« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

12 Haz

2012

SON YOLCULUĞU (BİR DAĞ GÖÇTÜ)

01 Ocak 1970

MHP Genel Başkan Yardımcısı Dündar Taşer, 13 Haziran 1972 gecesi bir trafik kazası sonucunda ebedi aleme göç etti. Geri manevra yapan ekmek kamyonunun arkasından çarpmasıyla ağır bir şekilde yaralanan Taşer, kaldırıldığı Numune Hastanesi'nde bütün çabalara rağmen kurtarılamamıştır. Acı haber kısa zamanda bütün Türkiye'ye yayılmıştı. Milliyetçi-Ülkücü Hareket derinden sarsılmıştı. Bu beklenmedik ölüm haberi Ülicücü camiayı şok etmişti.
Cenazesi 15 Haziran 1972 Perşembe günü Hacı Bayram Camii'nde kaldırıldı. Binlerce ülkücünün, partilinin, Türkiye'nin dört bir yanından akın akın gelen dava arkadaşlarının, ülküdüşlarının katılımıyla tekbir sesleri arasında, Karşıyaka Mezarlığı'ndaki ebedî istirahatgahına defnedildi. Taşer'in cenaze töreninde herkes tarifsiz bir keder içindeydi. Son yolcuğuna uğurlayanlar, büyük ve kutsal bir vazifenin şuuru içindeydiler. Çünkü O, büyük ülkücü miicahid ömrünü bu bayrak, bu millet, bu vatan için harcamıştı.
Ezan susmasın, bayrak inmesin kavgasının lider ve sembol isimlerindendi. Cenaze töreni başlamadan evvel tabutu musalla taşına konduğunda Ülkücü Gençler, yani O'nun, ülkemin ve milletimin geleceği dediği "Alperenler Ordusu" Türkmen Ağası'na karşı son vazifelerini sırayla nöbet tutarak yerine getirmeye çalışıyorlardı. Ülkücü Gençlik kendilerine kimlik, teşkilat ve aksiyon kazandıran bıı büyük dava adamının Türkiye'nin dört bir yanından Ankara'ya Hacı Bayram Camii'ne gelerek son görevlerini ona karşı yerine getirdiler.
Cenaze törenine hükümetten muhalefete kadar, birçok siyasi partinin lider ve üst düzey yöneticileri, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri olmak üzeren on binden fazla vatandaş topluluğu katılmıştır.
BAŞBUĞ'DAN
Dündar Taşer'in ebedî istirahatgâhına tevdi edildikten sonra MHP Lideri Alparslan Türkeş, büyük dostu, kader arkadaşı, birlikte çok şey paylaştıkları, Milliyetçi Hareket'in şerefli mücadelesinde büyük emek vermiş, çaba sarfetmiş, lider ve bilge bir şahsiyet olan, bu büyük ülkücünün ardından şu konuşmayı yapmıştır:
"Aziz ülküdaşım!
Acı kader bizi, mezarının başında konuşmak gibi aklımıza hiç getirmediğimiz bir vazifeyi yapmak mecburiyetinde bıraktı. Sen, milletimizin yiğit ve ülkücü bir evladı, partimizin çok mümtaz bir siması idin. Daha uzun yıllar omuz omuza çalışacağımıza, ülkümüzün bayrağını birlikte taşıyıp zafer gönderene çelceceğimize inanmıştık. Olmadı. Ne yapabiliriz Takdir-i ilahî.
Aziz Taşer;
Ömrünce Türk Milleti'ni sevmenin, büyüklüğüne inanmanın sırrına ermiş, hayatının gayesini milletine hizmette görmüş, dünya hırslarına iltifat etmemiş, hiç bir mevkiin cazibesine kapılmamış, tam bir Türk Milliyetçisi olarak yaşamıştın.
Zekanın parlaklığı, sevginin sonsuzluğu, kültürünün zenginliği kadar, yüreğinde büyüktü. Talihsiz bir dönemde, nankör bir dünyada, milletini en çok sevenlerin horlandığı bir idrak yokluğu içinde yaşamak, kalbini kemiren bir dertti. Yıne de dayanıklı idin. Ama kader nankörlüklerin, anlayışsızlıkların çökertemediği mukavemetini, bir arabanın çarpmasıyla yıktı.
Biz de yıkıldık. Ama biliyoruz ki, ömrünü verdiğin mücadelenin zaferi uğruna, üzüntümüz ne kadar büyük olursa olsun, asla sarsılmadan ilerlememizi bekliyorsun.
Ruhunun daima bizi takip edeceğini, müşterek davamıza hizmet edebildiğimiz müddetçe müsterih olacağını çok iyi bilmekteyiz. Seni hep aramızda sayacağız.
Hayatının gayesi saydığın müşterek ülkümüzün zafere ulaşması uğrunda, birlikte kurduğumuz iman ocağının sönmeden yanacağına ve bir gün milletimizin kara talihinin değiştirileceğine manevi huzurunda söz veriyoruz.
Aziz üküdaşım Taşer;
Seni, dava arkadaşlarının ve bütün memleketimizin gelecek yıllarda daha iyi anlayacağına ve manevi şahsiyetinin, takipçisi olduğumuz kutsal davamızda bizlere destek olacağına inancımız tamdır.
Aziz ülküdaşım;
Seni ebedi bir yolculuğa uğurluyorıız. İnanıyoruz ki, huzur içindesin. Huzur içinde kal. Yüce Allah''tan rahmet dileyerek, aziz hatıran önünde derin bir acı içinde eğiliyoruz."()14
14. Devlet Gazetesi, 26 Haziran 1972, s.148

Ziyaret -> Toplam : 107,12 M - Bugn : 33810

ulkucudunya@ulkucudunya.com