« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ YAZI

Anayasa taslağımız ABD'lilere anlatıldı

, 05 Mar 2008

SONRAKİ YAZI

Rusya seçimleri

Mahir KAYNAK, 05 Mar 2008

05 Mar

2008

'Milli'yim demek mi daha tehlikeli? PKK'yı övmek mi?

Güler KÖMÜRCÜ 05 Mart 2008

Cevabı hemen vermeyin... Yazının sonunda verelim. Bir tarihte faşist Nazi Almanya'sında olduğu gibi bugün de Türkiye'de 'milliyim, Cumhuriyet aşığıyım, vatanımı böldürmem' diyenlerin kapısına çarpı konulmaya devam eder iken diğer yanda... Şimdi buyrun şu fotoğrafa bakın;

PKK terör örgütüne üye olmaktan yargılanan, cezaevinde iken milletvekili listesine yerleştirilen ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne giren DTP Milletvekili Sabahat Tuncel, önceki gün New York'taki Kent Üniversitesi'nde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada diyor ki; "Kürt sorunun çözümü için Sayın Abdullah Öcalan'ın (bölücübaşına Sayın olarak hitap ederek) görüşlerinden yararlanılması gerekir. Sayın Öcalan siyasi bir genel affın sorunu çözmek açısından bir adım olacağını düşünüyorlar." (Hürriyet gazetesi haberine göre)

Bu açıklamayı nerede yaptı; stratejik ortağımız ABD'de. Dağdan ovaya genel affı, bölücü örgütün dağdaki teröristlerinin siyasallaşması sürecinin tamamlanmasını 'stratejik ortağımız da' mı istiyor acaba? Yoksa uluslararası ilişkilerdeki kazan/kazandır prensibi, bize gelince, biz Türkler kaybedelim ama SAM amcamın dediği hep olsun mu anlamı taşımaya başladı yine? Ekonomik ve kültürel iyileşme paketine 'Türkiye'de kimse hayır demiyor ki zaten. O halde?!'

Peki şimdi ne olacak? DTP Milletvekili Sabahat Tuncel'in 'dokunulmazlığından' ötürü yasalar 'O'na dokunamayacak mı?

Sokaklarımızda bölücü örgüt PKK taraftarları, içimizdeki Barzanici işbirlikçiler, provoke edici, halkı isyana teşvik edici söylemlere devam mı edecekler? Buna karşın 'Vatanımı böldürmem' diyen, 'milli, yasalarına bağlı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kapılarına çarpı konulmaya' da mı devam edilecek?

Yoook bitmedi... Beni bir başına ortada 'emanete' (!) alınmış bırakıp, sizde öyle kendi içinize kaçıp kurtulamazsınız, devam ediyoruz ey sorumlu vatandaş okur, son birkaç günden bir fotoğraf daha;

'Hafta sonu BATMAN'da DTP'nin düzenlediği ve mitinge dönüşen basın açıklamasında konuşan DTP Batman Milletvekili Ayla Akat, PKK'nın bu ülkenin bir gerçeği olduğunu ileri sürerek, 'Körler ve sağırlar diyaloguna söyleyebileceğimiz bir şey vardır. PKK bir neden mi, sonuç mudur? Biz 'sonuçtur' diyoruz. İster 40 bin daha insan yitirin, ister yitirmeyin. PKK bu ülkenin gerçeğidir? dedi. Ne demiş; 'PKK bu ülkenin gerçeğidir. İster 40 bin daha insan yitirin, ister yitirmeyin.'

Birilerine göre bu sözler 'demokrasinin gereği' mi oluyor? Yoksa 'terör örgütünü' övgü mü taşıyor mu? Cevabı 'yargı' verecek hiç şüphesiz.

'Milliyim, bayrağıma aşığım,vatanımı böldürmem' diyene ne oluyor? Buyrun küçük bir örnek üzerinden duruma bakın;

BATMAN'daki mitingte 'PKK bu ülkenin gerçeğidir' diye bağırıp, övgüler düzenleri duyan, evinin balkonuna çıkarak Türk Bayrağı açan bir masum hanımefendiye ne oldu biliyor musunuz? Türk Bayrağı'nı açan hanımefendi aşağıdaki grup tarafından TAŞLANDI.

Orada, o miting alanında o anda tek başına da olsa, Türk Bayrağı'nı açan bir hanımefendi vardı, unutmayın tek başına da olsa...

Türk Bayrağı'nı asan veya 'Ne mutlu Türküm diyeni, diyenleri' taşa tutmak ya da 'kızılcık şerbeti' içirmek ne anlama geliyor?

Eveeeeet. Geldiğimiz noktada, 'Milli'yim demek mi tehlikeli yoksa PKK'yı övmek mi tehlikeli? Artık bütün cevapları siz vereceksiniz ey gören okur.

Birileri aklından belli ki "biraz daha kışkırtmalara devam edelim de Türk askerini de bu arada biraz daha yıpratalım, Cumhuriyetçi, milli vatandaşlar da iyice tükensin, tüketilsin sonra vakit tamam olunca, 'federasyon'a sıra gelecek" diye geçiriyor.

Bize şu dayatma yapılıyor; safınızı belirleyeceksiniz, ya bizdensin, değilsen de bizden olacaksın, direnir isen gücün bu ortamda bizde olduğunu size hissetirir ve itibarlarınızı bir dedikodu ya da bir biçimde yolunu bulup sıfırlarız, bunu da anlamaz iseniz bağımsız yaşam hakkınızı da elinizden alırız' denilmeye çalışılıyor.

Kötü bir PUSU kurulmuş. Çoook hassas günlerdeyiz, bizler tüm bu zorlamalara, baskılara rağmen hiçbir kışkırtmanın tuzağına düşmeyeceğiz, sağduyuyla yasalarımıza hep bağlı kalacağız.

Her türlü ahval ve şeriat içerisinde... Morallerimizi ve de 'vatanımızı, Cumhuriyet'i' müdafaa da edeceğiz. Kapılarımıza konulan çarpıyı da...... Noktaları artık siz doldurun efendim.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

25 Eyl 2020

Değerli okuyucularım, sizlere araştırmacı, yazar, hukukçu Dr. İrfan Sönmez Bey’in büyük emekler vererek yayınladığı üç kitabından bahsetmek istiyorum. Birincisi “Anadille Eğitim ve Milliyetçilik ve AB Hukuku”, ikincisi “Kürt Sorunu mu Devletleşme Sorunu mu ?” ve üçüncüsü de “Self-Determinasyon Ayrılma Girişimleri ve Kürtler”.

Hüdai KUŞ

24 Eyl 2020

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 67,46 M - Bugün : 8353