« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

Yayına hazırlanan "1980 Öncesi Ülkü Ocakları Başkanları Başbuğ Türkeş'i Anlatıyor" isimli kitabımız için kapak resmi olarak okuyucular yukarıdaki resmi seçmiş bulunuyor; teşekkür ederiz...

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

SA‘DÎ-i ŞÎRÂZÎ

Mustafa Çiçekler, 09 Ara 2019

SONRAKİ HABER

İmralı’da Yeni Anayasa yazılıyor

Ümit Özdağ, 29 Ara 2014

29 Ara

2014

Cumhurbaşkanı’na hakaret yok

Gültekin Avcı 01 Ocak 1970

Konya’da 16 yaşındaki öğrenci, Cumhurbaşkanı’na hakaretten tutuklandı.
Tutuklamaya sebebiyet veren sözü şu:

“Kaçak sarayın hırsız sahibi…”

Sulh Ceza Hâkimi TCK.299. maddede düzenlenen cumhurbaşkanına hakaret suçundan tutukladı bu çocuğu.

Bu çocuğa gözaltı yapmak hukuksuzluk olduğu gibi, hakaretten tutuklama kararı vermek tam bir cinnettir.

Çünkü TCK.299. maddedeki “Cumhurbaşkanına hakaret”suçunda korunan hukuki yarar, Cumhurbaşkanlığı makamının onur ve şerefidir.

Cumhurbaşkanı devleti ve milletin birliğini temsil eder.

Ama Cumhuriyet tarihinde devlet ve milletin birliğini temsil görevine Erdoğan kadar zarar veren ikinci bir cumhurbaşkanı yoktur.

Bırakın Türkiye’yi uluslararası camiada arka arkaya yalanlanan ikinci bir başbakan veya cumhurbaşkanı yoktur.

Çapulcu, Haşhaşi, virüs, sülük, paralel gibi nice hakaret ifadeleriyle hemen her konuşmasında millete hakaret eden ikinci bir başbakan veya cumhurbaşkanı da yoktur.

Nitekim 16 yaşındaki çocuğun sözleri ise soyut bir hakaret ifadesi değil, tüm dünyaya mal olan tarihi bir hırsızlık ve yolsuzluk soruşturmasının gerçek delillerine dayanıyor.

Haksız fiillere öğrenci tepkisi

Erdoğan AKP’li olmayan tüm halk kitlelerine etmediği hakareti bırakmadı.

Bir devletin başı kaldırım jargonuyla kitlelere hakaret ediyorsa, aynı üslup ve tonda alacağı cevaplardan rahatsız olamaz.

Burada Ceza Kanunumuz’un karşılıklı hakareti düzenleyen 129. maddesi akla gelmelidir.

Bu maddenin 1. ve 3. fıkraları tam da Erdoğan’ın içinde bulunduğu durumu gösteriyor.

Madde şöyle:

[1] Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

Ve işte 3. fıkra:

[3] Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi hâlinde, olayın mahiyetine göre ceza vermekten de vazgeçilebilir.

Burada Erdoğan’ın kitlelere yönelik haksız fiillerine ve hakaretlerine yönelik bir öğrenci tepkisi söz konusudur.

Kaldı ki istifa eden Bakan Erdoğan Bayraktar’ın NTV’deki “Başbakan’ın talimatlarıyla yaptım, Başbakan beni rahatlatacak deklarasyon yayınlayın diye baskı yapıyor” ifadeleri montaj değil.

Herkes duydu bunları.

BBC’nin bile yayınladığı titrek ve suçlu bir sesle “Evdeki paraları sıfırladın mı” konuşmaları unutulmadı.

Cumhurbaşkanı’nın haksız hareketleri ile hakarete sebep olması mümkündür.

Cumhurbaşkanı’nın sorumsuzluğu ilkesi, Cumhurbaşkanı’nın suç ve haksızlık teşkil eden söz ve fiillerinin “hukuka aykırılığı”nı kaldırmaz.

Tutuklama kararı akıl dışıdır

Bu itibarla Cumhurbaşkanı’nın haksız hareketi sanık lehine TCK.129. maddenin uygulanmasını gerektirir.

Kanaatimize göre kanunda (TCK.299) açık hüküm bulunmasa da kıyas yoluyla TCK.129 uygulanır ve beraat kararı verilir.

Şu halde ceza verilmemesi gereken bir çocuğa tutuklama kararı vermek hukuk dışı olmaktan öte akıl dışıdır.

Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Tuncay Özkan’ın Erdoğan’a yönelik “mal” tabirini hukuka aykırı bulmadı.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ise “TC Başbakanı olarak eleştiri ağır dahi olsa eleştirilere olağandan daha fazla katlanabilmelidir” dedi, Ahmet Altan’ın “cahil, bilgisiz, ilgisiz”ithamlarını eleştiri saydı.

Bir örnek daha…

Erkan Mumcu 2006’da bir grup konuşmasında Başbakan Erdoğan’a “sahtekâr, hırsız, açgözlü” ifadelerini kullanmıştı.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu sözleri hakaret değil sert eleştiri saydı.

Eleştirinin siyasiler tarafından yapılmasından çok politik eleştiri olması önemlidir.

Politik eleştiri açısından Cumhurbaşkanı, toplumu aşağılayıcı ve tahkir edici nice kelimeleriyle aynı/haksız konumdadır.

Konu AİHS 10. maddede düzenlenen ifade hürriyeti içindedir.

Yolsuzluk ve hırsızlığın delilleri dünyaya yayılmışken, “hırsız” ifadesi asla suç teşkil etmez.

Bu çocuğu tutuklamak bir yargı kararı değil AKP ceza konseylerinin zorbaca bir infazıdır.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

09 Ara 2019

Bu soruya ilk cevabı Prof. Dr. Muharrem Ergin’den aktaralım: Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin. İlk Türk tarihi. Taşlar üzerine yazılmış tarih.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 56,96 M - Bugün : 15959