« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Abraham Lincoln (12.02.1809-14.04.1865)

, 15 Nis 2019

SONRAKİ HABER

IŞİD’in mezarlarla savaşı

Mümtaz’er Türköne, 16 Haz 2014

16 Haz

2014

Türk Bayrağı’nın inmesinden Başbakan sorumludur…

Uğur Dündar 01 Ocak 1970

“Yalan söyleyenden Başbakan olmaz” diyor.
Çok geçmeden, bu konuşmayı yaparken bile yalan söylediği ortaya çıkıyor!
“Hükümetinden hiç kimsenin PKK ile görüşmediğini, görüşenin ve bunu iddia edenlerin şerefsiz olduğunu” haykırıyor.
Bu iddialı sözlere daha noktayı koymadan HDP’den Sırrı Süreyya Önder, müzakere sürecine katılan bakanların isimlerini açıklıyor!
Oslo’da başlayan süreçte ve İmralı-Kandil Mutabakatı’nda PKK’ya hiçbir söz vermediğini belirtiyor!
Anında Kandil’den “verdiğin sözleri tut” uyarısı geliyor!
PKK’nın silah bırakmadan sınırdan geçemeyeceğini bir değil birçok kez vurguluyor:
“Silahlar bırakılmalı diyoruz! Bırakılmaması sıkıntı doğurur. Burasını yol geçen hanına çevirmek doğru olmaz. Gidecek olan silahını nerede bırakırsa bıraksın, öyle gitsin. Anayasaya aykırı yasal zemini biz nasıl oluşturabiliriz? İster gömsün, ister mağarada falan bıraksın! Eğer geçeceklerse silahı bırakacaklar!”
Devam ediyor:
“Senin sırtında silah, Doçka, Kanas, sınırdan geçiyorsun! Güvenlik gücüm bunu gördüğü zaman sessiz kalırsa yardım ve yataklıktan suç işler! Bunun için yasal düzenleme teklifiyle gelmek, yasa bilmezliktir. Böyle saçmalık olur mu? Silah bırakmadan bu iş olmaz!”
Bu iddialı meydan okumadan sonra ne oluyor?
PKK topunu, tüfeğini ve her türlü silahını göstere göstere geçip gidiyor.
Hatta dünyaya servis yapmaları için, kameralara güle oynaya poz veriyorlar.
Peki PKK’ya meydan okuyan yiğit (!) ne yapıyor?
Hiiiççç!…
Tatbikata çıkmış askeri birliklere benzer görüntülerle ilerleyen PKK’lıların ardından bakakalıyor!

* * * *

Başbakan her konuda olduğu gibi “Kürt Açılımı” oyununda da uzatmaları oynuyor!
Çünkü PKK, cumhurbaşkanı seçilebilmek için Kürt oylarına muhtaç olan Başbakan’a, daha fazla oyalama şansı vermeden, taahhütlerini yerine getirmeye zorluyor.
Resmen olmasa da fiilen özerkliğe geçen ve her geçen gün biraz daha PKK’nın yönetimi altına giren bölge, provokasyonlara açık hale geliyor.
Kimliği belirlenemeyen (!) kışkırtıcılar, Hava Kuvvetleri’nin en önemli üslerinden birindeki Türk Bayrağı’nı indirme cüretini gösteriyor.
Hükümetin emriyle eli kolu bağlanmış asker, olup bitenleri seyretmekle yetiniyor!..

* * * *

Başbakan artık bıçağın kemiğe dayandığını görmeli.
Başkanlık ve 2023’te Atatürk’ün Cumhuriyeti’ni, Osmanlı devlet düzenine dönüştürme planının gerçekleşme şansının sıfır olduğunu bilmeli.
Yaşadığımız coğrafyanın tek laik-demokratik ulus devletini kendi kişisel hesapları ve dünya görüşü doğrultusunda dönüşü olmayan yollara ve sonunun nereye varacağı bilinmeyen maceralara sürüklemekten vazgeçmeli.
Hiç vakit geçirmeden Oslo’da ve İmralı-Kandil Mutabakatı’nda PKK’ya verdiği sözleri açıklamalı.
Hedeflerine çatışmasızlık ortamında varabilmek için başlattığı oyuna ve oyalama sürecine acilen bir nokta koymalı.
Türkiye için en korkunç provokasyonun iç çatışma kışkırtıcılığı olduğunu… Allah korusun bu çatışmanın başlaması halinde, bir başka ülkeyle savaşmaktan daha büyük bir felaket yaşanacağını… Bunun tek sorumlusunun da kendisi olacağını görmeli…

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

08 Nis 2019

1968 yılının muhtemelen Nisan ayıydı. Kahramanmaraş Lisesi ikinci sınıf öğrencisiydim. Parasız yatılı okuyordum. Cuma günü birkaç arkadaşlarımızla bazı ihtiyaçlarımızı almak için çarşıya çıkmıştık.

Nurullah KAPLAN

06 Mar 2019

Yusuf Yılmaz ARAÇ

02 Mar 2019

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2018

Ziyaretçi -> Toplam : 48,58 M - Bugün : 28546