« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

Harekât tartışması

Taha Akyol, 05 Mar 2008

SONRAKİ YAZI

Türkiye’nin “bu kadar” zengini varmış!

Yiğit BULUT, 05 Mar 2008

05 Mar

2008

Made in Turkey

HASAN ÜNAL 05 Mart 2008

TÜRK Silahlı Kuvvetleri Irak topraklarına yönelik ilk kara harekatını bir hafta içerisinde tamamladı ve üslerine döndü. Harekatın elli ila altmış beş santimetre karda icra edildiği için başlangıcı itibariyle baskın özelliği vardı. Geriye çekilme de aynı gizlilik ve süratle yapıldığı için birliklerimize yönelik muhtemel saldırıların önü alınmış oldu.
Türkçe lisanı ile yayın yapan gazete ve televizyonlarda çöreklenmiş Amerikancı ve Barzaniciler bu operasyonda ve hava akınlarında Amerika’nın payını abartmak için yoğun bir psikolojik harekat yaptılarsa da, meselenin öyle olmadığı açık. Planlanmasından, icrasına kadar tam manasıyla milli bir operasyon söz konusudur.
Son Değil
BU operasyonla her şeyin biteceğini beklemek yanlış olurdu. Teröristle mücadele bir dizi operasyonla yürütülür. Sınır ötesine yıllar içerisinde çok sayıda operasyon yapıldığı; hiç birisinin terör örgütünün sonunu getirmediği; esas yapılması gerekenin ‘siyasi çözüm’ olduğunu yazıp söyleyenlerin psikolojik harekat yaptıklarına hiç şüphe yok.
1993 ile 1998 arasında Irak topraklarına yapılan sınır ötesi operasyonlarda PKK’nın beli kırılmış ve eylem yapamaz duruma getirilmişti. Daha sonra Suriye’nin dize getirilmesi ve örgüt başının ele geçirilmesiyle, örgüt iyice zora girmişti. Nitekim AKP iktidara geldiği zaman fiili manada sıfır terörle ülke yönetimini devralmıştı.
Ancak 1999 yılında Öcalan’ın yakalanmasını takip eden günlerde başlatılan AB merkezli dış politika bütün bu kazanımları boşa çıkardı. Adeta sıfırla çarptı. AB süreci dolayısıyla çıkarılan ‘uyum paketlerinin’ neredeyse hepsinin içinde PKK’yı ya psikolojik ya siyasal ya da fiilen askeri olarak rahatlatacak unsurlar bulunuyordu. 1999 yılında bir önceki üçlü koalisyon hükümeti tarafından başlatılan AB politikaları Yunanistan’ı teröre destek veren ülke konumundan çıkarıp, bizim başımıza öğretmen yaparken, 2002’den itibaren AKP hükümetleri tarafından ortaya konulan siyaset ise PKK’yı yeniden eyleme geçecek derecede cesaretlendirmiş oldu.
Kısacası sınır ötesine tereyağdan kıl çeker misali gerçekleştirilen bu operasyon önceki diğerleri gibi başarılı ve yararlı olmuştur. Ve muhtemelen yeni operasyonlar yapmak suretiyle Irak topraklarının terör örgütünün kafasına geçirilmesi işlemine devam edilecektir. Bu tür operasyonların yararlı olmadığını ve terör örgütüne her hangi bir zararı vermediğini söylemeye çalışanlar gönüllerinden geçirdiklerini ifade ediyorlar.
Abartılı Amerika Hikayeleri
ESKİ komünist veya İslamcı, şimdinin en azgın Amerikancı ve Barzanicileri bu operasyonu ve hava akınlarını Amerikanın lütfuna bağlamaya çalışsalar da, yabancı basında yazılanların dikkatli bir incelemesi bile bunun böyle olmadığını gösteriyor. Açıkça ortaya koymak gerekirse, hava akınları da kara harekatı da yüzde yüz millidir ve Amerika bunları en azından fazlaca eleştirmeyerek desteklemesinin kendi siyasetine daha uygun olacağını değerlendirmiştir.
Amerika’nın, 2003’den 2006 yılına kadar Barzani-Talabani ikilisine aşırı destek vererek Irak’ın parçalanmasıyla sonuçlanacak bir senaryoya çanak tuttuğu doğrudur. Ancak 2006 yılından itibaren, Amerika bile bu siyasetin doğru olmadığını görmeye başlamıştır. Irak’ın parçalanması tümüyle İran’ın işine yarayacak; Güneyde Amerika’nın müttefiki Arap devletlerini istikrarsızlaştıracak ve Türkiye’yi rahatsız edecektir.
Bütün bunları farkeden Amerika, Barzani ve Talabani’ye verdiği desteği tamamen geri çekmese ve bu ikilinin devletleşme siyasetine tam anlamıyla karşı çıkmasa da, onlara 2002-2006 yılları arasındaki gibi destek veremeyeceğini görmeye başlamıştır. İşte bu noktada TSK’nın gerek Barzani’nin devletleşme çabalarına kararlılıkla karşı çıkması gerekse PKK ile sınırın ötesinde mücadele konusunda geri adım atmaması Amerika’yı isteksiz de olsa ;Türkiye’ye destek verme veya Türkiye’ye karşı çıkmama mecburiyetinde bırakmıştır.
Harekatın Amerika’nın zorlamasıyla sona erdirildiğini söyleyenler Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt’ın Afganistan’a bir tek muharip asker bile göndermeyeceğini belirtmiş olmasını görmezden geliyorlar. Büyükanıt bu sözü görevi devraldığı 2006 yılından bu yana aynı sertlikte söylemeye devam ediyor. Ve yaptığı açıklamada Amerikan Savunma Bakanı’nın Ankara’ya geldiği zaman fiili çekilmenin başladığını ifade ediyor. Demek ki, emir çok daha önceden verilmiş. Ama buna rağmen Gates’in ‘kısa tutun’ sözlerine de kısanın izafi bir kavram olduğunu söyleyerek karşı çıkmayı ihmal etmemişti.
Tekrar söylemek gerekirse, tamamen milli ve fevkalade başarılı bir operasyon tamamlanmıştır. Hava akınları ve bu operasyonla sadece PKK’ya zarar verilmemiş ‘gelinim sen anla’ denilmiştir. Dünyada bu tür hava akınlarını ve böyle bir kara harekatını gerçekleştirecek çok az ordu olduğu dikkate alınırsa, bundan sadece gurur duymak gerekir. Prof. Dr. Özcan Yeniçeri’nin ifadesiyle, bu operasyon sayesinde Sarıkamış’tan bu yana söylemesek de içimizde varolduğunu bildiğimiz ‘General Kış sendromu’ da alt edilmiştir. Hayırlı olsun.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

25 Eyl 2020

Değerli okuyucularım, sizlere araştırmacı, yazar, hukukçu Dr. İrfan Sönmez Bey’in büyük emekler vererek yayınladığı üç kitabından bahsetmek istiyorum. Birincisi “Anadille Eğitim ve Milliyetçilik ve AB Hukuku”, ikincisi “Kürt Sorunu mu Devletleşme Sorunu mu ?” ve üçüncüsü de “Self-Determinasyon Ayrılma Girişimleri ve Kürtler”.

Hüdai KUŞ

24 Eyl 2020

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 67,46 M - Bugün : 10176