« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

06 Şub

2007

`Derin Devlet` : Derin Acizlik!

Özcan YENİÇERİ 01 Ocak 1970

Türkiye’de bir kısım ideolojik aydın değişik amaçla sürekli olarak soyut bir “derin devlet” söylemini gündemde tutma çabası içindedir. Onlara göre; bütün hukuksuzlukların, kanun dışılıkların, faili meçhullerin failidir bu derin devlet! Bilinmeyenleri bir başka bilinmeyenle açıklama alışkanlığının doğal sonucu olarak derin devlet kavramı da güncel malum medya aydınının ’günah keçisi’dir. “Derin Devlet” vurgusu dikkatleri dağıtma ve kafaları karıştırma ve bir şeyleri gözden kaçırmaya yöneliktir.

Herhangi bir olayı “derin devlet” le açıklamaya kalkışmak, o olayın altında kalmak anlamına gelir. Derin devlet, beceriksizlik, niteliksizlik ve yeteneksizliği örten bir maske olarak kullanılmaktadır. Devlet, siyasi ve hukuku bir kavramdır. Devletin olduğu yerde derinlik, derinliğin olduğu yerde de devlet olmaz. Devlet yoksa çete vardır, terör vardır, hukuksuzluk vardır. Altından kalkamadığınızı ya da kalkmak istemediğinizi meçhule, münhala, izahı kabil olmayana yıkıp, kenara çekilmeye “derin devlet” değil; derin acziyet denilir.

Derin devlet komploculuktur; amacı da dikkatleri saptırmaktır. “Derin Devleti” tartışmak bir muhali ve muhayyileyi tartışmakla aynı anlama gelmektedir.

Devlet hâkimiyeti altındaki sahada “şiddet kullanma tekelini” elinde bulunduran tek varlıktır. Devlet, bu yetkiyi milli rızadan ve hukuktan alır. Devlet hukukla ve yasayla sınırlı olarak bu yetkiyi kullanır. Devletler eşkıya, terörist ya da çete gibi davranamaz. Devleti devlet yapan ya da meşru kılan şey, şiddet tekelini yasal sınırlar içinde kalarak uygulamasıdır. Devlet terörist gibi, yasa dışı çeteler gibi davrandığında meşruiyetini tartışma konusu yapar.

İşte muhal bir “Derin Devlet” i bu bağlamda tartışma konusu yapanlar; gerçekte devletin meşruiyetini tartışmaya açmaya çalışanlardır. Bunun nedeni de vardır: Nitekim ortada görünmeyen hukuk ve yasa dışı her türlü komplo ve cinayetin faili derinde bir devlet varsa ona karşı koymak da meşru bir hak haline gelir. Yasaya ve hukuka tabi olmayan devlete yasa dışı yöntemleri kullanarak karşı koymaktan daha doğal ne olabilir? Yapılmaya çalışılan da budur.

Devletin muhtelif organlarında görev alan insanlar elbette melek filan değildir. Bunların zaman zaman yasadışı yollara başvurmaları da söz konusu olabilir. Kimse yasadan almadığı bir yetkiyi kullanamayacağına göre bunu kullananlar olursa da yasal yaptırımla karşı karşıya kalırlar.

Bu tür olaylardan yola çıkarak derin devlet kavramı icat edip “devlet cinayet işliyor” şeklinde bir ima yaratmak, yabancı ülkelerin işine yarayan derin bir psikolojik operasyondur. Asıl amacı, devlete karşı eline silah alıp dağa çıkmışlara meşruiyet kazandırmaktır.

Diğer yandan insanın olduğu her yerde insanlık, ahlak ve hukuk dışı oluşumdan da söz edilebilir. Yasal faaliyet göstermek için kurulmuş olan şirketler, hukuk ve yasa dışı yollara başvurarak bankaların içini boşaltabilirler. Yasal olarak örgütlenmiş her türlü oluşum, yasa dışı faaliyetlerde bulunabilir. Halkın seçtiği belediyeler, halkı katleden teröristlere mühimmat ve malzeme nakli yapabilirler. Siyasi Partiler Yasasına uygun olarak faaliyet göstermek için kurulan bazı Siyasi Partiler, dağa terörist kazandıran organizasyonlar haline gelebilir. Her yanı yasal ve meşru görünen yazar ve çizer takımı, teröriste gerilla da diyebilir. Bu somut olgulardan yola çıkarak “Derin Belediye”, “Derin Siyasi Parti”, “Derin Yazar”, “Derin Şirket” gibi kavramları ortaya atmak kim-senin aklına gelmez.

Türkiye onca beynini faili meçhul denilen teröre kurban vermiş bir ülkedir. Bu ülkeyi yönetenlerin bir anlamda “derin devletin üzerine gidemiyoruz. “Yürütme olarak belli bir yere kadar gidebiliyoruz” demeye hakları yoktur. Eğer bu ülkede kendilerini devlet yerine koyarak, olmayan yetkileri kendilerine izafe edenler varsa, bunların üzerine gitmek ve onları yasal çizgiye çekmek devleti yönetenlerin görevidir. Yürütmenin başındaki insanlar, acizlik ve beceriksizliklerinin bedelini istifa ederek gösterecek olgunlukta değildir. Onun için kendi acizliklerini “derin devlet” söylemleriyle kapatmaya çalışmaktadırlar. Mesele bundan ibarettir.

Ziyaret -> Toplam : 85,94 M - Bugn : 8600

ulkucudunya@ulkucudunya.com