« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

04 Haz

2012

ORD. PROF. HİLMİ ZİYA ÜLKEN

Doç. Dr. Oğuz ARI 01 Ocak 1970

Ord. Prof. Hilmi Ziya Ülken, Türkiye'de sosyolojinin kurucu-
ları arasındadır. Hem kendisi, hem kendinden öncekiler, hem
çağdaşları bu bilim dalında toplumla ve sosyal sorunlarla ilgilen-
mişlerdir. Kendisi 1920'lerde, genç bir üniversite öğretim üyesi
olarak hayata atıldığı zaman çoğulcu toplumun, ahlàk ve değer-
ler sosyolojisinin sorunları, batının da etkisi ile, ön planda gel-
mekte idi. Bunun yanında, Türkiye gelişme sorunu ile karşılaş-
mıştı; bu çerçeve içinde milliyetçilik, batılaşma, pozitivizm, top-
lumla ilgili objektif veri toplama eğilimleri önem kazanmıştı. Sos-
yal reformlar, ‹‹Türkiye'nin nasıl kurtarılacağı›› uygulama ve eği-
lim olarak belirgin sosyal hareketler halinde ortaya çıkmıştı; bu
arada Kemalist rejimin kurallarına uygun olarak bazı belli başlı
sosyal ve ekonomik reformlar kurumlaştırılıyordu. Kendi yetişme
tarzlarının ve sosyal kökenlerinin etkisinde kalarak bazı sosyo-
loglar ve sosyal bilimciler bu reformların ya karşısında, ya da
yanında yer almışlardı. Bir anlamda bu durum, daha an'anevi bir
toplumda değişmeyi, bir geçiş dönemini belirlemekte idi. Ahlàk
ve değerler sosyolojisi ile olduğu kadar objektif verilere daya-
nan sosyoloji ile de ilgilenen Profesör Ülken, hayatı boyunca
gelişmeden yana olmuştur.
Bunun yanında kendisi, hem dersleri ile, hem yazıları ile
sosyolojinin Türkiye'de kurulmasına ve yerleşmesine katkıda bu-
lunan belli başlı bilim adamları arasında yer almaktadır. Le Play
ve Durkheim Türk sosyologlarını etkileyen başlıca batılı sosyo-
loglardı ve sosyoloji sözcüğünü icad eden Comte'un yanısıra.
45
geniş ilgi çekmişlerdir. Pozitivizm değer yargılarından arınmıs
değildi; öte yandan, toplumla ilgili objektif veri toplama ihtiyacı
bazı durumlarda evrimcilikle bir arada gelmekte idi. Bu dönem,
toplum hakkında geçerli bilgi sağlama ve uygulamaya dayanan
sosyal kuramsal çerçeve arama dönemidir. Profesör Ülken bu
akımın temsilcileri arasındadır. Kendisi, sosyolojide maddeci ve
maddeci olmayan akımları bir arada yürütmeye çaba göster-
miştir.
Bu dönemde Durkheim sosyolojisi büyük itibar gördü. Nite-
kim, Durkheim sosyolojisi bir süre sonra lise öğrenimine girdi.
Ayrıca, başlayan endüstrileşme hareketi ile işçi-işveren ilişkileri
önem kazandı ve Almanya'dan gelerek İktisat Fakültesinde ders
veren G. Kessler ve Türk meslektaşları bu alanın gelişmesinde
yardımcı oldular.
Günümüzde Türk sosyal bilimcileri ve sosyologları, meto-
dolojí ve araştırma yöntemlerini geliştirmek yönünde giderek da-
ha çok çaba harcamaktadırlar. O dönemde ise, sosyal sorunları
incelemek yönünde beliren ilgi, felsefeye karşı duyulan ilgi ile bir
arada gelmekte idi. Yukarıda sözü edilen uygulamaya karşı duyu-
lan ilgi ve felsefeye karşı duyulan ilgi, sosyolojinin bir bilim
dalı olarak ülkede yerleşmesinde temel görevini görmüştür. Pro-
fesör Ülken, felsefî eğilimi sosyolojiye, kültürün ve değerlerin
önemsenmesi ve incelenmesi şeklinde aktarmıştır. Profesör Ül-
ken'in özgeçmişi, üniversitede ve çeşitli liselerde okuttuğu ders-
ler, kendisine bir filozof ve sosyal ve beşeri bilimlerin temelinin
atılmasına ve gelişmesine yardımcı olan bir kişi hüviyetini ka-
zandırmaktadır. Öte yandan, sonrakiyıllarda ortaya çıkacak dal-
ların farklılaşması ve araştırmaya yönelik ihtisas alanlarında uz-
manlaşma, bu dönemde bir kuramsal çerçeve arama çabası ile
desteklenmiştir. Prof. Ülken çok yönlü bir kişi idi ve birkaç bi-
lim alanı ile ilgilenmişti. Bununla beraber, burada biz hayat öy-
küsünden söz ettikten sonra sosyolojiye katkısı üzerinde duraca-
ğız. Buna ek olarak, Prof. Ülken uluslararası felsefe, eğitim,
Türkoloji ve sosyoloji kongrelerine katılmıştır. Delege olarak
kongrelerde bulunmuş ve iki uluslararası sosyoloji derneğinin
yönetim kuruluna seçilmiştir.
Prof. Ülken 3 Ekim 1901'de İstanbul'da dünyaya geldi. ilk
ve orta öğrenimini bitirdikten sonra 1921'de Siyasal Bilgiler Fa-
kültesi'nden birincilikle mezun oldu. Bundan sonra, beşerî coğ-
rafya asistanı olarak lstanbul Edebiyat Fakültesi'ne girdi. Fakül-
te'de bulunduğu sırada, felsefe ve sosyoloji derslerine devam
etti. Bundan sonra Türkiye'de çeşitli şehirlerde ve çeşitli liseler-
de birkaç yıl coğrafya, sosyoloji, psikoloji, tarih ve felsefe ders-
leri okuttu. Bu arada 1932'de yayınladığı Umumi Sosyoloji, 1933'
de yayınladığı Türk Tefekkür Tarihi adlı yapıtları beğenildi ve bi-
limsel tetkiklerini sürdürmek amacı ile Almanya'ya gönderildi.
1935'de döndüğünde İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde Türk Dü-
şünce Tarihi Doçentliğíne atandı. Bu arada 1936'da sosyal dok-
trinler dersini de vermeye başladı. Daha sonra Istanbul Üniver-
sitesi'nde ahlak sosyolojisi, felsefe, mantık derslerini okuttu.
1941'de Profesör Von Aster'in teklifi ile Felsefe Profesör'lüğü-
ne atandı. Öğretim yaptığı dönemde sanat tarihi dersleri de
verdi. Prof. Ülken'in ilgi alanı genişti, bu arada ülkede sosyal
ve beşeri bilim dallarının, güzel sanatların kurulup gelişmesin-
de yardımcı oldu. Prof. Ülken, llàhiyat Fakültesi'nde de felsefe
okuttu. Bu fakültede iki kez dekanlığa seçildi ve bu fakülte-den
Ankara Üniversitesi Senatosu'na üye seçildi.
Sosyoloji alanında Edebiyat Fakültesi'nde uzun yıllar çeşit-
li dersler okuttu, lisans öncesi ve lisans üstü öğrenciler yetiştir-
di. Türkçe, Fransızca ve Almanca, sosyal ve beşeri bilimler, gü-
zel san'atlar alanlarında çok sayıda kitap yayınladı. Edebiyat
Fakültesi'nin yayınladığı Sosyoloji Dergisi'nin uzun yıllar editör-
lüğünü yaptı, bunun yanısıra Sosyoloji Derneği'nin ve sosyal ve
beşeri bilimlerle ilgili başka derneklerin kurucusu ya da kuru-
luşlarının yardımcısı oldu.
Yabancı ve uluslararası derneklerde faaliyet gösterdi, gö-
rev aldı. 1950'de Uluslararası Sosyoloji Enstitüsü'ne Genel Sek-
reter seçildi. Bu kuruluşun 1952'de |stanbul'da toplanan kong-
resini düzenlemede yardımcı oldu. 1958'de Uluslararası Sosyo-
loji Derneği'ne Ikinci Başkan seçildi. 1947'den beri UNESCO'-
da Türk delegesi olarak bulundu ve bu sıfatla çeşitli toplantıla-
rına katıldı. Prof. Ülken, tekaütlüğünün ilk aylarında, 5 Haziran
1974'de vefat etti. Yakın ailesi üyeleri olarak eşi Bayan Hatice
Ülken ve kızı Bayan Gülseren Artunkal, hayattadır.
Prof. Ülken, azınlık grupları, iç ve uluslararası göçler, Or-
tadoğu'da orta sınıflara dair çeşitli sosyolojik alan çalışması
yapmış, sonuçlarını yayınlamıştır. Yapıtlarının çoğunda sosyal
değişmelerle bağlantılı olarak kisiler üzerinde sosyo-kültürel,
psikolojik etkiler gözönünde tutulmuştur.
Prof. Ülken, ileriye, geleceğe yönelik olmakla beraber, kül-
türel kalıpların önemini benimsemiş ve belirtmiştir. Bir bakıma
ona göre, kültürün maddî ve manevî yönlerinin birbirleriyle bağ-
daştırılması gerekmekte idi ve bu çaba, zamanının çoğunu al-
mıştır. Sosyal sınıflarla bağlantılı olarak sosyal yapıya, kültürün
maddi olan ve olmayan yönlerinin iliskisi açısından varmaya ça-
lışmıştır. O bakımdan, mülkiyet ilişkileri bir yana, kültüre de
önem vermiştir. Öte yandan da, Durheim'dan Parsons'a kadar,
sosyal olguların insanlarüstü etkisinden, sosyal aksiyonun bü-
tünleyici rolüne kadar, çeşitli yazarlarda, tekrar tekrar beliren
kültür kalıplarının varlığına dair delil aramıştır. Kendisine göre,
bu kalıpların kisiler üzerindeki etkisi hem psikolojik, hem de
sosyaldir. Kişi, şahsiyet yapısında kültür kalıplarını ve kollektif
bilinci bağdaştırarak, toplumda, sosyal birim haline gelir.
Her sosyal olgu, kişileri içerir, o bakımdan içten oluşmak-
tadır, dinamiktir. Öte yandan bir kültür çerçevesi ile ilişkili ola-
rak ortaya çıkmaktadır. O bakımdan da dıştan oluşmaktadır,
arızîdir. Sosyal olguları gerçekleştirmede kişiler aktif olduğun-
dan ve yaratılmış olan kültür kişilerin karşılıklı ilişkilerini etkile-
diğinden, onlar üzerinde bir baskı yapar. Kültür ve kültürün et-
kileri ve baskısı hakkında gerek yerli, gerek yabancı sosyolog-
ların gözlem ve bulguları, gelecekte de araştırma alanı olabilir.
Sosyo-kültürel olguların mahiyeti hakkında başka sosyolog-
lar da kuramsal çalışmalar, tahliller yapmışlardır. Öte yandan,
karşılaştırmalı olarak Prof. Ülken'in de bu konuda katkıda bu-
lunmaya çalıştığı belirtilebilir. Bu noktadan başlayıp psikolojik
mekanizmaları da içeren sosyal sistem görüşünü benimseyerek
sosyal yapıyı incelemek mümkün olabilir. Doğal olarak bu du-
rumda, maddeci görüş ağırlığını korumayacak, ancak maddeci
olan ve olmayan ilişkiler arasında karşılıklı etkileşim bahis ko-
nusu olacaktır. Yöntem olarak ve az gelişmiş, ananevi ülkeler-
deki yansımaları yönünden bu, denenebilir. Sosyal olayların
incelenmesinde farklı yöntemlerin denenmesi yararlıdır. Açıkla-
ma yapmak için gerekli perspektifi gelistirir. Prof. Hilmi Ziya
Ülken'i anarken, sosyolojinin gelişmesinde çeşitli yöntemler uy-
gulayarak araştırmalarıyla katkıda bulunacakların beklendiğini
belirtmek isteriz.

NEY_SEN(ce)
Hüdai KUŞ

22 Tem 2024

Yok bizim eskimiz yenimiz, Hâlâ dinç, en yaşlı divanemiz... ______&______ Asil olan eski usül, Sere serpe yeni nesil.

Yusuf Yılmaz ARAÇ

22 Tem 2024

Halim Kaya

08 Tem 2024

Orkun Özeller

03 Haz 2024

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

03 Haz 2024

M. Metin KAPLAN

22 Nis 2024

Efendi BARUTCU

01 Nis 2024

Nurullah KAPLAN

04 Mar 2024

Altan Çetin

28 Ara 2023

Ziyaret -> Toplam : 107,36 M - Bugn : 23227

ulkucudunya@ulkucudunya.com