« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

Yayına hazırlanan "1980 Öncesi Ülkü Ocakları Başkanları Başbuğ Türkeş'i Anlatıyor" isimli kitabımız için kapak resmi olarak okuyucular yukarıdaki resmi seçmiş bulunuyor; teşekkür ederiz...

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

Beynimizdeki şeytan atölyeleri

Ömer LütfiMETE, 16 Tem 2008

SONRAKİ YAZI

Ergenekonun içine bir de Çalık’lama girdi!

Necati DOĞRU, 16 Tem 2008

16 Tem

2008

Bu kadar vahim bir hata yapılmış olabilir mi?

Cüneyt Ülsever 16 Temmuz 2008

BU köşeyi okuyanlar bilirler ki benim Ergenekon Soruşturması ile ilgili 2 tavrım var:

1) Bu ülkede demokrasi dışı çözümlerden medet umanlar vardır. Bunlar genellikle askeri cenaha yakın kişilerdir. Her daim "durumdan vazife çıkarmaya" çalışırlar. Eğer, darbekatörler yargılanır ve ceza alırlarsa bu ülkede karanlık bir dönem kapanır.

2) Ancak, herkes ama herkes hukukun üstünlüğü prensibi ilkesi ile yargılanmalıdır.

* * *

Maalesef Ergenekon Soruşturması:

1) Soruşturma ve dava işin içine Başbakan’ın dahi girdiği bir siyasi rövanş meselesi haline gelmiştir.

2) Şu ana dek basına sızdırılan deliller ve sorgulama soruları soruşturmanın oldukça ilkel yöntemlerle götürüldüğü intibaı vermektedir.

3) Bazı yazarlar ise hükümete yalakalık yapma uğruna gösterdikleri pervasızlıkta beni dehşete düşürmektedir.

Örnek: Bir yazar "Yargılanan herkes beraat etse dahi Ergenekon bitmiştir" (Sabah-09.07.08) diye yazabiliyorsa; o da artık davadan şüphe etmeye başladığını zımnen kabul ediyor ama hukuk tanımazlığı o dereceye varmış ki, herkes beraat etse dahi, ona göre, Ergenekoncuların suçu sabittir ve Ergenekon yok olacaktır!

* * *

Günlerdir kafama takılanları yazıyorum. Kafama teknik bir mesele de takılmıştı ama teknik bir insan olmadığım için ifade edemiyordum.

Kendi tecrübemle biliyorum ki, gelen e-postaları cevaplamaya kalktığınızda size gönderilen mektuba istediğiniz ilaveleri yapabiliyor, karşı tarafın yazmadıklarını onun tarafından yazılmış gibi gösterebiliyorsunuz. Benim kafama takılan soru şu idi:

El konulan CD’lere de ilave "deliller" konamaz mı?

Allah razı olsun benim cevaplayamadığım soruyu CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan cevaplıyor. (Hürriyet-09.07.08)

"El konulduktan sonra bilgisayarlara veri, geçmiş tarihli kayıt yerleştirmek mümkün."

TBMM Teknoloji Komisyonu Üyesi, Endüstri Mühendisi ve Bilgisayar Yazılım Uzmanı Tacidar Seyhan, yeni CMK hazırlanırken 134. maddeye bu konudaki hükmü kendisinin koydurduğunu belirterek, CHP’deki bilgisayar kayıtlarının önlem olarak yedeklendiğini de söylüyor.

4 Aralık 2004’te kabul edilen 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 134. maddesine göre, hakim ya da savcı kararıyla elektronik ortamdaki kayıtlara veya bilgisayarlara el konulacak ise yedeğinin alınması, bu yedeğin de adli makamlarca veya polis tarafından mühürlendikten sonra kişiye veya avukatına verilmesi gerekiyormuş.

Seyhan açıkça belirtiyor:

"Elektronik ortamda elde edilen bilgilerin hepsi delil olmaktan çıkmıştır. Çünkü polis, CMK’ya göre görev ve salahiyetlerini yerine getirmemiştir."

Seyhan’a göre yedekler alınıp mühürlenerek Ergenekon Soruşturması’nda gözaltına alınan kişilere veya avukatlarına verilmemiş!

"...Ergenekon soruşturmasında öğrendim ki; gözaltında bulunan hiçbir sanığın bilgisayarlarına el konulduğunda yedeklemesi yapılmamış."

* * *

Eğer, bu iddia doğru ise; eğer hakikaten yedekleme yapılıp ilgili tarafa verilmedi ise bu bir hukuk skandalıdır!

CD’lerde veya bilgisayarlarda gerçek darbe belgeleri varsa bile artık sanıklar "Bunlar sonradan ilave edildi!" demek hakkına sahipler!

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

09 Ara 2019

Bu soruya ilk cevabı Prof. Dr. Muharrem Ergin’den aktaralım: Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin. İlk Türk tarihi. Taşlar üzerine yazılmış tarih.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 56,94 M - Bugün : 1950