« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

13 Eki

2014

Hoplatıversem mi?

Tarık Toros 01 Ocak 1970

Son dönemde, AKP’lilerin “paralel yapı” hikâyesi etrafındaki tavır ve eylemleri, esasen içlerinde önceden beri kin ve nefret taşıdıklarını gösteriyor.

Tayyip Erdoğan 17 Aralık soruşturmasının hemen ardından hedef gösterirken bunu teyit eden sözler etmişti:

- Dün birileri en zor zamanlarda başörtüsüne füruat diyordu. Biz bunları 28 Şubat’taki ihanetlerinden tanırız. O ihaneti, hançeri 28 Şubatçılar’la yaptılar. O işbirlikçi tavrı bu millet unutmadı. “Beceremediniz artık bırakın” manşetini bu millet unutmayacak. İnanın 28 Şubat’ta bile bu kadar ahlaksız olmamışlardı.

Bu sözler, kin ve nefretin birkaç aylık değil uzun yıllara dayandığını gösteriyordu.

***

En son Bülent Arınç, Kimse Yok Mu Derneği’ne verdi veriştirdi.
Madde madde garabete bakalım:

1. Arınç’a 30 Eylül’de Bakanlar Kurulu toplantısı ardından, Kimse Yok Mu’nun yardım yetkisinin alınıp alınmadığı soruldu, kapatılıp kapatılmadığı değil... Arınç, “Dernek kapatılmış, haberim yok demişim” diyerek çarpıtıyor.

2. “Başka derdimiz yok mu” diyerek yaptığı açıklamayı unutturmaya çalışıyor. Oysa “Böyle bir soru gelebilir” diye hazırlık yapan ve bunu ifade eden bizzat kendisi, kayıtlarda var.

3. “Dernekle ilgili kararın imzalandığını şahsen duymadım” lafı da onun. Esasen kızgınlığı buna. Bir gün sonra ortaya çıktı ki, Arınç 22 Eylül tarihli Bakanlar Kurulu kararını imzalamış.

4. Bir başka skandal da Arınç’ın bilmediğini, bir tür “Resmi Gazete” işlevi gören Star ve Takvim’in önceden bilmesi. Kimse Yok Mu’nun “izinsiz yardım toplama yetkisinin kaldırılacağını” ilk bu gazeteler yazdı. Tebliğ ise arkasından geldi.

5. Arınç, “derneğin her istediğini verdiklerini” belirterek yanlış anlamaya yol açacak bir cümle kuruyor. Verilen, tümüyle yasal çerçevede hakkı olan izinler. “Kamu yararına dernek” ve “izinsiz yardım toplama yetkisi”ni 2006-2007’de hükümet tanımış, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de onaylamış.

6. Arınç, mülkiye müfettişleri ve denetçilerin mevzuata aykırı tespitleri olduğunu belirtiyor, “arkası biraz kötü” diye iddia ederek. Neymiş bunlar, ortaya koymuyor ve bu algı çalışması bir “hukuk adamı”na yakışmıyor.

7. Arınç, yukarıdaki 6 maddeye cevap veremediği için hırçınlaşıyor ve bunu haber yapan gazetelere kızıyor. “Yüzde 90’ı elden dağıtılan, yüzde 10’u bayilerde satılan gazete” sözleriyle, kin ve nefretinin çok eski olduğunu ortaya koyuyor. O gazete 25 yıldan uzun süredir ağırlıklı olarak abonelik sistemiyle satılıyor ve bunu da en iyi Arınç biliyor.

8. “Altına imza atarken 10 saat düşünecek halim mi var” cümlesi ise başlı başına skandal.Attığınız her imzadan sorumlusunuz Sayın Arınç. Bakkal değil devlet yönetiyorsunuz. Hiçbir imzayı hafife alamazsınız.

9. “Senin tek derdin dernek, Bank Asya, dershane olabilir. Başka bir derdimiz yok mu bizim yahu” cümlesine Arınç da inanmıyor. Sözcüsü olduğu hükümetin en büyük derdinin bunlar olduğunu bilmiyorsa emekli olmak için seçimi beklemesine lüzum yok.

10. “Dernek kapatılmadı, sadece izinsiz yardım yetkisi kaldırıldı” lafı da komik. Bundan böyle mülki amirlerin, derneğin izin taleplerine olumlu cevap vereceğini düşünmek safdillik olur!

***

Aynı konuşmada Arınç, attığı bir tweet yüzünden Leman Sam’a dakikalarca yüklenmeyi biliyor.

Ve daha lafa girerken, “Geçen Ramazan Bayramı’nda söylediklerim birilerini hoplatmıştı havaya. Yine öyle bir hoplatıversem mi” diye girizgâh yapıyor keyifle...

Geçen Bayram “Kocasını bırakıp sevgilisiyle tatile çıkanlar direği gördüğünde dayanamayıp direğe çıkanlar” lafıyla magazin gündemini yakinen takip ettiğini göstermişti.

Şimdi kalkıp 110 ülkede faaliyet gösteren bir hayır derneği için “Düşünecek halim mi var” diye sorumluluktan kaçıyor.

Direğe tırmanan futbolcu eşlerini düşündüğünüz kadar bunu da düşüneceksiniz…

Yoksa sizi o yetimler hoplatıverir alimallah!

Halim Kaya

19 Eki 2026

Mesut Kılıç’ın destan şeklinde yazdığı “Altaylardan Tuna’ya Kızılelma’ya Türkler - Türk Tarihinin Baştan Sona Destansı Anlatımı” kitabının yayınlandığına dair kendisinin sosyal medyada yaptığı reklamı görünce Türk tarihi olması dolayısıyla önemsedim, daha önce tanımadığım ve şairliğinin derecesi hakkında hiçbir bilgi olmayan Mesut Kılıç’a -09.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

19 Eki 2026

Yusuf Yılmaz ARAÇ

05 Eki 2026

İdris Savaş

17 Ağu 2026

M. Metin KAPLAN

27 Tem 2026

Kemal Girgin

08 Haz 2026

Nurullah KAPLAN

17 Kas 2025

Efendi BARUTCU

25 Haz 2025

Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 343,00 M - Bugn : 485640

ulkucudunya@ulkucudunya.com