« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Siyasette 1 Nisan'ı bekleyenler

Servet Avcı, 09 Ara 2018

SONRAKİ HABER

Türk Milliyetçileri nerede eylem yapmalı?

Arslan Bulut, 07 Eki 2018

07 Eki

2018

İran'a müdahale için Karadeniz'de NATO hazırlığı!

Arslan Bulut 01 Ocak 1970

Dünyanın en güvenilir politikacısı seçilen Almanya Başbakanı Angela Merkel, İsrail'de bir üniversitede öğrencilerin sorularını cevaplandırırken "İran'ın nükleer silah elde etmemesi için ne gerekiyorsa yapılması gerektiği konusunda İsrail ile hemfikiriz." dedi.

Merkel, bu konuşmayı, ABD'nin İran'la ekonomik ilişkileri ve diplomatik temsilcilikleri tesis eden 1955 tarihli anlaşmayı feshetme kararından sonra yaptı.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo da Suriye'den çekilmemelerini İran'ın bu ülkedeki varlığına bağladıktan sonra dün de İran'ın Irak'taki milislerinin Amerikan temsilciliklerine "tehdit" olduğunu öne sürdü.

İran bir İslâm ülkesidir ve Batı'nın en büyük korkularından biri Pakistan'dan sonra İran'ın da nükleer silâh geliştirmesidir.

ABD, İran ile imzalanan ve İran'ın nükleer silah üretmemesini esas alan anlaşmadan çekildi. Şimdilik İran'ı ambargolarla yıpratmaya çalışıyorlar. Böylece müdahale ettiklerinde daha zayıf bir İran bulmayı planlıyorlar herhalde...

***

ABD'nin İran politikası gittikçe gerginleşirken NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ittifakın Gürcistan'ın üyeliğini desteklediğini belirterek, NATO'nun kapısının bu ülkeye açık olduğunu söyledi.

Rusya'nın Karadeniz'de askeri yığınak yaptığını ve NATO'nun bundan endişe duyduğunu da ifade eden Stoltenberg, ittifakın Karadeniz'in güvenliğine büyük önem verdiğini vurguladı.

Bilindiği gibi ABD, NATO'yu kullanarak uzun süredir savaş gemilerini Karadeniz'e çıkarmaya çalışıyor. Ergenekon ve Balyoz kumpaslarında, ABD savaş gemilerinin Karadeniz'e çıkmasını önleyen Türk Deniz Kuvvetleri'nin amiralleri hedef alınmıştı. Yine, Irak'ın işgali öncesinde, 63 bin askerini Güneydoğu Anadolu'ya konuşlandırmak için üsler kurmaya başlayan ABD, Samsun ve Trabzon limanlarını da istemişti. Yani 1 Mart 2003 tezkeresi geçseydi, ABD savaş gemileri o zamandan itibaren Karadeniz'de bulunacaktı. Şimdi Karadeniz'e çıkıyorlar ama sınırlı tonajda. Gürcistan'ı da NATO'ya alırlarsa Karadeniz'i bir NATO gölü haline getirmeyi umuyorlar.

Tabii ABD savaş gemilerinin Karadeniz'e serbest çıkışı, Rusya'nın kuşatılmasının yanında İran'ın da kuzeyden çevrilmesi demek olur. Bir savaş durumunda, İran'ın kendi coğrafyasının derinliğini kullanma şansını yok etmek istiyorlar.

Böyle bir durumda Türkiye, McKinsey üzerinden tamamen teslim alınmış olacağı için ABD'nin Kafkaslar üzerinden Orta Asya'ya açılması da mümkün hale gelecek!

***

ABD yine de aptalca bir politika takip ediyor. Son olarak ABD Dışişleri Bakanlığı, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın alması halinde Hindistan'a yaptırımlar uygulanacağını açıkladı!

Yani Asya'nın güney cephesini kaybediyorlar. Putin, Hindistan'a giderek S-400 anlaşmasını imzalayacak. Türkiye'nin S-400'leri ise 2019'da gönderilecek.

Rusya, Gürcistan hamlesine sert cevap da verebilir. Bu sebeple Gürcistan'ın daha akıllı olması gerekir!

***

ABD istihbaratının organizasyonu ile kurulan Suriye'deki terör örgütleri ise bu coğrafyadan kazınıyor.

Suriye ordusu Süveyde çölünde ilerlerken mevzilerini terk eden militanlar halka karışmak için sakallarını kesiyor!

İdlib'deki teröristler ise Putin tarafından Türkiye'ye kontrol ettiriliyor!

Suriye Dışişleri Bakanı Muallim ise birkaç gün önce "İdlib'e gelenler, oraya Türkiye'den giriş yaptı, bu yüzden orada kimler bulunuyor, oraya nasıl ve nereden girdiler, Türkler bunu biliyor. Onların Türkiye'ye dönmesi de doğal olur!" demişti.

Gerçi teröristlerin çoğunluğu Suriyeli ama Batı ülkelerinden gönderilen teröristlerin Türkiye üzerinden geçtiği biliniyor.

Kısacası dünya en azından bir bölgesel savaşa gidiyor. Türkiye'nin böyle bir dönemde ekonomik olarak güçsüz düşürülmesi gerekiyordu ki ABD politikalarına mecbur kalsın! Böyle bir politika içeride iş birlikçi olmadan yürür mü?

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

03 Ara 2018

Bugün sahifemde Siyaset Bilimi yüksek lisansı yapan ve kendisiyle sürekli olarak Türkiye ve dünya meselelerini istişare ettiğimiz, isminin zikredilmesini istemeyecek kadar da mütevazı genç bir ülküdaşımızın, kardeşimizin -inşallah ilerde ilim ve fikir adamı olacak- görüşlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

30 Eki 2018

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Nurullah KAPLAN

22 Haz 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 43,89 M - Bugün : 18596