« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

M. METİN KAPLAN

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

28 Eyl

2026

Bab’ül-Mendep Boğazı

Abdullah Ağar 01 Ocak 1970

Bab’ül-Mendep Boğazı’nın;
● “Gözyaşları Kapısı”,
● “Yas Kapısı”,
● “Hüzün Kapısı”
olarak anıldığını biliyor muydunuz?
Bazı yerlerin adı, başından geçenleri unutmaz.
Tarih boyunca o boğazdan;
● imparatorluklar geçti,
● ordular geçti,
● savaş gemileri geçti,
● korsanlar geçti,
● tüccarlar geçti,
● petrol ve enerji geçti,
● köle tacirleri geçti,
● konteyner gemileri ve tankerler geçti,
Ama hepsinden önemlisi;
Ne fırtınalar, ne batışlar, ne çöküşler, ne acılar…
Ne ölümler geçti.
Ne ölüme giden köleler ve askerler geçti.
Macera peşinde koşan, ama ölüme ve yıkıma giden ne maceraperestler geçti.
Ve Yemen illerinden;
sayısı bilinmeyen, on binlerle, hatta yüz binlerle ifade edilen Türk şehidi geçti.
//
Dün Bab’ül-Mendep üzeri Afrika’dan Arap Yarımadası’na çaresizliğe ve ölüme taşınan köleler vardı.
Bugün ise oyun içinde oyunlar, Türk gemileri ve varlığını hedef alan hortlamış korsanlar, Suud'a ve Suud'un çaresizliği üzerinden oynanan oyunlar, köle niyetine kullanılmak istenen vekiller, vekile, proxyye dönüştürülmek istenen güçler, devletler var.
//
Tarih, bugünün bedelini ve yarının tehlikesini önceden anlatan bir hafızadır.
Tarih sadece yaşanmaz.
Tarih, ders alınmak ister.
Peki biz Yemen’in kanlı tarihini;
mezhep fitnesini, hükümranlık hırslarını, jeopolitik entrikalarını, iç savaşını;
bu savaşın dinamiklerini, taraflarını, bağlantılarını,
kimin eli kimin cebinde olduğunu
yeterince çalıştık mı?
Bu kanlı sofrayı kimlerin ve neden kurduğunu?
Şimdi bu kanlı sofrayı kimlerin, nasıl ve hangi emellerle işlettiğini?
Ortamın nasıl oluşturulduğunu?
Suud’un Hürmüz’de, Doğu-Batı petrol hattında, Husi ve Irak saldırılarında nasıl yalnızlaştırıldığını; nasıl ve neden çaresizleştirildiğini; başta ABD, İsrail ve İngiltere olmak üzere kimlerin kapılarını çalmak zorunda kaldığını; kimlerin neden yan çizdiğini, hangi şartları, koşulları ve beklentileri dayattığını; kimlerin Suud’u buraya nasıl, neden ve kimlerin eliyle sürüklediğini?
Ve kimlerin bu işin içine neden çekilmek istendiğini?
//
Hürmüz bir örnekti. Bab’ül-Mendep başka bir örnek.
Hürmüz’de stratejik zemin nasıl oluşturuldu?
Kim nasıl kullanıldı?
Kim İran’a Hürmüz’ü neden kapattırdı?
Kim nasıl şeytanlaştırıldı?
Şeytanlaştırılan nasıl saldırganlaştırıldı?
Ve kimler - özellikle Araplar - kimlerin altına nasıl itildi?
Kaynaklar, koridorlar, alanlar, savaşlar kimlerin çıkarları doğrultusunda nasıl şekillenmeye başladı?
///
Şimdi asıl soru:
Bu kanlı sofrayı kaldırmak kime ve nasıl düşer?
Türkiye, içinden çıkılması çok zor kanlı bir mezhep fitnesinin ne tarafıdır ne de oyuncağı.
ABD’nin de, İsrail’in de, İngiltere’nin de oyuncağı değildir.
Türkiye;
İsrail ve ABD adına önce Husilerle, sonra İran’la savaşacak bir vekil ülke olmadığı gibi,
İran adına ABD ve İsrail’le savaşacak bir vekil ülke de değildir.
Türkiye vekil değil, astır.
Türkiye’nin amacı;
birilerinin savaşına taraf olmak değil,
birilerinin savaşında kullanılmak değil,
savaşların yayılmasını ve Türkiye’ye taşınmasını engellemektir.
Türkiye, Ortadoğu’da barış, istikrar ve sistemi inşa eden bir denge ülkesidir.
Ve aslolan;
kendi iradesidir.
Birileri bilmeli ve anlamalıdır:
Türkiye, Ortadoğu’nun ve kürenin denge ve umut ülkesidir.
Türkiye olmadan sadece Ortadoğu’da değil, cihanda sulh olmaz.
///
Türkiye;
kanlı fitne sofralarında, mezhep fitnesiyle demlenmiş pilava kaşık sallayan değil;
o sofraların neden kurulduğunu anlayan,
kimlerin kurduğunu gören,
kimlerin hangi hesabın parçası hâline getirildiğini bilen,
ve gerektiğinde o kanlı sofranın kaldırılmasını sağlayabilen
bir Yaradılış hediyesidir…
///
Bir başka açıdan…
Bu kanlı sofrayı biz kurmadık.
İçine katılmak neden bize düşsün?
Ama kaldırılmasına katkı sağlayabiliriz.
“Bütün tarafları bir istikrar sisteminde konumlandırarak…”
ABD’nin de, İsrail’in de, İngiltere’nin de, İran’ın da, Ensarullah’ın da, Yemen hükümetinin de, Arap ülkelerinin de ve dahi Çin ve Rusya’nın da buna ihtiyacı var.
Abdullah Ağar
https://www.facebook.com/abdullah.agr.1

Ziyaret -> Toplam : 328,29 M - Bugn : 219274

ulkucudunya@ulkucudunya.com