« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

Güneş tutulması!

Yılmaz Özdil, 05 Mar 2008

SONRAKİ YAZI

Kaç kişi biliyordu?

Murat Yetkin , 05 Mar 2008

05 Mar

2008

Çekilme kararının perde arkası

Fikret BİLA 05 Mart 2008

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) birliklerini dün Kuzey Irak’tan çekmesi “sürpriz” bir gelişme olarak karşılandı. Çekilme kararının ABD Savunma Bakanı Robert Gates’in Ankara ziyaretinin ve Başkan George Bush’un “Mümkün olan en çabuk biçimde çekilmeli” açıklaması nedeniyle verildiği algısı hâkim oldu.
Bir olayın nasıl algılandığı bazen gerçeğin önüne geçebiliyor, daha etkili olabiliyor. Bu olayda da çekilmenin “zamanlaması” böyle bir durum yarattı.

Zamanlama konusu

Genelkurmay Başkanlığı, dün bu algının kamuoyuna hâkim olduğunu kavradığı için, açıklamasında, çekilme kararının bir iç veya dış etkiyle alınmadığını, başlangıç tarihinin de bitiş tarihinin de askeri gereklere göre saptandığını vurguladı.
Açıklamanın bu bölümü, bu yöndeki yorumların gerçeği yansıtmadığını belirterek, operasyonun başarısının gölgelenmesini önlemek ve algılamayı düzeltmeye yönelikti.
Nitekim Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, dün akşam saatlerinde yaptığı açıklamada çekilmenin Gates Ankara’ya ulaşmadan önce başladığını belirtti. Org. Büyükanıt, çekilmenin tarihi ile Gates’in ziyaretinin çakışmasının bir tesadüf olduğunu vurguladı.

‘Şaşırtmak esastır’

Genelkurmay’ın açıklamasından sonra görüştüğümüz yetkililer, bu konuda şu değerlendirmeyi yaptılar:
“Hiçbir operasyon başlangıç tarihi de ilan edilmez bitiş tarihi de. Çekilme de gizli tutulması gereken bir askeri operasyondur. Hatta bu konuda karşı tarafı şaşırtmak, yanıltmak esastır.”

Başlangıçtaki planlama

Çekilmenin başlangıçta planlamaya uygun olduğuna dikkat çeken aynı kaynaklara göre “Güneş” harekâtının hedefi Kandil değil, baharda saldırıya hazırlanan sınır bölgesindeki PKK kamplarıydı. Harekâtın temel amacı, bu kamplara baskın biçiminde operasyon yapılması, kamplardaki PKK’lıların etkisiz hale getirilmesi ve tesislerinin imha edilmesiydi.
Çekilme kararına kadar harekâtın seyri şöyle gelişti:
PKK’lıların etkisiz hale getirilmesi ve kampların imha edilmesi hedefine harekâtın 7. gününde (27 Şubat 2008) ulaşıldı. Harekât boyunca en şiddetli çarpışmaların yaşandığı 7. gün, 77 teröristin öldürülmesinden sonra, çembere alınan PKK’lılar büyük ölçüde etkisiz hale getirilmiş oldu ve çatışmalar büyük ölçüde kesildi. Ertesi gün (28 Şubat 2008) çatışmaya giren 7 terörist daha etkisiz hale getirildi. Kamplarda çembere alınan ve 375 civarında olduğu tahmin edilen PKK’lıların 240’ı etkisiz hale getirildikten sonra kalanların çatışma bölgesinde kaçtıkları çatışmaların kesilmesiyle anlaşıldı. PKK’nın merkez kampının bulunduğu Zap bölgesi tümüyle ele geçirildi ve temizlendi.
Son iki günde ise (27-28 Şubat 2008) birlikler görev bölgelerindeki tesislerin imhasıyla arama-tarama faaliyetlerini sürdürdüler.
Son iki gün içinde çekilme hazırlıkları da başladı. Çekilme güzergâhı ve stratejik noktalar için gerekli güvenlik önlemler alındıktan sonra kademeli biçimde çekilme operasyonu başlatıldı.

Sonuç

Güneş Harekâtı’nın en önemli sonucu, ABD’nin varlığı ve siyasi ortam nedeniyle, “Kara harekâtı yapamaz” denilen Türkiye’nin, koşullar ne olursa olsun sınır ötesi kara operasyonu yapabileceğini göstermiş olmasıdır.
Bir diğer önemli sonuç, ABD’nin, sınır ötesi kara harekâtında Türkiye’ye destek vermesi, PKK’nın, Barzani yönetiminin ve Bağdat’ın, “Washington’u sürekli güvence” saymalarının yanlışlığı da ortaya çıkmasıdır.
Kaydedilmesi gereken bir başka sonuç da TSK’nın en olumsuz coğrafya ve iklim koşullarında çok etkili operasyonlar yapabilecek güç, teknoloji ve yeteneğe sahip olduğunun anlaşılmasıdır.
Harekâtın, Kuzey Irak’ın artık PKK için “güvenli bölge” olmadığını göstermesi de çok önemlidir.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

25 Eyl 2020

Değerli okuyucularım, sizlere araştırmacı, yazar, hukukçu Dr. İrfan Sönmez Bey’in büyük emekler vererek yayınladığı üç kitabından bahsetmek istiyorum. Birincisi “Anadille Eğitim ve Milliyetçilik ve AB Hukuku”, ikincisi “Kürt Sorunu mu Devletleşme Sorunu mu ?” ve üçüncüsü de “Self-Determinasyon Ayrılma Girişimleri ve Kürtler”.

Hüdai KUŞ

24 Eyl 2020

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 67,46 M - Bugün : 9660