« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Nizamülmülk 10.04.1018 – 14.10.1092

, 14 Eki 2019

SONRAKİ HABER

TOPÇU, Nurettin

İsmail Kara, 08 Tem 2019

08 Tem

2019

Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne Girmesi

01 Ocak 1970

Türkiye Milletler Cemiyetine üyelikle dünya barışına katkıda bulunmayı ve güçlü devletler arasına girerek dış politikada karşılaştığı sorunları çözmek için diplomatik destek sağlamayı hedeflemiştir.

Birinci Dünya Savaşı sürerken ABD Başkanı W. Wilson tarafından kendi adı ile anılan bir takım prensipler ortaya konmuştu. Bunlardan biri de Milletler Cemiyeti’nin kurulması idi. Birinci Dünya Savaşı’nın galip devletleri bu savaşın acı tecrübelerini göz önünde tutarak, bundan böyle yeni savaşlar önlemek, uyuşmazlıkları barışçı yollardan çözüme kavuşturmak, uluslararası hukuka saygılı olmak ve uluslararası işbirliğini geliştirmek, böylece barış ve güvenliği korumak amacıyla evrensel bir örgüt olarak, Milletler Cemiyeti’ni kurmuşlardır.

Bu amaçlar doğrultusunda Birinci Dünya Savaşı sonrasında galip devletler tarafından, 10 Ocak 1920’de Cenevre’de Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) kuruldu. Fakat cemiyet yine güçlü devletlerin etkisi altına girdi. Zira Milletler Cemiyeti gerçekte savaşı kazanan devletlerin savaş sonrasındaki statükoyu korumak, (Versilles Antlaşması ile sağlanan durumun devamım sağlamak) yani kazançlı konumlanın sürmek amacıyla kurdukları bir örgüttü.

Türkiye, başlangıçta gerek Musul Meselesinde Milletler Cemiyeti’nin taraflı tutumunun, gerekse Sovyetler Birliği’nin cemiyete bakışının olumsuzluğu yüzünden cemiyete girmek için müracaatta bulunmamıştı. Buna karşın, 1930’da Briand-Kellog silahsızlanma Konferansı çalışmasına aktif olarak katılması, kendisinin Milletler Cemiyetine gireceğini kesin olarak göstermiştir.

Cemiyete girmenin kendisini Batı ile kaynaştıracağım düşünen Türkiye prensip olarak katılma kararı almışsa da Atatürk, Cemiyetin Türkiye’yi davet etmesini beklemeyi tercih etti. Nitekim Türkiye’nin üyeliği, Milletler Cemiyeti’nde ilk kez görülen bir uygulamayla İspanya temsilcisinin girişimi, Yunan temsilcisinin desteği ile üyelerin çoğunluğunun 6 Temmuz 1932’de Genel Kurula sunduğu bir önergenin oybirliği ile kabulünden sonra Genel Sekreterin daveti üzerine gerçekleşmiştir. Türkiye’nin Milletler Cemiyeti’ne giriş işlemleri, 18 Temmuz 1932’de Genel Kurul’un ittifakla aldığı bir kararla tamamlanmıştır

Türkiye Milletler Cemiyeti’ne girdikten sonra anlaşmaya sadık kalmış barış ve ortak güvenlik için bütün gücüyle çalışmış, saldırgan devletlere karşı alınan önlemlere tereddüt etmeden katılmıştır.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Ülkü Ocakları Birliği teşkilatının ilk genel başkanı Aytekin Yıldırım Bey 7 Ekim 2019 günü Hakk’a yürüdü. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Ülkücü Dünya Görüşü sitesinin hazırladığı “80 öncesi Ülkü Ocakları Genel Başkanlarının anlatımıyla Başbuğ Alparslan Türkeş Belgeseli” vesilesiyle bir buçuk yıl kadar önce kendileriyle müşerref olma fırsatı bulmuştuk.

Efendi BARUTCU

15 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 55,24 M - Bugün : 22351