« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

DÜZELTELİM

Mahir KAYNAK, 12 Şub 2008

SONRAKİ YAZI

Batı ahlaksız ise...

HASAN ÜNAL, 06 Şub 2008

06 Şub

2008

Perinçek “Gladyo”nun takipçisi

BEHİÇ KILIÇ 06 Şubat 2008

İŞÇİ Partisi Lideri Perinçek, son operasyonla ilgili çok ilginç bir açıklama yaptı... Perinçek’in verdiği bilgiler, gündemi ilgilendirmesine rağmen, malum matbuat bu açıklamalara ilgisiz kaldı!.. Elbette bu durum “Şaşırtıcı” değildir ve sebebi de Perinçek’in açıklamalarında da mevcuttur...

Perinçek “Gladyo, ABD’nin Türk devletinin kumanda merkezlerini denetim altına alan gizli örgüttür. Oysa yakalananlar, etkisiz ve güçsüz, devlet içinde esamesi okunmayan, vurulması kolay, sahipsiz kimseler...” dediği açıklamasında sıralıyor...

“Gladyo, karanlık amacını, “Darbe hazırlığı” suçlamalarıyla da ortaya koymuştur. Darbeyi kim yapabilir? Kimse gözaltındakilere böyle bir güç yakıştıramaz. Ama onlar üzerinden Türk Ordusu’nun vatanı ve cumhuriyeti her koşulda savunma kararlılığına gözdağı verilmektedir.

Türkiye’de Gladyo’nun devlet içindeki operasyon merkezi, 1990’lı yıllarda adım adım polis teşkilatının içine kaydırılmıştır. Türk Ordusu’nun cephesini ABD tehdidine çevirmesine SüperNATO’nun cevabı, polis teşkilatı içinde Fethullahçılar’dan oluşan bir yığınak yapmak olmuştur. Bu süreçte Gladyo, aynı zamanda Türk Ordusu’na karşı operasyonlar yapan bir örgütlenmeye dönüştürülmüştür. Bir kısmı örgütsüz, bir kısmı bu tür tertiplere sürekli olanak sağlayan insanların arasına birkaç kışkırtıcı ajan koyacaksın, suç ve suçlu imal edeceksin, sonra büyük gümbürtü koparacaksın, ama hedefin de bu etkisiz insanlar değil, Türkiye’nin millî güçleri olacak, işte buna dört dörtlük bir SüperNATO operasyonu denir...”

* * *

İŞÇİ Partisi Lideri’nin teşhisleri net... “Gladyo, devletin kumanda merkezlerini denetim altına alan bir örgüttür. Oysa yakalananlar, etkisiz ve güçsüz, devlet içinde esamesi okunmayan, vurulması kolay, sahipsiz insanlar. O nedenle eğer “Derin devlet” aranıyorsa, gözaltına alınanlar arasında bulabilene aşkolsun! Buna E.Tuğg. Veli Küçük de dahildir. Hele ismi sürekli hedef haline getirilmiş devlet görevlileri, böyle yüksek düzeyde gizliliği olan bir örgütlenme için de “Emekli” konumundadır. Ama Ordunun hedef alınması için, hele bir generalin operasyona dahil edilmesi gereklidir. Gazetelerin birinci sayfalarını kaplayan, boy boy üniformalı fotoğrafların anlamını herkes biliyor...”

Matbuatın altını da şöyle çiziyor... “Bu gözaltına alınanlar, ABD için de, Tayip Erdoğan’lar için de bir tehdit oluşturmaz. Demek ki hedef, gözaltındakiler değildir. Onlar üzerinden yürütülen psikolojik savaş, aslında operasyonun hedefi yanında, arkasındaki gücü de ele veriyor. Türkiye’de “Kuvvacılar”, “Milliyetçiler”, “Vatanseverler” suçlu ilan ediliyor. Eskiden SüperNATO edebiyatında “Komünistler” baş suçluydu, şimdi baş suçlu “Millici”dir. Çünkü küreselleşme, milli devleti boğmak içindir...”

Ve bu “Matbuat”ın sınır tanımazlığı... Perinçek diyor ki; “Ellerindeki kara neşterle ABD’nin baş düşman kabul ettiği Türk Ordusu’na ve milli güçlere ilerleyeceklerdir. Nitekim Gladyo’nun değnekçiliğine soyunan Radikal Başyazarı İsmet Berkan, 25 Ocak 2008 günü, “Bu operasyon milli hükümet diyenlere kadar genişletilmelidir” diye yazıyor...Gladyo, basındaki elemanlarına yazdırttığı karanlık amacını, “Darbe hazırlığı” suçlamalarıyla da sergilemiştir. Darbeyi kim yapabilir? Kimse gözaltındakilere böyle bir güç yakıştıramaz. Ama onlar üzerinden Türk Ordusu’nun vatanı ve cumhuriyeti her koşulda savunma kararlılığına gözdağı verilmektedir...”

Ve ilginç bir bilgi... “Tertipte bir takım kışkırtıcı ajanların kullanıldığı da ortada. Bunlardan birini Aydınlık daha önce kapak yapmıştı...”

Perinçek bu noktada, çok ilginç bir tipi işaret ediyor... Ve “Bunlar üzerinden kurgulanan senaryolarda, Orhan Pamuk gibiler masum ve mağdur gösteriliyor...” diyor.

Neden bu bilgiler malum matbuatça gizleniyor dersiniz?..

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

19 Şub 2019

“Artık ne kar yağar ne ben üşürüm Ne de saçlarımı dağıtır rüzgar Ben sağken bir günde bin kez ölürdüm Şimdi ölüm yoktur ölümsüzlük var” Abdürrahim KARAKOÇ Ozan Arif Şirin’i de 16 Şubat 2019 Cumartesi günü Samsun’da Büyük Camii’nin önünde toplanan mahşeri bir topluluğun kıldığı cenaze namazından sonra ahiret yurduna yolcu ettik.

Nurullah KAPLAN

18 Şub 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

15 Şub 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 46,49 M - Bugün : 27275