« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Hazreti Fatıma

(609 - 632, 22 Kas 2021

SONRAKİ HABER

Ebusaidzâde Feyzullah Efendi

16.01.1631 – 21.10.1698, 18 Eki 2021

18 Eki

2021

Kefeli Derviş Abdi

Nuri Özcan 01 Ocak 1970

Aslen Kefeli olup adı Abdullah b. Ali’dir. Hayatına dair eserler kendisinden Derviş Abdi şeklinde bahsetmekte, kaynaklarda hayatının ilk dönemleri hakkında geniş bilgi bulunmamaktadır. Bazı eserlerde isminin yanında görülen “Bursevî” kaydından ömrünün büyük bir kısmını Bursa’da geçirdiği anlaşılmaktadır. Müstakimzâde Mecmûa’sında adını Kadızâde lakabı ile birlikte zikrediyor.

Derviş Abdi, Gülşeniyye tarikatına intisap ettikten sonra Mısır’a gitti. Kahire’de İbrâhim Gülşenî Âsitânesi’nde uzun süre hizmet etti. Daha sonra Anadolu’nun çeşitli yerlerini dolaştı. Bursa’ya gittiğinde Halvetiyye’den Yâkubzâde Şeyh Mehmed Efendi Tekkesi’ne misafir oldu. Burada mûsikiye olan vukufu, güzel sesi ve zikir meclisini idare etmedeki kabiliyetiyle dikkati çekerek bir müddet sonra tekkenin zâkirbaşılığına getirildi. Bu arada meşhur mevlidhan Derviş Osman’dan dinî eserler meşketti. Şeyh Mehmed Efendi’nin 1666 yılında vefat etmesinden sonra Kadı Halepli Muharrem Efendi ile birlikte Bursa’nın bazı kasabalarında kadı nâibi olarak bir müddet görev yaptı. Tekrar Bursa’ya döndükten sonra hayatının geri kalan kısmında da çeşitli tekkelerde ilâhi okumaya devam etti. 12 Rebîülevvel 1107 (21 Ekim 1695) Cuma gecesi Bursa’da vefat etti ve Deveciler Mezarlığı’na defnedildi.

Özellikle dinî mûsiki icracılığı ile şöhret bulan Derviş Abdi, bestelediği savt ve ilâhilerle de bestekârlık alanındaki kudretini ortaya koymuş ve devrinin önemli mûsikişinasları arasında yer almıştır. Ayrıca Mutî‘ mahlası ile birtakım şiirler kaleme almış, ancak bugüne kadar divanı ele geçmemiştir. Onun tarafından bestelendiği bildirilen bazı ilâhilere çeşitli el yazması güfte mecmualarında rastlanmaktaysa da bunlardan hiçbirinin notası zamanımıza ulaşmamıştır.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

15 Kas 2021

Hüseyin Namık Orhun’un deyişiyle “Türk”, mukaddes soyumuzun ebedi adıdır.Yazarını heyecana gark eden bu ifade bize de heyecan vermelidir. Sadece bu gün yeryüzünde yaşayan Türkler değil, en azından ikibin (bize göre en az on bin) sene öncesine kadar varan bir geçmiş içinde yaşamış bulunan milyonlarca insan (atalarımız) ve bizden sonra yaşayacak olan torunlarımız, hep bu “mukaddes Türk soyuna” dâhildir.

M. Metin KAPLAN

03 Kas 2021

Halim Kaya

27 Eyl 2021

Hüdai KUŞ

20 Eyl 2021

Efendi BARUTCU

20 Eyl 2021

Nurullah KAPLAN

15 Eyl 2021

Yusuf Yılmaz ARAÇ

15 Mar 2021

Ziyaret -> Toplam : 76,64 M - Bugün : 10345

ulkucudunya@ulkucudunya.com