« Ana Sayfa »      « Bize Yazın »      « İlkelerimiz »

BAŞBUĞ TÜRKEŞ

ELMALILI HAMDİ YAZIR MEÂLİ

İrfan YÜCEL

Alparslan TÜRKEŞ

Alparslan TÜRKEŞ

Seyid Ahmed ARVASÎ

Ayhan TUĞCUGİL

M. Metin KAPLAN

Namık Kemal ZEYBEK

Prof. Dr. İBRAHİM TELLİOĞLU

ÖNCEKİ HABER

Kabakçı Mustafa İsyanı 25.05.1807

, 26 May 2020

SONRAKİ HABER

Hamid Aytaç 1891 – 18.05.1982

, 18 May 2020

18 May

2020

Erzurumlu İbrahim Hakkı 18.05.1703 - 22.06.1780

01 Ocak 1970

1703 senesinde Erzurum'da Osman Efendi isimli bir şeyhin oğlu olarak dünyaya geldi. Babası saygın bir mutasavvıf idi ve İbrahim Hakkı'yı iyi bir şekilde yetiştirdi. Dokuz yaşındayken babasıyla Siirt'e gitti ve Tillo Köyü'ndeki Kadiri Seyhi Ismail Fakirullah'a bağlandı. 1735 senesinde Erzurum'a geri döndü. Üç kez hacca gitti. Arabistan ve Mısır'ı dolaştı.

1752 senesinde İstanbul'da Sultan I.Mahmud Han'ın özel izniyle saray kitaplığıdan faydalandı. Şiirlerini İlahiname ismi altında topladı. Ünlü eseri Marifetname'de çağının jeolojiden astronomiye, fizyolojiden psikolojiye kadar birçok alandaki bilgilerini bir araya getirmeye çalıştı. 1780 senesinde hayatını kaybetti.

İbrahim Hakkı yetmişten fazla eser yazdı. Eserleri arasında en meşhuru olan Marifetname, yaşadığı dönemin önemli bilgilerini kapsayan ansiklopedik özellikte bir eserdi.

Erzurumlu İbrahim Hakkı Marifetname isimli eseriyle insanlara önce çevrelerindeki eşyayı, daha sonra kendilerini ve en sonunda da Tanrı'yı bildirmeyi amaçlıyordu.

Kitabın içindeki Kıyafetname isimli bölüm bir çeşit görgü bilimidir. Erzurumlu İbrahim Hakkı tasavvufu öğrenmişti. O, derin düşüncesiyle cisimlerin birleşmesini, hayatın doğuşunu, cinslerin gelişmesini yepyeni bir görüşle ortaya koymuştu.

Erzurumlu İbrahim Hakkı'ya göre, bütün varlık küre şeklindedir: "Alemin her ne tarafına nazar olunsa şekli muhaddep görünür." "Arzda ve semada müşahede olunan bütün şekiller yuvarlaktır". Einstein bu görüşü ondan çok daha sonra matematiksel yollardan göstermiştir.

HARBİDEN
Efendi BARUTCU

26 May 2020

ŞEHÂDETE YÜRÜYÜŞÜNÜN 40. YIL DÖNÜMÜNDE SONSUZ RAHMETLE Yıl 1980. Mayıs ayının son günleri. Eskişehir cezaevi ülkücüler koğuşundayız. Toplam 26 yatağın bulunduğu koğuşta 70’ten fazla tutuklu kalmaktayız.

M. Metin KAPLAN

12 May 2020

Yusuf Yılmaz ARAÇ

16 Eki 2019

Nurullah KAPLAN

02 Tem 2019

Ziyaretçi -> Toplam : 63,60 M - Bugün : 1747