« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Mezamorta Hüseyin Paşa

, 09 Ağu 2020

SONRAKİ HABER

Tepedelenli Ali Paşa 1741 – 1822

, 10 Şub 2020

10 Şub

2020

GANÎZÂDE MEHMET NÂDİRÎ

01 Ocak 1970

Dîvân şâiri. 1572 (H.980) yılında İstanbul'da doğdu. Asıl adı Mehmed'dir. Şiirlerinde Nâdirî mahlasını kullanmıştır. Babası Abdülganî Efendi, Bolu'nun Gerede kazâsında ilim ve fazîlet sâhibi şâir bir kimseydi. İlk tahsile babasıyla başlayan Nâdirî, Hoca Sâdeddîn Efendiden okuyarak icâzet almıştır. Şeyhülislâm Sun'ullah Efendinin dâmâdıydı. Sâdeddîn Efendiden mezun olduktan sonra, İstanbul'da Papazoğlu Medresesine tâyin edildi. Daha sonra birçok medresede vazîfe yapan Nâdirî en son 1601'de Süleymâniye'de dördüncü medresede müderrislik yaptı. 1602 senesinde Selânik kâdılığına tâyin edildi. Sadrâzam Yemişçi Hasan Paşanın isteği üzerine azlolundu.
1604 senesinde Selânik kâdılığına iâde edildi. Aynı sene Mısır (Kâhire) kâdılığına tâyin oldu. 1605 senesinde Edirne kâdılığına getirildi. 1607 senesinde İstanbul kâdısı, 1608'de de Galata kâdısı oldu. Buradan Anadolu kazaskerliğine yükseltildi. İki sene bu görevi yürüten Nâdirî, 1614'te azledildi. 1615 senesinin ortalarında Parvadi kazâsı arpalık olarak verildi. 1617 senesinde Anadolu kazaskerliğine tâyin olundu.

Sultan İkinci Osman Han zamânında 1619'da şeyhülislâm olan Yahyâ Efendinin yerine Rumeli kazaskeri, nihâyet 1620'de tekâüd (emekli) oldu. 1624 senesinde tekrar Rumeli kazaskerliğine getirildi. 1626 senesinde 56 yaşında vefât etti. Kabri İstanbul'da Âbid Çelebi Mescidi hazîresindedir.

Resmî vazîfelerinde devlet ve milletin menfaatlarını koruyup, bunun için çalıştığından, menfaatçılar ve kötü düşünceli kimseler tarafından devamlı haksızlıklara uğrayan ve bu hâli kasîdelerinde belirten Nâdirî, hat sanatında da mâhirdi. Sülüs, nesih, rik'a, celî ve ta'lik hatlarında tanınmıştır.

Âlim ve kültürlü bir kimse olan Nâdirî, geniş hayâl gücüne sâhip bir şâirdir. Eserlerinde duygudan çok düşünce hâkimdir. En samîmi ve duygulu şiirleri dînî şiirleri ve mi'râciyelerdir. Şiirleri şekil ve vezin bakımından da kusursuz sayılabilecek bir mükemmelliktedir. Kasîdelerinde çoğunlukla bütün bölümler mevcuttur. Aruz veznini başarıyla kullanmıştır.

Nâdirî'nin Mesihî, Hâleti, Fuzûlî, Ma'nî gibi şâirlere nazîreleri vardır. Kendisi de, devrinde beğenilip sevilirdi. Ayrıca kasîdelerine Nef'î ve Nev'izâde Atâî, Azmizâde Hâletî gibi devrinin üstâdları tarafından nazîreler yazılmıştır.

Eserleri:

Dîvân: İlk yetmiş dört beyti mi'râciyedir. Üçüncü Murâd Han, Üçüncü Mehmed Han, Birinci Ahmed Han, Birinci Mustafa Han, İkinci Osman Han ve devletin ileri gelenleri için söylediği otuz yedi kasîde yer alır. Terci-i bend; mersiye, tahmis, kıt'a, kıt'a-ı kebir, gazeller ve rubâîler de bulunmaktadır. Şehnâme: Mesnevî tarzında yazılmış devrinin târihî olaylarını anlatır. Münşeât: Çeşitli şahıslara yazılmış mektuplar. Kalemiyye Risâlesi: Arabîdir. Tefsîr-i Beydâvî'ye yaptığı hâşiye, bir başka eseridir.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

12 Ağu 2020

“Son gün olmasın dostum,çelengim,top arabam; Alıp beni götürsün, tam dört inanmış adam...” Yazımızın birincibölümünde (https://www.efendibarutcu.

Hüdai KUŞ

06 Ağu 2020

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 66,20 M - Bugün : 15038