« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

06 Şub

2007

Derin devlet gerçek devlet

Bülent KURUCU 01 Ocak 1970

Türkiye yeniden derin devleti tartışıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Kurumların içindeki çeteleşme diyebiliriz. Bu tür bir yapı var. Bugüne kadar bu tür bağlantıların üzerine gidilemediği için bedelini hem millet hem devlet olarak ödedik. Yürütme olarak belirli bir yere kadar gidebiliyoruz.

Bu olayların üzerine yürütme, yasama, yargı birlikte çalışarak gitmeli." açıklaması konuyu tekrar gündeme taşıdı. Eski Başbakan Bülent Ecevit'in eşyaları arasından çıkan ve Maraş olaylarında Milli İstihbarat Teşkilatı elemanlarının aktif rol aldığını iddia eden belge yeterince yankılanmadı. Ecevit, sağlığında kendisini de hedef alan silahlı pek çok eylemle ilgili kontrgerillayı adres göstermişti. 1 Mayıs olayları, devlet içindeki devletin en büyük eylemi olarak anılmaya devam ediyor.

3 Kasım 1996'da Susurluk kazası ile ortaya çıkan yapılanma 28 Şubat şalıyla örtüldü. Devlet içindeki hukuksuz yapılanmalar deşifre edildi; fakat yaptırım uygulamadaki gönülsüzlük ve eksiklik, arzulanan sonuca ulaşmayı engelledi. Susurluk en büyük fırsattı, toplum desteği de tamdı. Ama 28 Şubat'la birlikte dikkatler dağıtıldı ve tasfiye süreci tamamlanamadı. Bu kadar büyük bir badirenin hasarsız atlatılması hukuk dışı yapılanmalar için cesaret verici oldu.

Bir dönem Türkiye'yi kasıp kavuran Hizbullah'ın derin devletle ilişkisi üzerinde yeterince durulmadı. Batman Valiliği'nce alınan ve kaybolan silahların akıbeti hâlâ bilinmiyor. Bu konuyla ilgili eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in görevdeyken yaptığı 'Devlet rutin dışına çıkabilir.' açıklaması bile unutuldu. Bütün NATO üyeleri, komünizm ve Sovyet işgaline karşı kurulan Gladyo'sunu deşifre ve tasfiye etti. Sovyetler'in sınır komşusu ve en riskli ülke Türkiye, hiç böyle bir şey duymamış gibi davrandı.

Şimdiki tartışma da yapageldiğimiz gevezeliklerden biri olarak tarihteki yerini almaya namzet. Her seferinde konu çeteler etrafında dönüyor ve umut verici sonuçlara ulaşılamıyor. Klasik benzetmeyle, sineklerle vakit kaybettiğimizden bataklığı ortadan kaldıramıyoruz. Bari birkaç sineğin canı yansa... Maalesef o da pek mümkün olamadı.

İşin temeline inip, hukuk ve meşruiyet konusunda ciddi tartışmalar ve somut sonuçlar üretemedikten sonra nafile müzakereler devam edecek. Teorik tanımlamalar devleti bir aygıt/cihaz olarak resmediyor. Toplumda ortak yaşamı mümkün kılan meşru siyasal kurumların toplamını ifade eden bir araç. Meşruiyetini toplumsal kabulden ve hukuktan alıyor. Derin devlet ise bu gerçek ve meşru devlete paralel örgütlenen hukuk ve denetim dışı yapılanmanın adı. Devleti, yürütme, yasama ve yargının üstünde bürokratik oligarşi olarak örgütlediğimizde derin devlete zemin hazırlıyoruz. Türkiye'deki asıl sorun da bu. Demokratik hukuk devleti olmayı başaramayışımız.

Hukukun, 'idarenin bütün işlemleri yargı denetimine tabi' genel kuralına getirilen istisnalar ikili yapı kuruyor. Yürütme ve hatta yasamanın her eylemi yargı denetiminde iken cumhurbaşkanı, abartılı yetkilerine rağmen tamamen sorumluluk ve denetim dışında. Yüksek Askerî Şûra kararları da yargı denetimine tabi değil. Askerî yargı, tek ve bağımsız yargılama esaslarına aykırı bir özel yargılama şekli. Atabeyler operasyonundan sonra İçişleri Bakanlığı'nın yayınladığı 'askerî kişilere suçüstü hallerinde bile polisin müdahale etmemesi ve askerî kolluk kuvvetini beklemesi' genelgesi ayrıca irdelenmeli. Kanunla hatta anayasa ile tanınan; ama hukuka uymayan sorumsuzluk ve denetimsizlik alanları, kanunsuz yapılanmalara kapı açıyor.

Başbakanların bile şikâyet ettiği bir yapılanmadan söz ediyoruz. 'Başbakansın, gereğini yap.' açıklamasının sahibi Mehmet Ağar, bu gerçeği en iyi bilen kişi aslında. Devlet ve hükümet ayırımı devam ettiği sürece devlet içindeki devletçikleri tartışmaya devam edeceğiz.

Ziyaret -> Toplam : 85,94 M - Bugn : 9267

ulkucudunya@ulkucudunya.com