« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

Cuma döviz çıkışı 1.5 milyar doları buldu

Erdal SAĞLAM, 05 Mar 2008

SONRAKİ YAZI

Made in Turkey

HASAN ÜNAL, 05 Mar 2008

05 Mar

2008

Harekât tartışması

Taha Akyol 05 Mart 2008

SINIR ötesi harekâtın bir haftada bitirilmesi isabetli bir karardır. Hükümetin bu konudaki tavrı ise, bir yönetim zaafını yansıtıyor.
Harekâtın bir haftada bitirilmesini bir “erkeklik sorunu” yapan, hatta bir hafta içinde dönmekle “rezil olduğumuzu” bile söyleyebilen çevreler dar pencereden bakıyor.
Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt, harekâtın ABD baskısıyla erken bitirildiği, Başbakan’ın da haberdar olmadığı şeklindeki eleştirilere şu cevabı veriyor:
“Yapılan eleştiriler gerçekten çok insafsız. Harekâta gölge düşüren bir yaklaşım.”
Gerçekten, harekâtın “bir haftada” yapılabilecekler bakımından başarılı olduğunu görmeliyiz ve göstermeliyiz. Beş bin teröristten kaçının öldürüldüğü, terör örgütünün Kuzey Irak’ta yok edilip edilmediği gibi bir ölçü söz konusu olamaz. Bu tür yaklaşımlar dar kafalı bir indirgemeciliktir.
Terörle mücadele uzun vadeli olduğu gibi, siyasi faktörler son derece önemlidir.
Bir hafta içinde terör örgütünün tesisleri büyük ölçüde tahrip edildiği gibi, örgütün elindeki 2 ton patlayıcı tesirsiz hale getirilmiştir.
1990’larda 1.5 ay süren ve 35 bin kişiyle yapılan ve “süpürme” denilen kara operasyonları bu kadar etkili olamamıştı!

‘Siyasi akıl’

Harekâtın askeri amacı, örgütü hırpalamak ve Kuzey Irak’ın terör bir ‘güvenli alan’ olmadığını göstermekti; bu yapılmıştır.
Harekâtın siyasi yönüne gelince... “Erkeklik” gösterisiyle bu harekât bir hafta, bir ay daha uzatılabilirdi ama ‘siyasi akıl’ bakımından yanlış yapılmış olurdu. Çünkü:
- Türkiye’nin 1990’lardaki sınır ötesi kara harekâtları “Çekiç Güç” şemsiyesi altında yapılabilmişti. Bugün ise uluslararası toplumla siyasi mutabakat çerçevesinde yapıyor. Bir miktar terörist daha öldürmek için harekâtı bir hafta, bir ay daha uzatmak bu mutabakatı bozarak terör örgütünün ekmeğine yağ sürerdi.
- Öyle bir durumda Türkiye’nin bir daha harekât yapması çok zorlaşırdı. Harekâtın kısa tutulması, gerektiğinde yeni harekâtlar yapılmasının siyasi zeminini güçlendirmiştir.
Kaldı ki, Org. Büyükanıt’ın, “Eleştirenler orada bir 24 saat kalsın bakalım” şeklindeki sözleri, harekâtın bir haftada tamamlanmasında “eksi 15 derece”ye kadar düşen hava şartları gibi fiziksel sebeplerin de rol oynadığını gösteriyor.

Hükümetin zaafı

Hükümet cephesinden baktığımızda ise görülen, “siyasi yönetim zaafı”dır.
Türkiye ve dünya harekâtın tamamlandığını Irak Dışişleri Bakanı’ndan mı öğrenmeliydi?!
Evet, güvenlik sebebiyle “Çekilmeye başladık” diye açıklama yapılamazdı. Ama belli ki, cuma sabahı çekilme tamamlanmıştı; hükümet Irak Dışişleri Bakanı’ndan önce açıklama yapabilirdi!
Halbuki Başbakan, akşama kadar bir açıklama yapmadı!
Dışişleri Bakanı’nı ne gördük, ne sesini duyduk!
Milli Savunma Bakanı tek kelime etmedi.
Bilgisi olabilecek bakanlar sorulardan kaçınmak için telefonlara çıkmadı.
Genelkurmay’ın internet sitesinde açıklama yapılıncaya kadar hükümet ‘yok’tu!
Muhtemelen hükümet, bu beklenmedik çekilmenin siyasi sorumluluğundan kaçmış, ‘asker kendisi çıktı’ görüntüsü vermek istemişti.
Ama oluşan görüntü ve gerçek, bu konuda hükümetin zaafıdır!
Harekâtın hazırlık diplomasisini başarıyla yapan hükümet, Irak’tan çekilmenin siyasi ve diplomatik yönetimini becerememiştir, içeriye de dışarıya da kötü bir görüntü vermiştir.
İktidar, atamalardan başlayarak, YÖK sürecini de iyi yönetemedi.
Hükümetin dersler çıkarması gerektiği açık.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

25 Eyl 2020

Değerli okuyucularım, sizlere araştırmacı, yazar, hukukçu Dr. İrfan Sönmez Bey’in büyük emekler vererek yayınladığı üç kitabından bahsetmek istiyorum. Birincisi “Anadille Eğitim ve Milliyetçilik ve AB Hukuku”, ikincisi “Kürt Sorunu mu Devletleşme Sorunu mu ?” ve üçüncüsü de “Self-Determinasyon Ayrılma Girişimleri ve Kürtler”.

Hüdai KUŞ

24 Eyl 2020

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 67,46 M - Bugün : 8709