurtulma ayı olan Ramazan Ayı’nın son on gününü yaşıyoruz. Hadis-i şeriflerden öğrendiğimize; Kur’an-ı Kerim’de Kadir Suresi’nde “Bin aydan hayırlı olduğu” bildirilen Kadir gecesi, Ramazan’ın son on gününe rastlayan tek geceler içinde gizlenmiş; bu mübarek gece alimlerimizin çoğunluğuna görev Ramazan Ayı’nın 27.

İdris Savaş

09 Mar 2026

Yusuf Yılmaz ARAÇ

02 Mar 2026

Halim Kaya

20 Şub 2026

Nurullah KAPLAN

17 Kas 2025

M. Metin KAPLAN

29 Ağu 2025

Efendi BARUTCU

25 Haz 2025

Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 275,38 M - Bugn : 2310

ulkucudunya@ulkucudunya.com