« Ana Sayfa »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Lehistan Yaş Savaşı

20.09.1620, 20 Eyl 2021

SONRAKİ HABER

Geçmişten bir öykü

Fatih Özatay, 13 Eyl 2021

13 Eyl

2021

Afganistan’ın seçkin, aydın kadınları

İlber Ortaylı 01 Ocak 1970

Hınçlı ve bilgisiz insanların silahlı gezinip her yere burnunu sokmasına, önderlerinin kadını hayat dışı bırakmasına karşı bir elit grup ortaya çıktı. Tam bir intihar saldırısı. “Biz yetiştik, buradayız” diyorlar. 50 seçkin, aydın kadının hayat ve hürriyeti tehdit altında.


Amerika Birleşik Devletleri, tıpkı bir zamanlar Sovyetler Birliği’nin yaptığı gibi Afganistan’a yerleşmeye çalıştı ve tabii yerleşemedi. Sovyetler, Afganistan’a muasır medeniyet getirmek iddiasındaydılar. Brejnev Dönemi’nin şartları içinde Moskova’yı destekleyen gruplar da bu özellik üzerinde çok duruyorlardı. ABD çevreleri böyle bir vurgulama yapmadılar. Afganistan’ı korumak ve ılımlı İslam’ın dış tehlikelere karşı işbirliğini ileri sürüyorlardı. Bunun adı daha çok ABD’de okuyan Afgan aydınları ve onlardan daha geniş bir kitlenin eğitilmesiydi.

UTANMAZCA ÇEKİLDİLER
Her gün birtakım sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri Kabil’de ve her yerde gezinirdi. “Afgan kadınını çağdaşlaştırmak!” için tur atan sosyologlar, gazeteciler sayısızdı. Bu arada, Afgan seçkinlerinden de kadınlığı temsil eden simalar ortaya çıktı. Hepsi dünyalarını Atlantik ötesinde kurmuş vaziyette; doluşup uçtular. Şu sıra Amerika, Afganistan’dan utanmazca çekildi. İddialarını ve benimsediği rolü böylesine sıkılmadan inkâr edip giden bir müdahaleci dünya tarihinde pek yazılmadı.

Taliban demek medreselerden ne kadar feyz aldığı belli olmayan okur-yazarlarla devlet ve milletin nimetlerinden hiç istifade edemeyen köylülerdir. Peştun (Aryana) ırkının hâkim olduğu ama her türlü Afgan insanların bulunduğu gruplar. Bu hınçlı ve bilgisiz insanların silahlı gezinip her yere burnunu sokmasına, önderlerinin kadını hayat dışı bırakmasına karşı bir elit grup ortaya çıktı. Tam bir intihar saldırısı. “Biz yetiştik, buradayız” diyorlar. Böylesini görmediği için ilk anda şaşıran adamların silahlarını doğrulttuğu ama şoktan kurtulamadığı açık fakat ertesi günü amirlerinin ne hınzırlıklar yapacağını tartışmaya gerek yok. 50 seçkin, aydın kadının hayat ve hürriyeti tehdit altında.

TARİHİ TÜRKLERLE İÇ İÇE
Mevcut rejimle konuşmak, anlaşmak taraftarı olan ve mutlaka bunu bir ölçüde yapan hükümetimizin müdahale etmesi gerekir. Afgan tarihi Türklerle iç içe yaşanmış bir tarihtir. En azından ta Selçuklular daha önceden Gazneliler, Safaviler Nadir Şah Dönemi’nde bu böyleydi. 15. asır Afganistan’ı Timur’un oğlu ve torunlarının merkez edindiği bir yerdi. Hüseyin Baykara’nın böyle parlak hükümdarın meclisleri Ali Şîr Nevaî’nin şiirleri, Bihzâd gibi minyatürcülerin eserleri ve çırakları o ülkedeydi. Herat’ın muhteşem kanat sistemini, yani kanalizasyon ve sulama sisteminin, Sovyet İstilası sırasında tahrip edildiğini biliyoruz. Sovyetler için tarihi bir hataydı, lüzumsuz bir girişkenlikti. Kendi töreleri içinde yaşayan bir halkın hayatını ve kültürel dokusunun tahribine sebep oldular. Amerikalılar ise kendilerine has dejenerasyonla geldiler. Ne ülkenin iktisadi hayatı değişti ne de eğitimine bir ani düzelme getirebildiler.

GÜÇSÜZ VE ETKİSİZ DEĞİLLER
Ortada ne varsa Afganistan’ındır. Afganistan, Batılılaşmasını 20. yüzyılda sorun edindi. Kemalist Türkiye ile temas kurdu. Türk hekimlerin, uzmanların, eğitimcilerin Kral Emanullah Han ve Muhammed Zahir Şah devrindeki Afganistan’da yaptıkları hep anılır. Bu zengin alışveriş, ne hikmetse Afganistan’ın Sovyetlerle yakın ilişkisi ve bizlerin bu sayede NATO’nun sırlarını bilir bilmez devredeceğimiz vesvesesiyle kesildi. NATO ve Türkiye ilişkilerinin tarihindeki ilk handikaplardandır. Ağır bir müdahale mümkün değil ama bizim bu memlekette bazı insanları, ön planda ne olursa vatanlarında direnen bu aydın hanımları korumak için teşebbüs etme yükümlülüğümüz var. Her memlekette okumuş kadın azdır. Afganistan’da tabii ki çok daha az ama bu onların güçsüz ve etkisiz olduğu anlamına gelmez.

M. Metin KAPLAN

23 Eyl 2021

Gönlümüz bütün Türklerin hatta bütün insanların Ülkücü olmasını arzu eder, fakat hiç kimse Ülkücü olmaya mecbur değildir… Hiç kimse Ülkücü olmaya zorlanamaz… Çünkü Ülkücülük gönül işidir; serbest irâde ile seçilip, kabul edilebilecek bir dünya görüşüdür.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

23 Eyl 2021

Hüdai KUŞ

20 Eyl 2021

Efendi BARUTCU

20 Eyl 2021

Nurullah KAPLAN

15 Eyl 2021

Halim Kaya

12 Tem 2021

Yusuf Yılmaz ARAÇ

15 Mar 2021

Ziyaret -> Toplam : 75,42 M - Bugün : 35138

ulkucudunya@ulkucudunya.com