« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

SEÇİM SONUÇLARI ÜZERİNE: MHP NEDEN KAYBETTİ?

10 Ara 2015

SONRAKİ YAZI

SEÇİM SONUÇLARI ÜZERİNE: AKP NASIL KAZANDI?

23 Kas 2015

M. Metin KAPLAN

30 Kas

2015

SEÇİM SONUÇLARI ÜZERİNE: AKP NASIL KAZANDI? (2)

30 Kasım 2015

Geçen yazımda; ‘Yaptığı / yaptırdığı bunca zulme ve eziyete rağmen seçimi AKP nasıl kazandı?

Yaptığı bunca suistimale rağmen seçimi AKP nasıl kazandı?

Yaptığı / yaptırdığı bunca adaletsizliğe / haksızlığa rağmen seçimi AKP nasıl kazandı?

‘Çözüm Süreci’ diyerek, bölücülüğe bunca tavizler vermesine ve Türkiye’yi bölünme noktasına götürmesine rağmen seçimi AKP nasıl kazandı?’ diye sormuş…

Ve sualleri, ‘bunun bir tek cevabı var: AKP, SEÇİMİ, SEÇİM KAZANMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLERİ YAPARAK KAZANDI!’ diyerek, cevaplandırmıştım.

Bu cevap elbette doğruydu, fakat eksikti, çünkü bir ‘sosyal olayı tek sebeple izah etmek’ gibi önemli bir yanlış içeriyordu… Ancak bir yazı / makale çerçevesinde bir sosyal olayın bütün sebeplerini bir bir saymak ve izah etmek mümkün olmadığı için böyle bir yanlışı bile bile yapmak zorunda kalmıştım… Uzun lâfın kısası, bu yazımda, geçen yazımda yer darlığı sebebiyle temas etme imkânı bulamadığım başka bir sebebi arz etmek istiyorum.

Hemen söyleyeyim; AKP’NİN SEÇİMİ KAZANMASININ İKİNCİ SEBEBİ, MUHALEFET ZAFİYETİDİR… TÜRKİYE’DE, MUHALEFET PARTİSİNİN BULUNMAMASIDIR!

“Yok, artık, M. Metin Kaplan… Bu kadar saçma bir iddia olmaz… Meclis dışındakileri saymazsak bile, CHP, MHP ve BDP de muhalefet partisi değillerse nedir, söyler misin?”

Peki, söyleyeyim…

Evvelâ DBP… Bir defa DBP siyasî parti değildir!.. PKK’nın halkla ilişkiler örgütüdür! Ve PKK’nın siyasî kanadıdır!.. TBMM’deki temsilcisidir… DBP o sebeple konuya; iktidara, muhalefet yapmak olarak yaklaşmaz… ‘İktidarın yaptıklarından veya yapmadıklarından PKK’nın amacını gerçekleştirmek için nasıl faydalanabiliriz’ diye yaklaşır… Kısacası muhalefet yapmaz, illegal / yasa dışı PKK’nın amacını gerçekleştirmeye legal / yasal olarak destek olmaya gayret eder.

Gelelim CHP ve MHP’ye… Burada kriterimiz, bu partilerin genel başkanlarının genel başkanlığa hangi yolla / usulle / yöntemle geldikleri olacaktır! Yani “CHP ve MHP Genel Başkanları, ‘demokrasinin vazgeçilmez unsurları’ olan CHP ve MHP’ye demokratik yolla mı genel başkan oldular” sualine cevap arayacağız.

‘Cevap aramaya lüzum yok, M. Metin Kaplan… Her iki Genel Başkan da partilerine büyük kongrelerinde seçilmek suretiyle yani demokratik yolla genel başkan yapılmışlardır! Bunu, dağdaki çobanlar bile bilirler. Sen nasıl bilmiyorsun?’

İyi de CHP ve MHP’nin önceki Genel Başkanları; Deniz BAYKAL ve Alparslan TÜRKEŞ görevlerini normal / olağan yollarla mı bırakmışlardır? HAYIR!

Deniz BAYKAL bir siyasî komploya ve Alparslan TÜRKEŞ ise bir suikasta maruz kaldığı için genel başkanlıkları terk etmek mecburiyetinde kalmışlardır! Allah bilir, ama rezil kaset komplosu olmasaydı Deniz BAYKAL, suikastla katledilmeseydi Alparslan TÜRKEŞ hâlâ genel başkanlık görevlerini ifa etmeye devam ederlerdi. Dolayısıyla Kemal Kılıçdaroğlu ile Devlet Bahçeli de genel başkan olmazlardı! Yani gerek Kemal Kılıçdaroğlu gerekse Devlet Bahçeli normal / olağan yollarla Genel Başkan seçilmemişlerdir!



Bunu derken, elbette Deniz BAYKAL’ın maruz kaldığı kaset komplosunun arkasında Kemal Kılıçdaroğlu, Alparslan TÜRKEŞ’in maruz kaldığı suikastın arkasında da Devlet Bahçeli vardı, demek istemiyorum… Sadece Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli’nin normal yollarla genel başkan olmadıklarına dikkat çekmek istiyorum… Çünkü hem ‘kaset komplosu’nun hem de ‘suikast’ın arkasında ‘küresel sermaye’ vardı!

Söylemek istediğim açık ve net olarak şudur: KEMAL KILIÇDAROĞLU VE DEVLET BAHÇELİ, bilerek ya da bilmeyerek, DENİZ BAYKAL İLE ALPARSLAN TÜRKEŞ’E ‘KÜRESEL SERMAYE’NİN TERTİPLEDİĞİ ME’ŞÛM / MENHÛS / UĞURSUZ OPERASYONLARDAN İSTİFADE EDEREK GENEL BAŞKAN OLMUŞLARDIR! Bu, demokrasi ile bağdaşmayan bir yoldur.

Kaldı ki CHP’de de böyle bir ‘şey’ olmuş mudur olmamış mıdır bilemiyorum, fakat Alparslan TÜRKEŞ’e tertiplenen ‘suikast’tan evvel MHP’de dikkat çekici bir ‘gelişme’ daha olmuştur. Muhsin YAZICIOĞLU ve arkadaşları, ciddi hiçbir sebep olmamasına rağmen, istifa etmek suretiyle MHP’den aniden ayrılmışlardır! (Bu dahi tam bir ‘küresel sermaye’ operasyonudur! İnşallah, bir gün bunu da yazmak kısmet olur). Ki Devlet Bahçeli, Muhsin YAZICIOĞLU MHP’den ayrılmasaydı, asla MHP’ye Genel Başkan seçilemezdi. Muhsin YAZICIOĞLU ve arkadaşlarının bir operasyon ile MHP’den koparılmaları, acaba Devlet Bahçeli’nin önünü açmak için miydi?

“Yahu, M. Metin Kaplan… Yeter, bu kadar saçmalık… Muhsin Yazıcıoğlu, MHP’den 1992 yılında ayrıldı, Devlet Bahçeli ise MHP’ye 1997 yılında Genel Başkan seçildi… Ne yani MHP’ye Devlet Bahçeli’nin genel başkan yapılması, beş (5) yıl evvel mi plânlanmıştı?”

Bilgilerime göre DEVLET BAHÇELİ’NİN MHP’YE GENEL BAŞKAN YAPILMASI, beş yıl önce değil, tam YİRMİ (20) YIL EVVEL PLÂNLANMIŞTI! (İnşallah bunu da bir gün yazacağım!).

Bilmeyenler için söyleyeyim, bilenler de hafızalarını tazelemiş olsunlar, emperyalizm ki çağımızdaki adı ‘küresel sermaye’dir, en az yüz (100) yıllık plânlar yapar. Kısa, orta ve uzun vadeli bölümlere ayırır ve sırası geldikçe uygulamaya koyar… Malûm işletmelerde bile uzun vadeli plânlar 10-15 yıllık bir dönemi kapsamaktadır… Öyle ise ‘tek dünya devleti’ olmayı hedeflemiş olan ‘küresel sermaye’nin kaç yılık plânlar yapacağını, varın siz hesap edin.

Kısacası, emperyalizm yazı-tura oynamaz… Oynarsa da üç ihtimali de kendine alır… Yazı ihtimalini de tura ihtimalini de çok çok küçük bir ihtimal olmasına rağmen paranın dik gelmesi ihtimalini de… Bu ne demek? Şu demek: EMPERYALİZM SADECE İKTİDARA GELECEK KİŞİLERİ (Başbakanları ya da Cumhurbaşkanları) BELİRLEMEKLE İKTİFA ETMEZ, ÖNEMLİ MUHALEFET PARTİLERİNİN BAŞINA GELECEK KİŞİLERİ DE BELİRLER… Nitekim Kemal Kılıçdaroğlu ile Devlet Bahçeli bu şekilde genel başkan seçilmişlerdir.

“Bırak yahu, M. Metin Kaplan… Bu kadar da olmaz… ‘Kafayı yemişsin, sen’…”

Öyle olsun…

Öyle olsun da bana söyler misiniz, bu çok muhterem Genel Başkanlar; AKP tarafından ‘Çözüm Süreci’ adı altında bölücülüğe verilen tavizler konusunda Salı günleri Meclis Gruplarında yuvarlak ve anlamsız birkaç söz etmekten başka ne yapmışlardır? NİÇİN, MESEL DEV MİTİNGLER VEYA YÜRÜYÜŞLER TERTİPLEMEMİŞLERDİR? Böyle büyük ve ciddi eylemler yapmış olsaydılar, belki bölücülüğe verilen tavizlere engel olmaları mümkün olmayabilirdi, fakat Türk milletinin bölücülük konusunda bilinçlenmesi sağlanmış olmazlar mıydı?

Sivillere karşı yapılanları hariç tutsak bile emekli ve muvazzaf subaylara -ki içlerinde bir de Genelkurmay Başkanı var-, hâkimlere, savcılara, polislere ve cemaat mensuplarına yapılan zulüm ve eziyetler konusunda birkaç muhalefet milletvekilinin şahsî inisiyatif kullanarak yaptıkları açıklamalardan başka CHP ve MHP ne yapmışlardır? PEK SAYIN GENEL BAŞKANLAR KEMAL KILIÇDAROĞLU İLE DEVLET BAHÇELİ BÜTÜN MİLLETVEKİLLERİNİ YANLARINA ALARAK, SÖZ KONUSU ZULÜM VE EZİYETLERE TOPLUCA TEPKİ KOYSAYDILAR, BUNLARIN TEKRARI MÜMKÜN OLABİLİR MİYDİ?

17-25 ARALIK FEZLEKELERİNDE adları geçen bakanlarla yakınlarının yaptıkları / yaptırdıkları suistimaller konusunda, üstelik fezlekelerde ADLARI GEÇEN KİŞİLERİN DOKUNULMAZLIKLARI 7 HAZİRAN TARİHİNDE KALKTIĞI HALDE SAYIN GENEL BAŞKANLAR NİÇİN yine bütün milletvekilleriyle birlikte BİR SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMAMIŞLARDIR? Bu, yapılması zor bir eylem miydi?

Sudan bahanelerle gazetelere, televizyonlara, bankalara, şirketlere, holdinglere AKP adına el konulurken, SAYIN GENEL BAŞKANLAR BU ADALETSİZLİK VE HAKSIZLIKLARA ENGEL OLMAK İÇİN söz konusu gazetelerin, televizyonların, bankanın, şirketlerin, holdingin önünde başta kendileri olmak üzere NİÇİN MİLLETVEKİLLERİNDEN MEYDANA GELEN BİR SET OLUŞTURMAMIŞLARDIR? Böyle bir eylem yapmış olsaydılar bu adaletsizlik ve haksızlıklara mani olmazlar mıydı?

MUHALEFET PARTİLERİNİN BİR GÖREVLERİ DE VATANDAŞLARININ MEŞRU / YASAL HAK VE MENFAATLERİNİ KORUMAK DEĞİL MİDİR? Öyleyse ki öyledir, bu muhalefet partileri bu görevlerini neden ifa etmemişlerdir?

Lâfı daha fazla uzatmaya lüzum yok… TÜRKİYE’DE MUHALEFET PARTİSİ YOKTUR, MUHALEFET PARTİSİ OLDUKLARINI SANDIĞIMIZ CHP VE MHP; ‘KÜRESEL SERMAYE’NİN ADAMLARI, KEMAL KILIÇDAROĞLU İLE DEVLET BAHÇELİ’NİN İŞGALİ ALTINDADIR!

Sözün özü, AKP’NİN SEÇİMİ -her şeye rağmen- KAZANMASININ İKİNCİ SEBEBİ, MUHALEFET ZAFİYETİDİR!.. TÜRKİYE’DE, MUHALEFET PARTİSİNİN BULUNMAMASIDIR!

Vesselâm…

Yazarın tüm yazılarını okumak için tıklayınız.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

08 Nis 2019

1968 yılının muhtemelen Nisan ayıydı. Kahramanmaraş Lisesi ikinci sınıf öğrencisiydim. Parasız yatılı okuyordum. Cuma günü birkaç arkadaşlarımızla bazı ihtiyaçlarımızı almak için çarşıya çıkmıştık.

Nurullah KAPLAN

06 Mar 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

02 Mar 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 48,58 M - Bugün : 28171