« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

EFENDİ BARUTÇU'nun yayına hazırlanan "Mahbesten Mektuplar" isimli kitabımız için kapak resmi olarak okuyucular yukarıdaki resmi seçmiş bulunuyor; teşekkür ederiz...

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Jonathan Swift

30.11.1667 – 19.10.1745, 18 Eki 2020

SONRAKİ HABER

İrfan Ülkü 15.04.1952 – 15.10.2008

, 12 Eki 2020

12 Eki

2020

Âsaf Hâlet Çelebi 27 Aralık 1907- 15 Ekim 1958

01 Ocak 1970

Şair ve yazar (D. 29 Aralık 1907, Cihangir / İstanbul - Ö. 15 Ekim 1958, İstanbul). Beylerbeyinde yaşadı. Babası eski dâhiliye nezareti şifre kalem müdürü Mehmet Said Halet Beydir. Mehmet Said Halet Bey, Salkım Söğüt Dergâhına mensup bir Mevlevîdir. Annesi Beyza Halet Çelebi’dir. Dört yaşından sekiz yaşına kadar babasından eğitim alan Âsaf Halet, Farsça ve Fransızcayı öğrendi. İlk ve ortaöğrenimini Galatasaray Sultanisinde tamamladı. Üsküdar Mevlevîhanesi son şeyhi Ahmed Remzi Dede (Akyürek) ile yine son devrin tanınmış musikişinaslarından olan Rauf Yektâ Bey’den uzun yıllar musiki ve nota dersleri aldı. Sanâyi-i Nefise Mektebine başladıysa da buradan ayrılarak Adliye Meslek Mektebine geçti. Buradan mezun olunca Üsküdar Asliye Ceza Mahkemesine zabıt kâtibi oldu. Daha sonra Osmanlı Bankasında çalıştı. Eylül 1937’de Ankara’da Devlet Demir Yolları Yol İdaresinde memur olarak bulundu. Beş ay sonra istifa etti. Yeniden memuriyete Devlet Deniz Yolları İdaresinde başladı. Uzun süre İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Kitaplığında kütüphane memurluğu yaptı. 1946 yılı seçimlerinde bağımsız İstanbul milletvekilliği için aday oldu; kazanamadı. İki kez evlendi. İlk eşi Rosi isimli bir Yahudi bir hanımdı. İkinci eşi Nermin Çelebi’dir. Âsaf Halet Çelebi, enfarktüsten, Guraba Hastanesinde vefat etti. Kabri, Beylerbeyi- Küplüce’deki aile mezarlığındadır.

On sekiz yaşlarına kadar aruz vezniyle klasik divan şiiri tarzında rubaî ve gazeller yazdı. Edebiyat anlayışında bir yenilik yapılması gerektiği düşüncesi onu kapalı ve garip ifadeler kullandığı şiirler yazmaya sevk etti. 1939 yılından sonra Ses ve Uyanış dergilerinde yayımladığı bu tarz şiirleriyle edebiyat çevrelerinde dikkat çekti. Bu dergilerden başka Şadırvan, Hamle, Sokak, Servet-i Fünûn dergilerinde yayımlanan serbest biçimdeki şiirleriyle dikkat çekti. Şiir matinelerinde okuduğu şiirleriyle bir hayran kitlesi kazandı.

Yetiştiği ailenin sahip olduğu Mevlevî kültürü, şiirlerindeki tema ve motiflerde görülmektedir. Şiirlerinin birçoğunda çağdaşı şairlerden farklı olarak yaşadığı devrin aktüel sayılabilecek konuları üzerinde durmak yerine, daha çok maziye dönük mistik bir yaklaşım vardır. Şiirlerinde bütün kültürlerden ve sanat anlayışlarından yararlandı. Divan ve halk edebiyatları, Doğu ve Batı şiirleri, masallar, folklor ve Hint mistisizmi, eski Mısır ve Asur kültürleri, İslam tasavvufu şiirlerinde bir araya geldi. Budizme duyduğu hayranlığı saklamayan Çelebi, Buda’yı ve öğretisini incelediği kitabında Buda’nın adeta kendi kitabında tecelli ettiğini söyler. Melamî olan Hâlet Çelebi, Mevlana ve Mesnevi’siyle ilgili yazılarında Mevlevîlik ve Melâmilik arasındaki ince farkları da anlattı. 1942’de yayımlanan He adındaki ilk şiir kitabında bir araya getirdiği şiirleri arasında özellikle “Cüneyd”, “He”, İbrahim”, “Sema-ı Mevlana”, “Ayna” gibi şiirlerde İslam tasavvufunun izleri vardır. Lamelif adlı şiir kitabını 1945’te, Om Mani Padme Hum adlı şiir kitabını ise 1953’te yayımladı. Şiirlerini, Ses, Hamle (1940), Gün (1941), Yeditepe (1950), İstanbul (1954-1956) ve Türk Sanatı gibi dergilerde yayımlayan Âsaf Halet, şiirlerindeki mistik eğilimleri anlattığı “Benim Gözümle Şiir Davası” adlı makale dizisinde poetikasını dile getirdi. Diğer makalelerini, Ağaç, Büyük Doğu, İstanbul, Türk Yurdu gibi dergilerde yayımladı.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

07 Eki 2020

TÜRKİYE’NİN BAŞLANGIÇTA YAPAMADIKLARI 27 yıl öncesine dönersekErmeniler’in Hocalı Soykırımı’na yönelmesi Rusya Federasyonu’nun kışkırtması ve İran’ın desteğiyle gerçekleşmişti.

Hüdai KUŞ

24 Eyl 2020

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 68,10 M - Bugün : 12286