« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

20 Şub

2007

Vadideki siste görebildiklerimiz

BEHİÇ KILIÇ 01 Ocak 1970

Bir süre önce bir ödül töreni izledim... Bu tören, ‘Türk Sineması’nın başarıları için düzenlenmişti... Ödüllerin bir çoğunu alan genç bir yönetmen sahnede, “Bir Türkiyeli” olduğunu vurguladı ve “Reyting, ticaret uğruna” diye altını çizip, üstü kapalı biçimde “Kurtlar Vadisi”ni tanımlayıp, böyle filmler yapılmamasını istedi... Vurguladığı gibi “O bir Türkiyeli idi” ve yapımcı dediğin, yönetmen dediğin kendisi gibi olmalıydı... Kendisi “sosyal içerik” uzmanıydı ve filmleri muazzamdı... En ağıza alınmayacak küfürler, orospuluğun binbir halleri ve sapık dürtüler vesaire ile sanat tavan yapmalıydı!.. (Bu arada, o günün sonrasında Hrant Dink cenazesi vardı ve sahneden bu cenazeye katılınması için her gelenin çağrı yapması da, salonun temel havasını yansıtması açısından önemliydi) Ama bu millet onları anlamıyordu ve “Kurtlar Vadisi” sihirindeydiler...

Kurtlar Vadisi, onların tüm engelleme çabalarına karşın döndü!.. İlk günden beri kıyameti koparıyorlardı... Polat ve ekibi, PKK’nın uyuşturucu çetelerinden başlayarak kafa kopartabilir gibi bir hava yansımıştı ve bu duruma dayanılamazdı..!

*

Derken efendim...

Dışişleri Bakanı Gül, birkaç gün önce ABD’de gezideyken, her ne vesile ise kendisine “Kurtlar Vadisi yayını ne olacak?” dendi... Gül, bu konudaki görüşünü Türkiye’de daha önce ifade ettiğini belirterek, “reyting” için bu tür filmler yapılmasını desteklemediğini (Türkiyeli sinemacı ile paralel) ve film şirketlerinin daha sorumlu davranmasını beklediğini kaydetti... Ve aynen şöyle ekledi:

“Türkiye’nin elbette bu filmi yasaklaması söz konusu değildir, Türkiye’de herşey tartışmaya açıktır.”

Birkaç gün sonra...

Haberin arka planını yazan “Süper Poligon” adlı internet haber sitesi, sonucu şöyle duyurdu:

“Dizinin yayından kaldırılmasını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın rica ettiği konuşuluyor. Erdoğan’ın RTÜK Başkanı Zahid Akman’dan, Show TV yöneticileriyle konuşup ikna etmesini istediği...”

RTÜK de konuyu kamuoyuna, “Biz yasaklamadık, yapımcı firma ile kanal sorumluları böyle bir karar aldı” mealinde çok inandırıcı (!) bir şekilde duyurunca, yapımcılardan zılgıtı yedi!.. Firmadan, “Zahid Akman, insanların gözünün içine baka baka yalan söyledi” denildi... RTÜK, yayından vazgeçilmemesi halinde kanalın ruhsatının iptali tehdidinde bulunmuştu...

*

Mesele bir anda neden “Kurtlar Vadisi AKP” havasına dönüvermişti acaba?.. Cevapları halkımız elbette biliyor...

Bizim tekrar “hatırlatma” kapsamında yazacaklarımız var...

İktidar sözcülerinin diziye nefretini yansıtırken (asıl niyetlerini saklayıp), sığındıkları açıklamalarda, “Dizinin yanlış temalarda ilerlediği” açıklamaları yapıldı...

*

Şİmdİ burada, ben size bir iki “açıklama” nakledeyim dizi ile ilgili...

- Kurtlar Vadisi’ni nasıl buldunuz?..

- Çok müthiş bir film. Tarihe geçecek bir film.

- Senaryo sizce gerçek hayattan alıntı mı?

- Evet, birebir aynı...

Cevapların sahibi TBMM Başkanımızdır... Arınç Bey... AKP’li parlementer...

Devam edelim:

“Çocuklar çok güzel bir film yapmışlar, kendilerini kutluyorum...”

Bu sözler de, Başbakan’ımızın eşi AKP’li Sayın Emine Erdoğan’a aittir... Bayan Erdoğan’ın, filmi izledikten sonra gazetecilere, “ekibi” kast ederek, “Hepsiyle gurur duyuyorum” dediği de yazıldı...

AKP’lilerin hep “taktir”lerini kazanıp gurur duydukları Kurtlar Vadisi, Tarikat Şeyhi Abdurrahman Halis Kerkük’ün, Polat’la birlikte Irak’ta ABD’lilere karşı bayrak açtığı bölümleriyle, iktidar nezdindeki akreditasyonunda tavan yapmıştı...

*

Gelgelelİm, Polat kafayı eşkıya çetesine çevirir gibi yapınca işler karıştı!..

İktidarın aklına, “Şiddet ve iç savaş çağrıştıran öğelere, film aleminde izin verilmemeli”gibi bir “uyarı” geliverdi!.. Kurtlar Vadisi’ne yasak getirildiği ve filmin gösterimi engellendiği sırada ise eşkıya sürüleri “Apo adına” şehir merkezlerini basıyor, silahlar patlıyordu... Gerçek hayattaki “düşman”a ise “demokratik müdahale” çerçevesinde müsamahalı yaklaşılıyor, Ankara’dan olan bitene karşı çıt çıkmıyordu. Dahası, eşkiyanın ardında olduğu net biçimde bilinen Barzani ile “cilveleşmeler” gündeme taşınıyor, Türkiye’ye kafa tutan bu çakalın, vadisinin sınırlarını genişletebileceği intibaına kapılmasına meydan yaratılıyordu!..

Kurtlar Vadisi olayı Türk Milleti’ne, içinde bulunduğu kuşatmanın boyutlarını gösteriyor...

Ziyaret -> Toplam : 85,94 M - Bugn : 9126

ulkucudunya@ulkucudunya.com