« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Üryanizade Ahmet Esat Efendi

1813 - 1889, 17 Oca 2022

SONRAKİ HABER

Son Osmanlı Mebusan Meclisi

12.01.1920, 10 Oca 2022

10 Oca

2022

EBÛ SAÎD-i EBܒl-HAYR

07.12.967 – 12.01.1049 01 Ocak 1970

Türkistan'da yetişen büyük velilerden biridir. İsmi, Ahmed lakabı Fadlullah, babasının ismi Ebü'l-Hayr Muhammed'dir. Horasan bölgesinde Serahs ile Ebyurd arasında yer alan Meyhene (Mihene) şehrinde 967 ‘de doğmuş, 1049 (H.440) senesinde aynı yerde vefât etmiştir. [1]

“Babası Ebü’l-Hayr Ahmed sûfîlerin dostu olan ve semâ meclislerine devam eden bir attardı. Çocukluğunu Meyhene’de geçiren Ebû Saîd babasıyla birlikte gittiği semâ meclislerinde tasavvufu tanımıştır. Ebü’l-Fazl Muhammed b. Hasan es-Serahsî ‘nin öğrencisi olarak uzun yıllar eğitim görmüş daha sonra şeyhin isteği ile doğrduğu yer olan Meyhene’ye dönmüştür.“

Ebu Said Bin Ebu’l Hayr , Meyhene’de iken ilki yedi yıl süren çilelere giren, camilerin ve mescitlerin tuvaletlerini temizleyen , Harut ve Marut gibi kendini ayaklarından asan veya bazen da bir kuyuya baş aşağı sarkarak çile çıkaran , ot ve yaprak yiyerek yaşayan, geceleri uyumayan, sürekli namaz kılıp, zikirle uğraşan, gündüzleri hep oruç tutan ve hiç dinlenmeyen bir mutasavvıf olarak görülür. “Bu çeşit on sekiz esası başarıyla uyguladığı için nefsinden fâni olduğuna kanaat getirdikten sonra halkı irşada başladı. Nîşâbur ve Meyhene’deki tekkesinde çevresinde çok sayıda mürid toplandı. Ebû Saîd tekkede bazan sabahlara kadar semâ ve raks ediyor, nara atıyor, âşıkane şiirler ve ilâhiler okuyup coşuyor, sohbetine katılanları galeyana getiriyordu. Sık sık düzenlenen davetlerde ve ziyafet sofralarında coşkulu semâlar yapılıyordu. Üzerinde para taşımamayı, servet edinmemeyi ve hiçbir şey biriktirmemeyi âdet edinen Ebû Saîd’in semâ meclislerini hizmetçisi Hasan-ı Müeddeb düzenliyordu.”

Divan şairleri şairin doğduğu yer olan meyhane kelimesi ile anlam oyunları yapmışlar, Ebu Said’in diğer şeyhler feyz veren birisi olması ile irtibatlandırmışlardır. Kerametleri ile de sözü edilen Ebu Said hasta olan dostlarına yolladığı yazılarla onları iyileştirirmiş.

Muskanın mucidi veya muskanın icat olmasına sebep olan bir şey olarak da anılmıştır. “Acemlere tasavvuf düşüncesini idhal eden bu zat “ Hayyam’ın öncüsü büyük bir şair olarak da tanınır. Onun “yetmişi aşkın rubâîsini ihtiva eden el yazmaları vardır”. Onun yazdığı rubailer, Ömer Hayyam’ın yetişmesinde oldukça etkili olmuştur.

Allaha aşk ile bağlananların şeyhi olarak düşünülen Ebu Said bir gün İbn-i Sina’ya “ Hala Dünyadaki en büyük fiozof ve bilgin hala sensin. Fakat ne faydaki sen Kâfirsin. Zira Hakk’a akıl ile ulaşmak istersin.” İbn-i Sina da ona şu cevabı vermiş “ Benim bildiğimi sen müşahede ediyorsun”

Ebu Said küçüklüğünden beri hep şu dörtlüğü söylermiş

Ben sensiz bir an karar kılamam.
Senin ihsânlarını tek tek sayamam.
Bedenimdeki her kıl gelse de dile,
Şükrünün binde birini yapamam bile.

Nefsine uymak doğru değildir elbet,
Bas nefse ayağını, himmeti yükselt.
Ey dost, Allah yolunda çok eyle gayret,
Yılanla et de, nefsinle etme sohbet

Halim Kaya

17 Oca 2022

Türk Ocağı Başkanlığı da yapmış olan Prof. Dr. Osman Turan Selçuklu Tarihi uzmanı olarak yazdığı önemli tarih kitaplarına ve ülkemiz problemlerini dile getiren yaşadığı dönemim aktüel çeşitli problemlerine öneriler sunduğu makalelerden oluşan kitaplara sahip olmasına rağmen “Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi Tarihi” adlı kitabı ile tanınmış meşhur olmuştur.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

17 Oca 2022

Nurullah KAPLAN

15 Ara 2021

Hüdai KUŞ

15 Ara 2021

M. Metin KAPLAN

03 Ara 2021

Efendi BARUTCU

20 Eyl 2021

Yusuf Yılmaz ARAÇ

15 Mar 2021

Ziyaret -> Toplam : 77,84 M - Bugün : 27611

ulkucudunya@ulkucudunya.com