« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

27 May

2019

SAFİYYE bint ABDÜLMUTTALİB

Aynur Uraler 01 Ocak 1970

Milâdî 567 yılı civarında Mekke’de doğdu. Annesi Hz. Âmine’nin amcasının kızı Hâle bint Vüheyb’dir. Resûl-i Ekrem’in altı halasından biri olan Safiyye, Câhiliye devrinde Ebû Süfyân’ın kardeşi Hâris b. Harb ile, onun ölümü üzerine Hz. Hatice’nin kardeşi Avvâm b. Huveylid ile evlendi. İlk evliliğinden Safî adında bir oğlu (İbn Sa‘d, VIII, 41) veya Safyâ adında bir kızı (Belâzürî, I, 90), ikinci evliliğinden Zübeyr ile Sâib ve Abdülkâ‘be adlı oğulları oldu. Kocası Avvâm ölünce çocuklarının terbiyesiyle bizzat ilgilendi. Onların cesur birer insan olarak yetişmesi için sıkı bir disiplin uyguladığı gerekçesiyle zaman zaman yakınlarınca tenkit edildi. Ancak aşere-i mübeşşereden olan Zübeyr b. Avvâm ile muhtelif gazvelere katılan Sâib b. Avvâm’ın çok iyi yetişmesini sağladı.

Safiyye ilk müslümanlardan biri kabul edilen oğlu Zübeyr ile birlikte müslüman oldu. “Yakın akrabalarını uyar” meâlindeki âyet nâzil olunca (eş-Şuarâ 26/214) Hz. Peygamber onları toplayarak İslâm’a davet etti; bu arada halasına da, “Ey Resûlullah’ın halası Safiyye! Seni de Allah’ın azabından koruyamam” diyerek onu müslüman olmaya çağırdı (Buhârî, “Menâ?ıb”, 13; Müslim, “Îmân”, 350). Toplantıda Ebû Leheb’in Resûlullah’a hakaret etmesi üzerine Safiyye’nin ona karşı çıkıp yeğenini savunması (Belâzürî, I, 119) onun ilk müslümanlardan olduğunu göstermektedir. Resûlullah’ın halalarından yalnız Safiyye’nin İslâmiyet’i benimsediği nakledilmekle birlikte (Hâkim, IV, 55) diğer halaları Âtike ile Ervâ’nın da müslüman olduğu belirtilmektedir. İslâm’ın yayılması konusunda Hz. Peygamber’e destek olan Safiyye, Medine’ye oğlu Zübeyr ile birlikte hicret etti.

Safiyye çeşitli savaşlara katıldı, gazâya çıkan ilk müslüman hanım diye anıldı, savaşlarda yaralıların tedavisinde ve geri hizmetlerde önemli görevler üstlendi. Uhud Gazvesi sırasında eline bir mızrak alarak savaşın yapıldığı yere giden Safiyye bazı müslümanların geri çekilmekte olduğunu görünce, “Resûlullah’ı bırakıp nereye gidiyorsunuz?” diye elindeki mızrakla onlara vurmaya başladı. Onun şehidlerin bulunduğu yere geldiğini gören Resûl-i Ekrem, kardeşi Hamza’nın düşman tarafından parçalanmış vücudunu görmemesi için oğlu Zübeyr’e annesini durdurmasını söyledi. Ancak Safiyye’nin kardeşine yapılanlardan haberi olduğunu, Allah rızâsı için buna sabredeceğini bildirmesi üzerine Resûlullah Hamza’nın yanına yaklaşması için ona izin verdi. Uhud (veya Hendek) Gazvesi devam ederken Medine’de sığındıkları eve girmeye çalışan bir yahudiyi öldürmesi, böylece bir kâfiri öldüren ilk müslüman kadın olması da önemlidir (İbn Sa‘d, VIII, 41; Hâkim, IV, 56).

Hz. Peygamber’in, halasına latife yaptığı da nakledilmiştir. Buna göre Safiyye, Resûl-i Ekrem’den cennete girmesi için kendisine dua etmesini istemiş, Hz. Peygamber’in cennete yaşlıların giremeyeceğini söylemesi üzerine üzüldüğünü görünce, “Biz o kadınları yeni bir yaratışla yaratmış ve onları bâkire yapmışızdır” meâlindeki âyetleri (el-Vâkıa 56/35-36) okuyarak onu sevindirmiştir (İbn Beşküvâl, II, 854). Kendisinden pek az hadis rivayet edilmiş olan Safiyye, başta Resûl-i Ekrem olmak üzere yeğenlerinin ve diğer yakınlarının yanında başını örtmemek suretiyle (Taberânî, XXIV, 319) müslüman hanımların kimlerin yanında örtünmeyeceğini fiilen göstermiştir. Hz. Peygamber’in halası olarak büyük itibar gören Safiyye, torunu Abdullah b. Zübeyr’e biat edilmesi söz konusu olduğunda Abdullah, “Onun ninesi Safiyye’dir” diye övülmüştür (Buhârî, “Tefsîr”, 9/9).

Safiyye Medine’de vefat etti, cenaze namazı Hz. Ömer tarafından kıldırıldıktan sonra Baki‘ Mezarlığı’na defnedildi. Şiirlerinin mükemmel, mersiyelerinin duygulu olduğu kaydedilen Safiyye’nin Hz. Peygamber’e methiyeleri yanında kardeşi Hamza’nın şehâdeti ve Resûlullah’ın vefatı dolayısıyla söylediği mersiyeleri de vardır. Leylâ Muhammed el-Hayâlî onun kaynaklardan derlediği şiirlerini “Dîvânü ?afiyye” adlı bir makalede yayımlamıştır

Yusuf Yılmaz ARAÇ

20 Ağu 2026

Nadan, Ömer Seyfettin’in o enfes hikâyesinde, ta uzak yerlerden getirilip, kasten zindanda yanınıza atılıp, günler geceler boyu ahmaklığın şahikasına çıktıktan sonra, kara zindanı da büsbütün zehir ederek canınızdan bezdirip, tamam lanet olsun, mührü kabul ettim, tek bu nadandan kurtulayım dedirten çoban gibi illâ dağlarda keçi peşinde seğirtmez ya.

Halim Kaya

17 Ağu 2026

İdris Savaş

17 Ağu 2026

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

17 Ağu 2026

M. Metin KAPLAN

27 Tem 2026

Kemal Girgin

08 Haz 2026

Nurullah KAPLAN

17 Kas 2025

Efendi BARUTCU

25 Haz 2025

Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 319,78 M - Bugn : 30612

ulkucudunya@ulkucudunya.com