« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

SADREDDİN KONEVÎ

Ekrem Demirli, 22 Tem 2019

SONRAKİ HABER

NURULLAH ATAÇ (21.08.1898 – 17.05.1957)

, 13 May 2019

13 May

2019

Ziya Paşa, (1825- 17 Mayıs 1880)

01 Ocak 1970

Ziya Paşa İspir'in Karap (Yedigöze mahallesi) köyünden, Galata Gümrüğü Katibi Feriüddin Efendinin oğludur. 1825 yılında İstanbul’un Kandilli semtinde doğan sanatçının asıl adı Abdülhamid Ziyaeddin’dir.
19. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin en önemli devlet adamlarından birisidir ve en çok eser veren Tanzimat Çağı yazarlarındandır. Şinasi ve Namık Kemal ile birlikte “Batılılaşma” kavramını ilk defa ortaya atan Osmanlı aydınları arasında yer alır.
Öğrenim hayatına Kandilli’de başladı. Klasik edebiyat üzerine eğitim alarak Arapça ve Farsçayı öğrendi. Sonra da Fransızca konusunda kendini geliştirdi. Encüme-i Şuara topluluğuna katıldı.
Sultan Abdülaziz Han devrinde, Reşit Paşa’nın ölümü üzerine Sadrazam olan Ali Paşa’yla anlaşamadı. Ali Paşa onu saraydan uzaklaştırarak zaptiye müsteşarlığına tayin ettirdi. Ali Paşa ile geçinemeyen Ziya Paşa böylece sık sık görev değiştirdi. Bu durumu saraya bildirerek çözüm istedi.
Birinci Meşrutiyetin kurulmasına çalışan Yeni Osmanlılar Cemiyetine katıldı. Bu durum anlaşılınca Namık Kemal’le birlikte Paris’e kaçtı. Bu devrede Mustafa Fazıl Paşa’nın maddi desteğini aldı. Ancak Abdulaziz’in Paris’i ziyareti üzerine Fransız hükümeti tarafından sınır dışı edildi. 1868’de Londra’ya geçerek Namık Kemal ile Hürriyet Gazetesini çıkardı. Ancak kısa süre sonra Namık Kemal ile anlaşamayarak gazeteyi tek başına çıkarmaya başladı. Gazete bir süre sonra kapandı.
1872 yılında İstanbul’a dönerek Anayasa çalışmaları komisyonunda görev aldı. Yeni Osmanlılar Cemiyetinin üyelerinden olduğu için de sürekli sürgün hayatı yaşadı. Ziya Paşa, 1880 yılında vali olarak çalıştığı Adana’da siroz hastalığı nedeniyle hayata gözlerini kapadı.
"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" ve "Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir" gibi kimi beyitleri darb-ı mesel olmuştur.
Edebî Yaşamı
Ziya Paşa, Namık Kemal ve Şinasi’yle birlikte, Tanzimat’la başlayan “Batılılaşma” hareketinin etkisinde gelişen Batılılaşma Dönemi Türk edebiyatının ilk aşamasını oluşturan üç yazardan biridir. Ziya Paşa Türk edebiyatının kendi geleneğine sahip çıkmasını istemiş, şiir ve yazı dilinin halkın dili olması gerektiğini savunmuştur. Fransız İhtilali’nin getirdiği düşüncelerden etkilenmiş ve şiirlerinde Divan şiir biçimleriyle hak, adalet, uygarlık, hürriyet gibi temaları işlemiştir.
Ziya Paşa, yenilikçi düşüncelere sahip olsa da Divan şiir geleneğinden kopamaz ve şiirlerinde aruz ölçüsüyle ve ağır bir dille yazar. Ziya Paşa “Terci-i Bend” ve “Terkib-i Bend” isimli iki şiirinde ise insanın yazgısı ve gerçeği kavramanın olanaksızlığı, Tanrı’nın mutlak egemenliği gibi metafizik konular üzerinde durdu. Şiirlerinde öğretici bir hava vardır. Sanatçı her ne kadar Yeni edebiyatı benimsese de dönem dönem ikiliklere düşer. Bu durumu iki eserinde görmek mümkündür. Birincisi Hürriyet gazetesinde çıkan “Şiir ve İnşa” makalesidir. Bu makalede yazar, Divan şiirini ağır bir dille eleştirirken Halk şiirinin bizim gerçek şiirimiz olduğunu savunur. Sanatçı, bu görüşlerinin tam tersini daha sonraları Türk, Arap ve İran şairlerinden seçtiği şiirlerden oluşan “Harabat” antolojisinin ön sözünde savunur. Divan şiirine övgüler düzer. Ziya Paşa’nın yaşadığı bu çelişkiye Namık Kemal tepki gösterecek ve “Tahrib-i Harabat” ve “Takip” adlı eleştirileri kaleme alacaktır.
Edebi kişiliğini özetlersek;
* Düşünceleriyle yenilikçi, yapıtları ve yaşantısıyla eskiye bağlı bir sanatçı olan Ziya Paşa’daki tezat ve ikilik hem yaşantısına hem de yapıtlarına yansımıştır.
* Hem biçim hem de hayalleri ve duyuş tarzı bakımından divan şiirine bağlıdır.
* Divan şiiri nazım biçimlerini kullanan sanatçının lirik sayılabilecek gazelleri vardır.
* Sade bir dili savunmuş, beğenmiş; ancak Arapça, Farsça tamlamalarla yüklü bir dil kullanmıştır.
* Hece ölçüsüyle yazdığı birkaç türküsü dışında bütün şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmıştır.
* Tanzimat Edebiyatının bütün özelliklerini taşır. Tanzimat Edebiyatını oluşturan dört önemli etki (divan şiiri, mahallileşme etkisi, Batı etkisi, âşık tarzı) onun şiirlerinde ve düz yazılarında görülür.
* Türk edebiyatında terciibent ve terkibibent türlerinin en önemli şairlerindendir.

ESERLERİ
Zafername
Eser; kaside, tahmis ve şerh olmak üzere üç bölümden oluşur. Nazım-nesir karışımı bir eserdir. Ziya Paşa’nın 1866’da Girit’teki Rum isyanı ve dönemin Sadrazamı Ali Paşa’nın bu isyanı önleme çabalarını hicvettiği eseridir.
Harabat
1875 yılında basılmıştır. Ziya Paşa’nın Avrupa’dan döndükten sonra yazdığı bir divan edebiyatı antolojisidir. Türk, Arap, İran şairlerinin şiirlerinden seçilmiş üç ciltlik bir eserdir.
Eş’ar-ı Ziya
Ölümünden sonra basılmış bir kitaptır. Bu eserde Ziya Paşa’nın Divan edebiyatı tarzındaki şiirleri vardır.
Terci-i Bend
1859 yılında basılmıştır. Eser onar beyitlik bentlerden oluşur.
Terkib-i Bend
1870 yılında basılmıştır. Bu eser Bağdatlı Ruhi’nin Terkib-i Bendi’ne bir naziredir. Eserde adalet ve felsefe ele alınmıştır.

Şiir ve İnşa
Hürriyet Gazetesinde yayınladığı uzun makalede Ziya Paşa edebiyat hakkındaki görüşlerini yazmıştır. Bu eserde Ziya Paşa yeni edebiyat saflarındadır. Divan edebiyatının hem dilini hem de halktan kopukluğunu eleştirmiştir.

Defter-i Amal
Ziya Paşa’nın, Rousseau’nun “İtiraflar” adlı eserinin etkisiyle yazdığı, çocukluk anılarını anlattığı, yarım kalmış bir eserdir. Defter-i Amal Batılı anlamda anı türünün ilk örneklerindendir.

Rüya
Türk edebiyatındaki röportaj (mülakat) türündeki ilk nesir olarak kabul edilir. Ziya Paşa “Rüya”yı karşılıklı konuşmalar biçiminde yazmıştır. Yine bu eserinde Sadrazam Ali Paşa’yı eleştirmiş, onun görevden alınması gerektiğini dile getirmiştir.

TERCÜMELERİ
* Endülüs Târihi-Viardot
* Engizisyon Târihi-Cheruel ile Lavallee
* Émile ou de l’éducation-J. J. Rousseau
* Tartuffe-Moliere

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

22 Tem 2019

`Gidiyorum: gönlümde acısı yarıkların... Ordularla yenilmez bir gayız var kanımda. Dün benimle birlikte gülen tanıdıkların Yalnız bir hatırası kaldı artık yanımda.

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

17 Haz 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 52,03 M - Bugün : 35523