« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Üryanizade Ahmet Esat Efendi

1813 - 1889, 17 Oca 2022

SONRAKİ HABER

Kurumların yükselişi ve çöküşü

İskender Öksüz, 10 Oca 2022

10 Oca

2022

Rusların Kazakistan'a müdahalesinin öbür yüzü

Arslan Tekin 01 Ocak 1970

Kazakistan'da halk ayaklandı. Kaç gündür, bu haber ilk sıralarda. Ve ayaklanmanın bastırılması için Rusların liderliğindeki ittifaktan yardım istendi.

7 Ekim 2002 tarihinde, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Belarus ve Ermenistan, Kolektif Güvenlik Antlaşması Teşkilatı'nın kuruluş metnini imzaladılar. Özü şu: "Bu ülkelerden herhangi birisine saldırı, tüm üye ülkelere saldırı gibi karşılanır."

Kazakistan yönetimi Ruslardan yardım istediğine göre demek ki, iç karışıklık "dış saldırı" olarak görülüyor.

(Türkçe notu: Bazı metinlerde "gerçekleştirilen saldırı" diye okuyabilirsiniz. "Saldırı" olan bir şey... "Gerçekleşme"yi ekleme mantıksız.)

Türkiye ve diğer Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri, ilk başlarda, ortaya çıkıp mevcut yönetimin yanındayız, açıklaması yapmadılar. Meselenin ne olduğunu anlamaya çalıştılar. Bu müstenkif tavır anlaşılabilir. Çünkü, büyük kitleler ayaklandı. Bunu "dış saldırı" görmek güç. Dışarıdan bir müdahalede insanlar toptan ayaklanır, kendi ülkesine zarar verir mi? Muhalif kanatın liderleri belki dışarıdan destek alıyorlardır. Ama halkın sancısını biliyorlar.

Kazakistan'da, diğer Türk ülkelerine göre izafî rahatlıktan bahsetmiştim. Böyle olmakla beraber diktatörlüklerde görüldüğü gibi, hükmedenler her zaman fazla kazanırlar. Hükmedenlere destek verenler de ucundan faydalanırlar.

Bir örneğini Türkiye'de görmediğimizi hiç kimse söyleyemez. İktidara yakın çevreler, her zaman fazla kazanmışlardır.

Türkiye'de yine muhalefet partilerin sesi çıkıyor. Kıstırılmak, kısıtlanmak istense dahi bir yerden muhalefet liderleri baş uzatıyorlar, açık konuşuyor. Ama Orta Asya ülkelerinden böyle bir muhalefet yok.

Kazakistan'daki ayaklanma, girift... İç içe. Kazakistan'la kurduğum bağlantıda, şimdiye kadar okuduklarımızdan farklı bilgiler aktarıldı.

Ayaklanmanın başlangıcı masumca. Halk alt tabakasının üst tabakaya tavrı. Öyle ki, Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, rüşvet sarmalının üstüne giderken, işin ucu Nazarbayev ve çevresine dokunacaktı. Nazarbayev, ayaklanmanın bir kolu gösteriliyor. Dikkat ederseniz, Güvenlik Konseyi Başkanı Nazarbayev'di. Tokayev, onu Güvenlik Konseyi Başkanlığı'ndan alıyor. Şimdi gelen haberler, iş birliği içine girdikleri yönünde.

Asıl önemlisi Kazakistan KGB'si. Bizim MİT gibi bir şey. Başındaki kişiyi Nazarbayev tayin etmişti. Yardımcısı da onun yeğeni. Tokayev, ikisini de uzaklaştırılıyor. İsyancılar, kolayca, KGB'nin silah deposuna girebiliyorlar. Bu içeriden destek almadan mümkün mü? Yeğenin IŞİD'le bağlantısından bahsediliyor. Gösterilerde kelle kesildiği söyleniyor. O zaman IŞİD devrede, deniyor.

Rusların Kazakistan'ın iç karışıklığına müdahalesini, bizzat devletin başındaki kişinin istemesi trajik görülse de farklı bir durumdan da bahsediliyor. Nazarbayev'le Tokayev karşı karşıya geldi. Ordu, Nazarbayev'in sistemi içinde. Tokayev, isyancıların üstüne orduyu gönderse silah kendisine dönebilir. Onun için, Ruslar çağrılıyor.

Kazakistan'ı en iyi tanıyan ilim adamlarımızdan, Kazakistan ve Kazaklar kitabının mütercimi Prof. Dr. Abdülvahab Kara da "dış güçler"e işaret ediyor:

"Gelişen olaylar, bize hâdisenin masum bir talepten ibaret olmadığını, ayaklanmanın arkasında dış güçlerin var olduğunu gösteriyor. Çünkü olaylar esnasındaki sosyal medya paylaşımları bunu teyit ediyor. Barış içinde yapılmakta olan demokratik gösterilerin yakıp yıkma ve talan gibi Vandalizm'e doğru kayması kasıtlı yönlendirmeler olduğuna işaret ediyor. Bunu yapan halktan insanlar değil. Bu da olayları provoke eden bir gücün olduğunu gösteriyor. Bu güçler hem dış, hem iç unsurlar." ()

Tokayev, yarın konuşacak. Delilleri ortaya koyması bekleniyor. Göreceğiz.

Halim Kaya

17 Oca 2022

Türk Ocağı Başkanlığı da yapmış olan Prof. Dr. Osman Turan Selçuklu Tarihi uzmanı olarak yazdığı önemli tarih kitaplarına ve ülkemiz problemlerini dile getiren yaşadığı dönemim aktüel çeşitli problemlerine öneriler sunduğu makalelerden oluşan kitaplara sahip olmasına rağmen “Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi Tarihi” adlı kitabı ile tanınmış meşhur olmuştur.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

17 Oca 2022

Nurullah KAPLAN

15 Ara 2021

Hüdai KUŞ

15 Ara 2021

M. Metin KAPLAN

03 Ara 2021

Efendi BARUTCU

20 Eyl 2021

Yusuf Yılmaz ARAÇ

15 Mar 2021

Ziyaret -> Toplam : 77,84 M - Bugün : 26381

ulkucudunya@ulkucudunya.com