« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

NEŞÂTÎ

Bayram Ali Kaya, 30 Kas 2020

SONRAKİ HABER

İngiliz istihbaratının Ankara ziyareti…

Nedret Ersanel, 16 Kas 2020

16 Kas

2020

Rus ile yola çıkacaksan elinden baltayı eksik etme!..

Yavuz Selim DEMİRAĞ 01 Ocak 1970

Çarşamba günü bu sütundan yayınlanan "İsa Bulağında Galebeye" başlıklı yazım ile ilgili çok sayıda mesaj ve yorum aldım. Öncelikle söz konusu yazıyı Paşinyan'ın ateşkes anlaşmasını imzalamadan kaleme aldığımı belirtmek isterim. Azerbaycan ordusunun 44 günlük süren operasyonun hız kesmeden devam ederek hedefe ulaşmasından yana olduğumun altını çizmiştim. Türk Dünyası ve Azerbaycan konusundaki hassasiyetimi bilenler Rusya'nın dayatması ile ateşkesi kabullenemeyeceğimi bilirler. Şüphe duyanlar son iki ayda yazdıklarımı yeniden okumalıdır. Israrla Azerbaycan'da yüzlerce yıl süren Hanlıklar Dönemini hatırlatıp, başta Karabağ olmak üzere Kafkaslar'ın tarihi ve demografik yapısına dikkat çektim. "Harita okuma"nın önemini hatırlattım. Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra bağımsızlığını ilk ilan eden Azerbaycan'ı yedi ayrı bölgeye bölme planlarını deşifre ettim. Putin'in "Ermenistan'da Soros desteği ile iktidara gelen Paşinyan'ın burnunu sürtme" yorumlarına katılmadığımı, arka bahçesi Kafkaslar yeniden ağırlığını koymak için fırsat kolladığını da yazdım. Televizyon programlarında her şeyin uzmanı olan yorumcuların başta Karabağ konusu olmak üzere, enerji hatlarına dair yorumlarının yanlış olduğunu, Azerbaycan sokaklarında kaybolacak yandaşların sözlerine itibar edilmemesini hatırlattım. AKP iktidarının kendilerini Azerbaycan Fatihi olarak ilan etmeye kalkışmalarının sürpriz olmadığını da vurguladım. BM ve MİNSK Grubunun, işgal altındaki topraklardan Ermenilerin geri çekilme kararının 26 yıldır yerine getirilmeyişinin sebeplerini sıralarken "Karabağ Kalkanı" adını verdiğim kitabı da yayına hazırladığımı belirtmiştim. Tam baskıya vereceğim sırada Rusya devreye girerek her iki tarafı anlaşmayı imzalamaya zorladı ve bu arada canım memleketimde "Kazananlar-kaybedenler" yalakalıkları başladı. Kazananın ısrarla AKP iktidarının sayesinde Türkiye olduğuna vurgu yapılırken, Rusya'nın Erdoğan-Putin dostluğu sayesinde devreye girip savaşın sonlandırıldığı iddia edildi. Oysa 44 gün süren operasyon 15 gün daha devam etse Azerbaycan ordusu gerekirse Erivan'a girebilme kabiliyetine sahipdi. Ermenistan masada imza atma yerine "Beyaz bayrak" çekip tam anlamı ile teslim olacaktı. Lakin Rusya buna göz yummadı. İşgal altındaki topraklarını bileğinin hakkı ile kurtaran Azerbaycan'ın sahibi olduğu Karabağ'ın tamamını almasına izin vermeyerek bir bölümünü Ermenilere bırakarak uzun yıllardır planladıkları Kafkasları tamamen kontrol altına alabilmek için "Sözde barış gücü" olarak fiili olarak yerleştiler. Bütün bunları yazarken Azerbaycan'ın zaferine gölge düşürmeye asla niyetim yok. Unutulmasın ki Rusya yüzlerce yıldır dünya satranç şampiyonudur. Bizimkiler birinci ikinci hamleyi planlarken, Onlar 30 hamle sonrasını planlar. Uluslararası ilişkiler tavla da zar atmaya benzemez. Satranç masasında sabırla karşılıklı hamleler hesaplanmalıdır. Moskova'da tarafların imzaladığı bir anlaşma var. Yandaş medyaya bakarsak Karabağ'daki Barış Gücünde Türkiye'de olacak. Lakin kazın ayağı hiç de öyle görünmüyor. Ruslar Karabağ'a zırhlı araçları ve iki bin askeri ile yerleşirken bizimkiler bölgeye intikal etmiş değil. Baba ocağımız Kayseri'de "Kuru kuruya gadanı alayım. Takır takır gurban olayım" diye anlam yüklü bir özdeyiş vardır. Merkez Bankamızda rezerv eksiye düşmüş; Cumhurbaşkanının haberi yok. S400 krizi çözülmemiş, Suriye'deki gözlem noktalarından çekilmiş ülkemizin Karabağ'daki rolü belirsiz iken, bedelini şehitlerinin kanı ile ödemiş Azerbaycan'ın zaferinden pay çıkaran Dışişlerinin durumdan vazife çıkaran açıklamalarına kim inanır? Ermeniler için Karabağ'a koridor Rusların denetiminde. Peki ya Nahçıvan ile Azerbaycan arasında açılacak olan kara ve demiryolu bağlantısında Türkiye'nin konumu nedir? Türk ordusunun buradaki konumu ne olacak? Karabağ'ın bir bölümünde kalmaya devam edecek Ermeniler yarın öbür gün yine saldırırsa ve sözde Barış Gücü olan Ruslar göz yumarsa başka Hocalı katliamlarının yaşanmayacağını kim garanti edebilir? ABD'de başkanlık seçimleri yapılırken Rusya'nın fırsattan faydalanması karşılığında Pentagon önümüzdeki günlerde Ermenistan ve Gürcüstan aracılığı ile bölgede taşları yeniden yerinden oynatmaya kalkıştığında gerekli önlemler alınmış mıdır? İran'ın karşı hamleleri hesaplanmış mıdır?
Tevazu göstermiyorum... Türk Dünyası ve Azerbaycan konusunda 30 yıldır yazdıklarım ortadadır. Tanık olduğum, yaşadıklarımın yüzde onunu bile yazmadım. Tarihe not düşmeye devam edeceğiz elbette...
Son olarak Türk Dünyasının her yanında farklı deyimlerin ortak tanımını paylaşarak, Cumhuriyetimizin tasfiyeye uğran Dışişlerimizin yetkililerine seslenmeyi de vatandaşlık görevi sayıyorum: "Rus ile yola çıkacaksan elinden baltayı eksik etme!"

NEY_SEN(ce)
Hüdai KUŞ

30 Kas 2020

Geçer akçe madem, şerefsizlik ve ihanet, Ne gam size! gelmişse kapıya kış kıyamet. Yaz da sizin, kış da sizin için sımsıcak, Siz'e ne? Kim aç kalmış , kim soğukta donacak.

Muharrem GÜNAY (SIDDIKOĞLU)

27 Kas 2020

Efendi BARUTCU

23 Kas 2020

M. Metin KAPLAN

23 Kas 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 69,16 M - Bugün : 8737