« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

FÂRİSÎ, Muhammed b. Ebû Bekir

Sami Şelhub, 06 Tem 2020

SONRAKİ HABER

Fâruk Kadri Timurtaş 26.02.1925 – 04.07.1982

, 29 Haz 2020

29 Haz

2020

Vefatının 25. Yılında Faruk Kadri Timurtaş

MEHLİKA KARAGÖZOĞLU 01 Ocak 1970

Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş… Türk Dili’ne adanmış ve hiç boş geçmemiş elli yedi yıllık kısa bir ömür… Tarihî Türkiye Türkçesi için unutulmayacak çalışmalar hazırlamış önemli bir isim… Nesillere Osmanlıca öğreten mütevazı insan… “Büyük istikballer büyük geçmişlere dayanır.” diyen ve “Ne hârâbiyim ne harabatîyim / Kökü mâzide olan âtiyim.” mısralarını hatırlatan gür seslerden biri… Üniversite birinci sınıfta tanıştım kendisiyle. Osmanlı Türkçesi’nin bilmediğim seslerini onun özenle seçtiği örneklerden öğrendim. Ben henüz doğmamışken vefat etmiş olsa da benim hocamdı. O, hocamın da hocasıydı. Sadece Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerine değil, çeşitli üniversitelerde Tarih, Sanat Tarihi, İlahiyat, Arşivcilik, Kütüphanecilik gibi birçok bölüm öğrencisine de temel bir kaynak olan profesörlük tezi, O’nu nesillere bir rehber yaptı. Bugün, üniversitelerimizde Osmanlıca dersi veren bütün hocalarımız, öğrenciliklerinde O’nun kitabından faydalandılar, pek çoğu O’nun dersinde bulundular. Bugün yazılmış olan bütün Osmanlıca gramer kitapları Faruk Kadri Timurtaş’ın kitabı göz önünde bulundurularak yazıldı. Ve bu alanda ne kadar eser verilirse verilsin, onun “Osmanlı Türkçesi’ne Giriş”, “Osmanlı Türkçesi Metinleri” ve “Osmanlıca Grameri” kitapları her zaman önem ve değerini koruyacak. Farsça, Arapça ve günümüz Türkçesi’nin gramerlerini göz önünde bulundurarak hazırladığı önemli eseriyle O, her zaman nesillerin hocası olarak kalacak.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kurul Odası’nda gerçekleştirilen Faruk Kadri Timurtaş’ı Anma Toplantısı, iki oturumdan oluşuyordu. Günün ilk konuşmacısı Prof. Dr. Mustafa Özkan, “Hayatı ve Eserleri Işığında Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş” adlı konuşmasını, Faruk Hoca’yı çok yakından tanımış ve ölümüne dek yanından ayrılmamış bir öğrencisi olarak anılarla bezemişti. Slâyt gösterisi halinde akan fotoğrafları anlatarak konuşmasını sürdüren Mustafa Özkan, Faruk Kadri Timurtaş’ın hayatı ve eserlerini her yönüyle anlattı. Timurtaş’ın Mehmet Âkif Ersoy’a özel bir önem verdiğini belirten Özkan, hocanın hakkında en çok konuşma yaptığı kişinin de kif olduğunu söyledi. Çok sayıda doktora öğrencisi bulunan Faruk Kadri Timurtaş danışmanlığında tez hazırlayan öğrencilerin listesini de veren Mustafa Özkan, bir fotoğrafta masasında çalışırken gördüğümüz Faruk Hoca’nın odasının şu anda kendisinin kullandığı oda olduğunu ve bu odanın düzenini değiştirmemeye çalıştığını, eski halini mümkün olduğunca koruduğunu anlattı.

Prof. Dr. Kemal Yavuz, “Bir Hoca Olarak Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş” adlı konuşmasında kendisine büyük emeği geçen hocası Faruk Kadri Timurtaş’ın bütün öğrencileri için nasıl özveriyle çalışan bir hoca olduğunu anlattı. Kendisinin 1967’de İ. Ü. Edebiyat Fakültesi’ne gece bölümü öğrencisi olarak kayıt olduğunu, o yıllarda henüz yeni açılmış olan bu bölümün ne olacağı, nasıl işleyeceği belli olmadığı halde, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş ve diğer bölüm hocalarının hiçbir karşılık beklemeksin kendilerini yetiştirdiklerini ve gündüzlü öğrencilerden ayırmadıklarını kaydetti. Kemal Yavuz, kendisiyle birebir ilgilenen Prof. Dr. Timurtaş’ın kitaplarını daktilo ettiği ilk öğrencilik yıllarında, öğrencilerinin fikirlerine çok değer veren hocasının, eserlerine koyacağı metinlerin seçiminde onun fikrine başvurduğunu ve zevkleri uyumlu olduğu için hocasının kendisine güvendiğini anlattı. Bir sonraki konuşmacı Doç. Dr. Mehdi Ergüzel, “Yaşayan Türkçemiz ve Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş” adını verdiği konuşmasında, Prof. Dr. Timurtaş’ın dilimiz konusundaki hassasiyetine ve uydurma sözcüklere karşı tutumuna değindi. Prof. Dr. Mustafa Demirel, Yard. Doç. Dr. Ata Çatıkkaş, Dr. Yaşar Akdoğan, Dr. Şahmeran Baltacıoğlu, Müslüm Ülgen’in konuşmaları “Talebelerinin Gözüyle Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş” başlığı altında toplanmıştı. Faruk Kadri Timurtaş, bilim adamı kimliğinin yanında entelektüel kimliğiyle dikkat çekerken, alçakgönüllü bir hoca olmasıyla da hatırlandı. Öğrencilerine çok değer veren ve onlardan “çocuklarım” diye bahseden Timurtaş’ın öğrencileri, hocalarını rahmetle andılar. Ayrıca, Şahmeran Baltacıoğlu’nun bölüm hocalarını anlattığı güne özel yazılmış lirik şiiri, herkesi gülümsetmesi ve büyük alkış toplaması ile dikkat çekiciydi.

Öğleden sonraki (ikinci) oturumun ilk konuşmacısı TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın “Dilde Yenileşme Hareketleri ve Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş” başlıklı bir konuşma yaptı. Şükrü Haluk Akalın, Türkiye Cumhuriyeti’ndeki bütün dil hareketlerini kısaca özetlediği sunumunda Prof. Dr. Timurtaş’ın Türk dilinin yenileşme hareketleri içinde aldığı mühim rolü anlattı.

Prof. Dr. Kâzım Yetiş, “Edebiyat Meseleleri İçinde Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş” adlı konuşmasında Faruk Kadri Hoca’nın edebiyat problemlerine bakış açısındaki derinliği anlatırken; “Bir Deneme Yazarı Olarak Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş” adlı konuşmasıyla Prof. Dr. Abdullah Uçman, “…Hoca, aynı zamanda kendi köşesinde, fazla gürültü çıkarmadan, belli bir dünya görüşü çevresinde, 70’li yıllardan itibaren Tercüman ve Son Havadis gazeteleri başta olmak üzere, hemen her hafta, aksatmadan dil, kültür, sanat ve edebiyatla ilgili deneme mahiyetinde birçok yazı kaleme almış bir usta kalemdir.” sözlerinden sonra, Prof. Dr. Timurtaş’ı değerli bir deneme yazarı olarak ele aldı.

Prof. Dr. Muhammet Yelten, “Bir Bilim Adamı Olarak Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş” adını verdiği konuşmasında, hocanın bilimsel ölçütler ve modern yöntemlerle çalışan, yeniliğe açık, ileri görüşlü bir bilim insanı olduğunu anlattı. “Bir Şair Olarak Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş” başlıklı konuşmasıyla söz alan Prof. Dr. Mehmet Fatih Andı ise bulunduğu dönemin önemli edebiyat dergilerinde yazı ve şiirleri yayınlanan Faruk Kadri Timurtaş’ın hafife alınmayacak bir şair olduğunun altını çizdi ve hocanın eserlerinden örnekler okuyarak O’nun yazma serüveninde hangi şairlerden etkilenmiş olduğu üzerine çıkarımlarda bulundu. (sanatalemi.net)

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

07 Tem 2020

Ekmek, su, aş bulmak gecikebilir. Temele taş bulmak gecikebilir. Devlete baş bulmak gecikebilir. Adalet gecikmez tez verilmeli. Niyazi Yıldırım GENÇOSMANOĞLU Meraklısı için yazıyorum! Biz 1970’li yıllarda bütün kutsallarımızı yüklediğimiz ve -sıradan bir siyasi parti olarak değil- bir ‘iman hareketi’ olarak gördüğümüz MHP’nin dünkü ideallerine hâlen bağlıyız.

M. Metin KAPLAN

24 Haz 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 65,05 M - Bugün : 20494